• Haberler
  • Elazığ
  • Kovancılar kelimesi nereden geliyor? İşte Kovancılar'ın isminin kaynağı!

Kovancılar kelimesi nereden geliyor? İşte Kovancılar'ın isminin kaynağı!

Neden 'Kovancılar'? Bu soruya halk arasında verilen basit yanıtların ötesinde devletin 1934 tarihli iskan kayıtları ve Doç. Dr. Enver Demirpolat gibi isimlerin akademik tespitleri bambaşka bir gerçeği işaret ediyor. Deliorman'dan taşınan bir isim mirasının, Bedri Yücel gibi duayen yazarların kaleminde nasıl hayat bulduğunu ve bir ovanın nasıl 'Kovancılar' olduğunu Elazığ haber sitesi olarak mercek altına aldık. Detaylar haberimizde!

Elazığ’dan doğuya doğru uzanan o geniş ovanın ortasında, bugün ticaretin kalbinin attığı Kovancılar’ın önünde durup hiç düşündüğünüz mü: Sahi, neden "Kovancılar"? Çoğu hemşehrimiz bu ismi doğrudan arıcılıkla bağdaştırsa da, tarih sayfaları ve şehrimizin usta kalemleri bize çok daha derin, hüzünlü ve gururlu bir göç hikâyesi anlatıyor.

1934: Boş Bir Ovada Yükselen Muhacir Çığlığı

Kovancılar, aslında "kurulmuş" bir ilçe. Hikâye, 1934 yılında Romanya’nın Deliorman bölgesinden anavatana dönen 300 hanelik muhacir grubunun bu ovaya iskan edilmesiyle başlıyor. Ancak bu bir rastlantı değil; devletin o dönemki "örnek köy" projelerinden biri.

Prof. Dr. Mesut Aydın, Türkiye’ye yapılan göçler üzerine hazırladığı akademik çalışmalarında, Kovancılar’ın planlı bir yerleşim olarak nasıl doğduğunu belgeleriyle ortaya koyuyor. Aydın’a göre bu isim, sadece bir meslek dalını değil, Balkanlar’dan taşınan bir yerleşim hafızasını temsil ediyor.

Arşiv ve Köşe Yazarlarının Dilinden “Kovancılar”

Peki, neden bu ismi seçtiler? İşte burada Elazığ’ın hafızası olan usta yazarlar devreye giriyor.

İshak Sunguroğlu’nun "Harput Yollarında" eserinde belirttiği üzere; bu yerleşim, ovanın modernleşme adımlarından biridir. Sunguroğlu, yerleşenlerin Balkanlar’daki zanaat geçmişine ve geldikleri bölgedeki yer isimlerine atıfta bulunur.

Bedri Yücel, şehrin en eski yayın organı olan Turan Gazetesi’ndeki köşe yazılarında, Kovancılar isminin bir "vefa" olduğunu savunur. Yücel'e göre muhacirler, Deliorman’da bıraktıkları köylerinin hatırasını, ismini ve ruhunu bu ovaya dikmişlerdir.

Araştırmacı Şeref Tan ise, ismin kökenini bizzat kurucu sülalelere dayandırır. Tan’ın notlarına göre; göç eden kafile içerisinde "Kovancılar" sülalesinin baskın olması veya geldikleri bölgede bu isimle anılan bir mevkii bulunması, ismin bu topraklara mühürlenmesini sağlamıştır.

"Toponym Transfer" (Yer Adı Göçü)

Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Enver Demirpolat gibi isimlerin yerel kimlik üzerine yaptığı makalelerde, bu durum "yer adı transferi" olarak adlandırılıyor. Yani insanlar sadece eşyalarını değil, vatan gördükleri yerin adını da yanlarında taşıyorlar. 1934 tarihli Dahiliye Vekaleti İskan Kayıtları, bu ismin tesadüf değil, bilinçli bir tescil olduğunu doğruluyor.

"Bir Kovandaki Arılar Gibi..."

Haberimizin en samimi kısmı ise ilçenin yaşlılarından dinlediğimiz o sözlü tarih. Eskiler; "Biz buraya geldiğimizde sahipsizdik, bir kovanın içindeki arılar gibi birbirimize tutunduk. Elazığlı hemşehrilerimiz bizim bu birliğimizi görünce adımızı 'Kovancılar' koydu" diye anlatır. Bu anlatı, akademik verilerin üzerine lirik bir cila gibi parlıyor.

Bir Vefa ve Aidiyet Hikâyesi

Kısacası Kovancılar; ne sadece bir arı kovanı meselesi ne de rastgele bir kelime. O, Deliorman’dan Elazığ ovasına taşınan bir kültürün, Bedri Yücel’den İshak Sunguroğlu’na kadar uzanan bir kalem birliğinin ve 1934 iskanının yaşayan kanıtıdır.

Siz de bu haberin altına, ailenizden duyduğunuz o eski göç hikâyelerini eklemek istemez misiniz? Belki de gerçek hikâye, sizin evinizdeki o tozlu sandıklarda gizlidir.

Bakmadan Geçme

Elazığ Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 23 006 23
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!