Harput'un şifa kapısı: Dabakhane

Harput'un su medeniyetinden bahsedip de ruhu ve bedeni yıkayan o en meşhur duraktan, Dabakhane'den bahsetmemek büyük bir eksiklik olurdu. Harput'un kuzey yamaçlarında, kayaların derinliklerinden gelen o kükürt kokulu şifa, kentin sadece içme suyuyla değil, 'şifa kültürüyle' de ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. Detaylar haberimizde!

Harput Kalesi’nin hemen kuzeyinde, derin bir vadinin bağrında saklanan Dabakhane, asırlardır Elazığlıların hem bedensel hem de ruhsal şifa aradığı gizemli bir durak. Yazın serin, kışın ılık akan ve kendine has kokusuyla bilinen bu su, Harput’un "maddi temizlikten manevi arınmaya" uzanan köprüsüdür.

Harput’ta "Dabakhane’ye gitmek" sadece yıkanmak demek değildir; bir geleneği yaşatmak, doğanın sunduğu o kükürtlü şifayla yenilenmektir. Adını eskiden derilerin işlendiği (tabaklandığı) bölgeden alan bu yer, zamanla dericilerden çok dertlilerin ve şifa arayanların uğrak noktası haline gelmiştir.

Akademik Tescil: Bir Jeotermal Miras

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Fen Fakültesi bölümlerinin Dabakhane suyu üzerine yaptığı analizler, bu suyun neden "şifalı" kabul edildiğini bilimsel verilerle destekliyor. Yapılan çalışmalara göre su; magnezyum, kalsiyum ve sodyum bikarbonat açısından oldukça zengin. Akademik raporlar, suyun özellikle romatizmal hastalıklar, cilt rahatsızlıkları ve sindirim sistemi problemleri üzerindeki rahatlatıcı etkisini bilimsel olarak not düşüyor.

Prof. Dr. Enver Çakar’ın sosyal tarih araştırmalarında ise Dabakhane’nin sadece bir kaplıca değil, aynı zamanda bir sosyal etkileşim merkezi olduğu görülüyor. Osmanlı döneminde seyyahların notlarına giren bu sular, Harput’un temizlik kültürünün ne kadar ileri bir seviyede olduğunu kanıtlıyor.

"Suyu İçen Dertten, Yıkanan Kederden Kurtulur"

Dabakhane’nin girişindeki taş basamaklarda oturan 78 yaşındaki Kazım Amca, elindeki tasla suyu işaret ederek anlatıyor:

"Evladım, buranın suyu her suya benzemez. Tadı biraz serttir, kokusu kükürttür ama içini dışını tertemiz eder. Eskiden biz buraya 'dert dökme yeri' derdik. İnsanlar gelir, o taş olukların altında yıkanır, suyun bereketiyle evine hafiflemiş dönerdi. Şimdi her yerde hamam var ama Dabakhane’nin o kayadan sızan suyunun tadı başkadır. Harput’un ciğerinden gelir bu su, can verir adama."

Mistik Atmosfer ve "Güzellik Suyu"

Yerel halk arasındaki yaygın bir inanışa göre, Dabakhane suyuyla yıkanmak cilde parlaklık verir ve insanı gençleştirir. Bu yüzden burası tarih boyunca "güzellik suyu" olarak da anılmıştır. Arkeolojik kazılarda Dabakhane çevresinde bulunan eski havuz kalıntıları ve su kanalları, bu bölgenin Roma döneminden beri bir "sağlık merkezi" (asclepion tarzı) olarak kullanılmış olabileceğine dair güçlü ipuçları sunuyor.

Doğanın Kalbinde Bir Nefes Molası

Bugün restore edilen modern tesisleriyle hizmet veren Dabakhane, Harput’un dik yokuşlarından aşağıya, vadinin sessizliğine doğru yapılan huzurlu bir yolculuktur. Su sesinin kuş seslerine karıştığı bu havzada, modern dünyanın stresinden uzaklaşmak isteyenler için Dabakhane hala en güvenilir sığınaktır.

Harput turunuzu bitirmeden önce bu vadiye inip, o şifalı suyla elinizi yüzünüzü yıkamak; binlerce yıllık bir arınma ritüeline ortak olmak demektir. Dabakhane, taşın içinden süzülen bir mucize olarak sizi bekliyor.

Bakmadan Geçme

Elazığ Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 23 006 23
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!