Burası Fırat'ın dar boğazı! İşte adına türkü yakılan o çetin nokta
Fırat Nehri, binlerce kilometrelik yolculuğunda pek çok ovayı sular, pek çok barajı doldurur. Ancak Elazığ ile Malatya'yı birbirinden ayıran o meşhur Kömürhan bölgesine geldiğinde, nehir adeta kişiliğini değiştirir. Geniş yatağından sıyrılıp, devasa kaya bloklarının arasına sıkışan Fırat'ın, Elazığ coğrafyasındaki en hızlı, en derin ve en 'çetin' sınavını yerinde inceledik.
Gecenin sessizliğinde, Elazığ’ın o sert ve vakur coğrafyasının en uç sınırına; Fırat’ın dizginlenemez bir öfkeyle kayaları dövdüğü o derin yarıklara doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Burası ne bir piknik alanı ne de bir seyir terası; burası Fırat’ın Elazığ’a "merhaba" deyip, geçerken de imzasını en derin şekilde attığı yer.
Eskilerin "geçit vermez" dediği, adına türküler yakılan Kömürhan mevkii, Fırat’ın Elazığ topraklarındaki en dar boğazıdır. Burada su, kilometrelerce genişlikteki bir yataktan gelip, sadece birkaç yüz metrelik sarp kanyonların arasına hapsolur. Bu sıkışma, nehrin akış hızını öyle bir noktaya taşır ki, yüzeyden bakıldığında bile suyun altındaki devasa gücü ve yarattığı tehlikeli anaforları görebilirsiniz.
Mühendisliğin doğayla inatlaşması: Karakaya’nın başlangıcı
Bu bölgeyi teknik açıdan çetin kılan asıl unsur, nehrin taban yapısı ve debisindeki ani değişimlerdir. Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Jeoloji Mühendisliği bölümlerinin bölge üzerindeki saha raporları, Kömürhan Boğazı’nın altındaki kayaç yapısının Türkiye’deki en dirençli tabakalardan biri olduğunu gösteriyor. Karakaya Barajı’nın gövdesinin hemen bu hattın çıkışına kurulmuş olması bir tesadüf değil; Fırat’ın en daraldığı ve basıncın en yüksek olduğu bu nokta, mühendislik için hem bir zorluk hem de bir enerji fırsatıdır.
Köprülerin dili olsa da konuşsa
Ulaşım tarihine baktığımızda, bu çetin noktanın insanları yüzyıllarca nasıl zorladığını görürüz. Eski köprünün ayakları, Fırat’ın hırçın sularına direnirken, bugün üzerinden geçtiğimiz modern Kömürhan Köprüsü, bu çetin coğrafyaya vurulan en son mühürdür. Köprü inşa edilirken karşılaşılan en büyük zorluk, kanyon içindeki sert hava koridoru ve suyun altındaki kontrolsüz akıntıydı.
Yerel tarih araştırmacısı ve köşe yazarı Bedrettin Keleştimur, bir yazısında bu bölgeyi şöyle betimler: "Fırat burada akar mı, yoksa dağları mı deler, anlamak zordur. Kömürhan, Elazığ’ın gurbete açılan ama bir o kadar da içe kapanan en sert kapısıdır." Gerçekten de, nehrin bu noktadaki derinliği, bazı bölgelerde ölçülmesi güç çukurlar ve mağaralar barındırır.
Saklı cennet mi, tehlikeli macera mı?
Kömürhan’ın bu dik yamaçları, son yıllarda rafting tutkunlarının ve doğa fotoğrafçılarının radarına girmiş olsa da, yerel balıkçılar uyarıyor: "Fırat burada şaka yapmaz. Suyun üstü sakin görünse de altı fırıl fırıl kaynar." Bölgedeki suyun hızı, nehir yatağındaki keskin kaya yapısıyla birleşince, burası yüzmek veya amatörce suya girmek için Elazığ sınırlarındaki en riskli bölgelerden biri haline geliyor.
Bakmadan Geçme

