• Haberler
  • Elazığ
  • Mahremiyetin ve misafirperverliğin taşla yazılmış romanı: Harput evleri

Mahremiyetin ve misafirperverliğin taşla yazılmış romanı: Harput evleri

Harput dosyamızın bu durağında, notaların yankılandığı, yemeklerin piştiği ve kervanların gölgesinde huzur bulduğu o taş duvarların içine, yani Harput Evleri'ne giriyoruz. Bu evler sadece barınmak için değil mahremiyeti korumak, misafiri baş tacı etmek ve Harput'un sert rüzgarına meydan okumak için inşa edilmiş birer mimari deha ürünüdür. İşte 'taşın dile geldiği' o karakteristik yapılar. Detayı haberimizde!

Harput’un dik yokuşlarına birer kartal yuvası gibi tüneyen o meşhur evler, dışarıdan bakıldığında sağır ve dilsiz birer kale gibi durur. Ancak o ağır ahşap kapıların ardına geçtiğinizde, sizi geniş avluların ferahlığı, fıskiyeli havuzların serinliği ve "gelene" açılan kocaman bir yürek karşılar.

Harput mimarisi, bir kentin karakterinin taşa nasıl işlendiğinin en somut örneğidir. Burada evler birbirinin manzarasını kesmez; her pencere, sanki bir ressamın elinden çıkmışçasına uçsuz bucaksız ovaya açılır. Bu yerleşim düzeni, sadece bir gelenek değil, yüzyılların biriktirdiği bir şehircilik dehasıdır.

Harput evleri: Mahremiyetin ve misafirperverliğin taşla yazılmış romanı

Bilimin Işığında "Harput Tipi" Evler

Harput konut mimarisinin özgünlüğü, bugün Fırat Üniversitesi’ndeki bilimsel çalışmalarla tüm dünyaya kanıtlanmış durumda. Prof. Dr. Enver Çakar’ın "Harput Şer’iyye Sicilleri" üzerine yaptığı titiz incelemeler, bu evlerin sadece barınma alanı değil, aynı zamanda mülkiyet ve sosyal hiyerarşinin nasıl şekillendiğini belgelerle ortaya koyuyor. Çakar’ın çalışmalarına göre; evlerin plan şeması, Osmanlı ailesinin mahremiyet anlayışı ile Harput’un zorlu iklim koşullarının bir sentezidir.

Öte yandan, sanat tarihçisi Doç. Dr. Korkmaz Şen’in Harput mimari mirası üzerine hazırladığı envanter çalışmaları, binalardaki "taş-ahşap" dengesinin mühendislik sırlarını deşifre ediyor. Bu akademik verilere göre; evlerin zemin katlarında kullanılan yerel "Harput taşı", kışın dondurucu ayazda ısıyı hapsederken, yazın en sıcak günlerinde iç mekânı bir mağara serinliğinde tutuyor.

Harput evleri: Mahremiyetin ve misafirperverliğin taşla yazılmış romanı

"Kapı Tokmağındaki Sesin Sahibi"

Harput’un dar sokaklarında restore edilmiş bir konağın önünde duran 82 yaşındaki Şefik Amca, kapıdaki iki farklı tokmağı gösterirken aslında bir "iletişim mimarisini" anlatıyor:

"Bak evladım, bu kalın ses çıkaran tokmak erkek misafir içindir, ev sahibi ona göre kapıyı açar. Bu ince sesli olan ise hanımlar içindir. Bizim evlerimiz dilsizdir ama çok şey anlatır. Pencere önündeki çiçek bile sokaktaki yolcuya 'içeride hasta var, sessiz geç' derdi. Bizim taşımız serttir ama ruhumuz inceydi."

Akustik Deha ve Kürsübaşı Odaları

Evlerin iç mimarisindeki en çarpıcı detay olan "kırlangıç tavan" yapıları, Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde yapılan teknik analizlere konu olmuştur. Araştırmacılar, bu tavan tipinin sadece estetik bir tercih olmadığını, özellikle Kürsübaşı gibi musiki meclislerinde sesin yankılanmadan, en saf haliyle her köşeye iletilmesini sağlayan "doğal bir amfi" görevi gördüğünü belirtiyorlar.

Arkeolojik kazılarda evlerin temellerinin doğrudan ana kayaya oyulduğunun saptanması ise Harput’un deprem gerçeğiyle nasıl yüzyıllar önce yüzleştiğini gösteriyor. Bu evler, temeli taşa, ruhu ise insana dayanan birer dayanıklılık abidesidir.

Harput evleri: Mahremiyetin ve misafirperverliğin taşla yazılmış romanı

Sizi Bekleyen Bir Zaman Yolculuğu

Bugün Harput’a gittiğinizde, restore edilen Sarahatun Meydanı çevresindeki konaklarda bu mimariyi yakından görebilirsiniz. O evlerin yüksek tavanlı odalarında oturup ahşap kokusunu içinize çektiğinizde, modern binaların neden "soğuk" olduğunu daha iyi anlarsınız.

Harput evlerini gezmek, sadece bir mimari tur değildir; bir zamanlar insanların birbirine, doğaya ve sokağa nasıl saygı duyduğunu hatırlatan bir zaman yolculuğudur. Taş duvarlara dokunduğunuzda, size yüzyıllardır orada konaklayan tacirlerin, söylenen hoyratların ve fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu anlatacaklardır.

 

Bakmadan Geçme

Elazığ Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 23 006 23
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!