• Haberler
  • Elazığ
  • Harput'un mor salkımlı hazinesi: Öküzgözü ve 'Bağ Bozumu' şenliği

Harput'un mor salkımlı hazinesi: Öküzgözü ve 'Bağ Bozumu' şenliği

Harput'un çekiç seslerinin yankılandığı çarşısından çıkıp, yüzümüzü kentin güneyine, güneşin her sabah ilk selamını verdiği o uçsuz bucaksız bağlara çeviriyoruz. Harput dosyamızın bu durağında, sadece Elazığ'ın değil, dünyanın en kıymetli üzüm cinslerinden birine ev sahipliği yapan Harput Bağları ve Öküzgözü üzümünün asırlık serüvenine konuk oluyoruz. Detaylar haberimizde!

Harput’un kireçli toprağı ile karasal ikliminin sert rüzgârı birleşince, ortaya dünya literatürüne giren bir mucize çıkar: Öküzgözü. İsmini iri, parlak ve koyu renkli tanelerinden alan bu üzüm; Harput için sadece bir tarım ürünü değil, binlerce yıllık bir yaşam kültürü, bir neşe kaynağı ve kış hazırlıklarının en tatlı telaşıdır.

Harput’ta bağcılık, kentin tarihi kadar eskidir. Urartu kaya yazıtlarında dahi adı geçen bu bereketli topraklar, asırlar boyunca Mezopotamya’ya ve İstanbul saraylarına en kaliteli üzümleri ve şıraları göndermiştir. Bugün "Bağ Bozumu" dendiğinde Elazığ’da hayat durur; aileler bağlara akar, kazanlar kurulur ve Harput’un her köşesini taze üzüm kokusu sarar.

Bilimin Tescillediği Terroir: Neden Harput Üzümü?

Fırat Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Elazığ Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nün ortak çalışmaları, Harput ve çevresindeki bağların neden bu kadar özel olduğunu bilimsel verilerle açıklıyor. Akademik araştırmalara göre, bölgenin 1000 metrenin üzerindeki rakımı, gece-gündüz arasındaki yüksek sıcaklık farkı ve toprak yapısındaki yüksek kireç oranı, Öküzgözü üzümünün asiditesini ve aroma profilini eşsiz kılıyor.

Prof. Dr. Enver Çakar’ın 16. yüzyıl tahrir defterleri üzerine yaptığı çalışmalar, Harput Sancağı’nın o dönemde Osmanlı coğrafyasındaki en yüksek bağ üretimine sahip bölgelerden biri olduğunu kanıtlıyor. O yıllarda bağ vergilerinin yüksekliği, üretimin ne kadar devasa bir boyutta olduğunun en somut tarihi belgesidir.

"Asmanın Altında Bir Ömür: Bağ Bozumu Ritüeli"

Kendi yetiştirdiği bağında 60. yılını kutlayan "Bağcı Kazım Dayı", elindeki budama makasını kenara koyup iri salkımları göstererek şunları söylüyor:

"Üzüm nazlıdır ama vefalıdır. Harput’un kışı bitti mi biz bağa gireriz; her asmaya evladımız gibi bakarız. Bağ bozumu geldi mi bayram olur buralarda. Gençler üzümleri toplar, kadınlar şıra yapar. Bizim meşhur 'Orcik'imiz (cevizli sucuk) bu Öküzgözü’nün şırasından olur. Marketten aldığın şekere benzemez bu, toprağın özüdür. Üzümümüz ne kadar karaysa, tadı o kadar ak ve berraktır."

Gastronomi Mirası: Orcik, Pestil ve Köfter

Harput mutfağı üzerine hazırlanan antropolojik dosyalarda, bağ ürünlerinin kışlık hazırlıklardaki yeri geniş yer tutar. Fırat Üniversitesi’ndeki gıda mühendisliği laboratuvarlarında analiz edilen geleneksel Harput Orciği, hiçbir yapay katkı maddesi içermeyen doğal enerji deposu olarak tescillenmiştir. Üzüm şırasının (bulamaç) unla kaynatılıp ipe dizili cevizlerle buluşma anı, Harput mutfağının en estetik ve zahmetli ritüellerinden biridir.

Doğa Turizminin Yeni Rotası

Bugün Harput bağları, sadece üretim alanı değil, aynı zamanda "Agroturizm" (tarım turizmi) meraklıları için de yeni bir çekim merkezi. Sonbaharda bağ bozumu etkinliklerine katılmak, taze üzüm suyunun tadına bakmak ve o asırlık asmaların gölgesinde dinlenmek için Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçiler Elazığ’a geliyor.

Harput’un bağlarında gezerken duyacağınız tek şey kuş sesleri ve rüzgârın yapraklar arasındaki fısıltısıdır. O fısıltı size, binlerce yıl önce burada üzüm ezen Urartuluların, kervanlarına kuru üzüm yükleyen tüccarların ve kışın orcik yiyerek ısınan eski Harputluların hikâyesini anlatır.

Bakmadan Geçme

Elazığ Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 23 006 23
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!