Ankara'da Elazığ'ı kim temsil ediyor? Resmi Gazete şoku şehri ayağa kaldırdı
Ruh Sağlığı Hastanesi'ne yapılan 40 milyonluk bakımın ardından gelen satış kararı, 'Madem satılacaktı bu yatırım neden yapıldı?' tartışmalarını alevlendirdi. Eski devlet hastanesi ve Çaydaçıra'daki arazilerin de ranta açılma ihtimali infial yaratırken, vatandaşlar milletvekillerinden 'iptal' sözünden fazlasını, şeffaf bir süreç yönetimi bekliyor.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Elazığ’daki en değerli sağlık arazilerini satış listesine alması kentte şok etkisi yarattı. Eski Devlet Hastanesi’nden Ruh Sağlığı Hastanesi’ne kadar kritik noktaların ranta açılma ihtimali infial yaratırken, vatandaşlar Ankara’daki sessizliğe ve vekillerin süreçten bihaber oluşuna tepki gösteriyor.
Elazığ’ın kalbi konumundaki Rizaiye Mahallesi ve Çaydaçıra’daki dev kamu arazileri için Ankara’da kritik bir karar alındı. Özelleştirme İdaresi, Sağlık Bakanlığı’na ait bu taşınmazları satış portföyüne ekledi. Ancak bu kararın yerel dinamiklerden ve şehrin siyasi temsilcilerinden tamamen bağımsız, adeta "gizli saklı" yürütülmüş gibi Resmi Gazete’de karşımıza çıkması, Elazığ kamuoyunda büyük bir temsil krizini de beraberinde getirdi.
Ankara Karar Aldı, Elazığ İzledi: "Haberiniz Yok muydu?"
Sokağın nabzı bugünlerde tek bir soruyla atıyor: "Vekillerimizin haberi yok muydu?" Şehrin geleceğini doğrudan etkileyen bu denli büyük bir tasarruf kararında Elazığ milletvekillerinin süreç dışında kalması, "Ankara’da Elazığ’ın masadaki ağırlığı nerede?" eleştirilerini alevlendirdi. Kararın ancak yayımlandıktan sonra duyulması, yerel siyasetin Ankara bürokrasisi karşısında etkisiz kaldığı algısını güçlendirdi.
Özellikle Sağlık Komisyonu üyesi kimliğiyle bilinen AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, eleştirilerin odağındaki isim oldu. Vatandaşlar, bölgeye yeni hastane müjdesi veren Keleş’in, aynı alanın satış ilanına nasıl engel olamadığını veya süreci neden önceden fark etmediğini sorguluyor.
40 Milyonluk Yenileme Satış İçin mi Yapıldı?
Tepkileri büyüten en çarpıcı detay ise aktif hizmet veren Ruh Sağlığı Hastanesi’ne dair iddialar. Hastanenin kısa bir süre önce yaklaşık 40 milyon TL harcanarak kapsamlı bir onarımdan geçirildiği belirtiliyor. Kamu kaynaklarıyla ihya edilen bir tesisin hemen ardından satış listesine konulması, "Madem satılacaktı, bu milyonlar neden harcandı?" sorusunu akıllara getiriyor.
Mahalle sakinlerinden esnaf Murat K., bu tutarsızlığa şu sözlerle sitem ediyor:
"Göz göre göre devletin parası çarçur ediliyor. Hem onaracaksınız hem de satacaksınız; bu nasıl bir yönetim mantığıdır? Biz buraya hastane yapılmasını beklerken, arazilerin peşkeş çekilmesine razı gelmeyiz. Vekillerimiz sadece 'iptal edeceğiz' demekle kalmasın, bu listenin nasıl hazırlandığını açıklasın."
Müjdede Yan Yana Duranlar Sorumlulukta Nerede?
Eleştiriler sadece tek bir isimle sınırlı değil. Ejder Açıkkapı, Gürsel Erol ve Semih Işıkver de kamuoyunun radarında. Birkaç ay önce kameralar karşısında "yeni hastane alanı" için omuz omuza poz veren siyasi yelpazenin, bugün satış ilanı karşısında sergileyeceği kararlılık merak ediliyor. Şehir halkı, "Nimet paylaşılırken birlikte olanların, külfet ve sorumluluk karşısında geri plana düşmemesini" bekliyor.
Hastanede sıra bekleyen vatandaşlardan Selin D., "Bizim hakkımız olan sağlık alanları ticari alana çevrilmemeli. Bu şehir sahipsiz değilse, o ilanlar oradan derhal kaldırılmalı. Milletvekilimiz Erol Keleş’in sağlıkçı olması bizim için bir avantaj olmalıydı, dezavantaj değil," ifadelerini kullanarak beklentisini dile getirdi.
Sonuç mu Önemli, Yönetim Biçimi mi?
Milletvekillerinden gelen "Satışı iptal ettireceğiz" yönündeki açıklamalar bir nebze su serpse de, oluşan güven zedelenmesi kolay kolay onarılacak gibi değil. Elazığlılar artık sadece sonuçla değil, bu kararların alınma biçimiyle ilgileniyor. Uzmanlar, meselenin bir satış kararının ötesinde; bir şehrin kaderinin, o şehrin temsilcilerinin haberi olmadan çizilmeye çalışılması olduğunu vurguluyor.
Bakmadan Geçme