- Haberler
- Elazığ
- Elazığ'ın sessiz kalemleri: İşte şehrin hafızasında iz bırakan 'kayıp' edebiyatçılar
Elazığ'ın sessiz kalemleri: İşte şehrin hafızasında iz bırakan 'kayıp' edebiyatçılar
Elazığ denilince akla gelen o büyük isimlerin gölgesinde kalmış, ancak bu şehrin ruhunu kağıda dökerken ömrünü tüketmiş öyle kalemler var ki... Bugün tozlu rafların arasından sıyrılıp, Elazığ'ın kültür atlasına ismini sessizce nakşeden o değerli yazar ve şairlerimize bir gönül borcu ödemeye gidiyoruz.
Haberin Özeti
- • Elazığ, "Destan Şairi" Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu gibi ulusal isimlerin yanı sıra, yerel ve gölgede kalmış birçok değerli edebiyatçıya ev sahipliği yapmıştır.
- • Şehrin kültürüne Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu epik şiirleriyle, Fikret Memişoğlu sözlü gelenekle ve Lokman Tasalı Harput tarihiyle önemli katkılar sunmuştur.
- • Vedat Dalokay siyasetçi-yazar, Sıtkı Salih Gör bürokrat-edebiyatçı, Rahim Er ve Necmi Onur gazeteci-yazar olarak Elazığ edebiyatına farklı alanlarda katkı sağlamışlardır.
- • Dr. Ahmet Tevfik Ozan, Kamran Yüce ve Hamit Ziya Gökalp gibi isimlerin eserlerinin yaşatılması, Elazığ’ın kültürel mirasına sahip çıkma borcudur.
Elazığ, nam-ı diğer Aziz Şehir, bağrından sayısız değer çıkardı. Bazıları "Destan Şairi" unvanıyla ulusal çapta devleşti, bazıları ise Harput’un dar sokaklarında, yerel gazetelerin sararmış sayfalarında veya kendi imkanlarıyla bastırdığı incecik kitaplarda kaldı. Ancak hepsinin ortak noktası, kalemlerinin mürekkebini bu toprağın kültüründen almalarıydı.
Destanların Efendisi ve Halkın Hafızası
Elazığ edebiyatı denilince Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ismini anmamak büyük bir eksiklik olur. Türk edebiyatının epik (destansı) şiir alanındaki en güçlü seslerinden biri olan Gençosmanoğlu, Malazgirt’ten bugüne uzanan tarihimizi adeta mısralarla yeniden inşa etmiştir. Onun yanında, Harput’un sözlü geleneğini ve halk edebiyatını iğneyle kuyu kazar gibi işleyen Fikret Memişoğlu ve Harput'un o derin tarihini bizlere sevdiren Lokman Tasalı gibi isimler, şehrin kültürel tapusunu çıkaran isimlerdir.
Siyasetten Sanata, Gazeteden Şiire Geniş Bir Yelpaze
Elazığlı edebiyatçılar sadece şiirle sınırlı kalmamış; hayatın her alanında kalem oynatmışlardır. Modern Ankara'nın mimarı, siyasetçi ve yazar Vedat Dalokay, sadece binaları değil, kelimeleri de ustalıkla yontan bir isimdi. Yine edebiyatçı ve bürokrat kimliğiyle Sıtkı Salih Gör, gazeteci-yazar kimliğiyle Rahim Er ve Necmi Onur, Elazığ’ın sesini İstanbul ve Ankara’nın merkezine taşıyan önemli temsilcilerimizdir.
Gönül İnsanı Bir Şair: Ahmet Tevfik Ozan
Yakın zamanda kaybettiğimiz ama kıymeti her geçen gün daha fazla anlaşılan Dr. Ahmet Tevfik Ozan, Elazığ’ın son dönemdeki en naif seslerinden biriydi. Tıp doktoru kimliğinin ötesinde, mısralarıyla binlerce Elazığlının yüreğine dokunmuştur. Şiirlerinde "Gakgoş" ruhunun o delikanlı ama bir o kadar da nazik tavrı vardır. Onunla birlikte Kamran Yüce, Hamit Ziya Gökalp ve daha nice isim, Elazığ’ın edebi kimliğini zenginleştiren nadide renklerdir.
Emanete Sahip Çıkmak Şehrin Borcudur
İshak Sunguroğlu’nun o devasa eseri Harput Yollarında veya akademik tezlerin soğuk sayfalarına hapsolmuş bu isimler, sadece birer "isim" olarak kalmamalı. Bir şehrin gelişmişliği, sadece diktiği binalarla değil; bağrından çıkan bu kalem sahiplerini ne kadar yaşatabildiğiyle ölçülür.
Eserleri kütüphanelerimizin en görünür köşelerinde olmalı, isimleri okullarda ve kültür merkezlerinde yankılanmaya devam etmelidir. Çünkü şairler ve yazarlar, sadece unutuldukları gün gerçekten ölürler. Elazığ’ın bu sessiz devlerine selam olsun.
Bakmadan Geçme