- Haberler
- Elazığ
- İşte Harput'un altındaki şehir: Hüsenik'e uzanan gizli geçitler efsane mi, gerçek mi?
İşte Harput'un altındaki şehir: Hüsenik'e uzanan gizli geçitler efsane mi, gerçek mi?
Harput'un taş sokaklarında yürürken, aslında devasa bir labirentin çatısında gezindiğinizi biliyor muydunuz? Yüzyıllardır anlatılan 'Hüsenik tünelleri' efsanesinden, Kudüs Kralı'nın feryatlarının yankılandığı kaya zindanlarına kadar Harput'un altı, üstünden çok daha büyük sırlar saklıyor. Tarihin karanlık dehlizlerine fener tutuyoruz işte Harput'un yeraltı dünyası...
Harput’un üstü kadar altı da bir dünya, ama bu dünya güneş ışığından ziyade efsanelerle ve ürperten bir sessizlikle örülü. Binlerce yıllık taş surların altında, bugün bile tam olarak nereye ulaştığı çözülemeyen bir damar sistemi gibi uzanan tüneller, dehlizler ve o meşhur kaya zindanları yatıyor. Gelin, Harput’un o karanlık ve gizemli yeraltı dehlizlerine bir fener tutalım.
Karanlığın Kalbi: Harput Kaya Zindanları
Harput Kalesi’nin içine girdiğinizde, ayaklarınızın altındaki o devasa boşluk sadece bir depo değil, tarihin en sert cezalandırma mekanlarından biridir. Urartular tarafından ana kayanın oyulmasıyla oluşturulan bu zindanlar, sadece suçluları değil, kralların korkularını da ağırlamış.
Buranın en meşhur "konuğu" hiç kuşkusuz Artuklu hükümdarı Belek Gazi’nin esir aldığı Kudüs Kralı II. Baudouin’dir. Rivayet odur ki; Kral bu karanlık dehlizlerde aylarını geçirmiş, dışarıdaki güneş ışığına hasret kalmıştır. Zindanların yapısı öyle bir mühendislikle tasarlanmış ki, yukarıdan bakıldığında derinliği kestirmek imkansızdır; ses ise aşağıda yankılanıp kaybolur. Uzmanlar, bu zindanların sadece hapis değil, kuşatma anlarında stratejik birer sığınak olarak da kullanıldığını belirtiyor.
Efsane mi Gerçek mi? "Hüsenik’e Uzanan Gizli Geçitler"
Elazığ’da yaşlıların dizinin dibine oturduğunuzda hep aynı hikayeyi duyarsınız: "Harput Kalesi'nden bir girerlermiş, Hüsenik'ten çıkarlarmış!" Bu cümle, kentin en büyük kentsel efsanesidir. Ancak arkeolojik veriler ve yerel tarih araştırmacıları, bu efsanenin bir doğruluk payı olduğunu söylüyor.
Kalenin içindeki gizli merdivenli tünellerin (potern), kuşatma sırasında dışarıdan gizlice su getirmek veya haberleşmek için yapıldığı bir gerçek. Prof. Dr. Veli Sevin ve ekibinin yaptığı çalışmalarda ortaya çıkan "gizli merdivenli yollar", kalenin ovaya hakim bir noktasına kadar ulaşıyor. Fakat bu yolların kilometrelerce uzayıp başka mahallelere ulaşıp ulaşmadığı hala bir sır. Dehlizlerin bir kısmı güvenlik gerekçesiyle kapatılmış olsa da, açılan her yeni kapı bizi Harput’un bilinmeyen bir odasına çıkarıyor.
Yeraltı Geçitlerinin Gizli Amacı: Su ve Güvenlik
Harput’un yeraltı ağının tek amacı kaçmak veya cezalandırmak değildi. Harput gibi sarp bir kayalıkta en büyük düşman susuzluktu. Bu yüzden kalenin altı adeta bir "su mühendisliği" harikasıdır.
Yeraltı geçitleri, yağmur sularını sarnıçlara ileten kanallarla entegre çalışır. Kaynaklarda, kalenin altındaki bazı dehlizlerin "buzluk" görevi gördüğü, gıdaların bu serin tünellerde aylarca bozulmadan saklandığı yazar. Yerel tarihçi İshak Sunguroğlu’nun meşhur "Harput Yollarında" eserinde anlattığına göre, bu dehlizler Harput’un damarları gibidir; şehri hayatta tutan kan (su) buralardan akar.
Bakmadan Geçme


