Çarpık sistemlerin ürünü olan nesil; damarlarındaki asil kanın hakkını veremeyebilir!!!!
Evet çok hiddetli bir söz ile başlayalım bu yazımıza...nedenlerini ise şöyle sıralamadan önce tarih süzgecini bir daha arayalım istedim....
Türk Milleti; asırlardır varoluş sebebi olarak bağımsızlığına olan düşkünlüğü ile anılır olmuştur ve hatta zincirden kurtulan aslan misali bu uğurda onaltı devlet kurmuş, çok kanlar akıtmış, çok civanları, babayiğitleri toprağa hesapsızca vermiştir. Tek amaç bu kutsal toprakları vatan edinmek, İslam dinini cihan şümul kılmak, bayrağını gönderde ebedi dalgalandırmak için...
Bu şuurla en son kahramanlığını Çanakkale’de sergilemiştir. Bu aşamalara da Yüce peygamberimizin(s.a.v) o nurlu ağızlarından dökülen sözlerle nail olmuşlardır. “Letüftehanne l Kostantıniyyete, ve le ni mel emrü zâlike l emr, ve le ni mel ceyşü zâlike l ceyş” Yani: “Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”
Peki ne oldu da bu şuurla yetişen, bu şuuru yaşıyan bir fatih nesli bugün neden duyarsız olmuştur? ve neden değerlerini yitirmeye başlamıştır?
Sorgulamak gerek....
Bunu hem de vakit geçirmeden yapmalıdır, kimler hangi metotlarla ve hangi materyalleri kullanarak bir milleti böyle duyarsız hale getirmiştir bilmek gerek....
Zaman zaman bu milletin dengesini yitirdiği durumlarla karşılaşmışızdır tarih boyunca ama şuurunu yitirmişçesine bir mutant gibi hareket eden, bir nesille ilk kez karşılamıştır bu millet...
Belirtileri de oldukça çoktur günümüzde, hem de ne belirtiler...örneklendirelim...
Tarihine söven bir nesil....
Dinini, dinayetini terk eden bir nesil....
Dilini terk eden bir nesil....
Bayrağına paçavra diyen bir nesil....
O güzelim coğrafyası parçalara ayrılırken sadece izleyen bir nesil...
Din bezirganlığı yapanları rehber edinen bir nesil....
Komplo teorileri ile beyni sulanmış bir nesil...
Nesil.. nesil... nesil...
Daha saymakla bitmez...
Lakin bir gerçek var ve bununda farkında olan bundan rahatsız olan kesimler; şuurlu, vatansever, bayrağını, dinini, vatanını ve tüm değerlerini karşılıksız seven bir gençlik olduğunu da bilirler ve bundan da çok rahatsızlardır...
Hani yazımızın başında hiddetli bir söz etmiştik ya...
çarpık sistemin ürünü olan nesil var diye..
Bunun aksine damarlarındaki asil kanın farkında olan bir nesilde var... Akif’in o bahsettiği nesil... Arvasi’nin övdüğü o nesil...ve Alparslan TÜRKEŞ’in evlatlarım dediği o nesil....
Güneşin doğduğu yerlerden battığı yerleri vatan diye tanımlayan o nesil, mutlak suretle bu toplumun öncüsü olacaktır. Mihenk taşı olacaktır.
İşte böyle hesapsızca vatana kendi adayan insanlar olursa bu toplum kendini kurtarır ve bizde sorgulamayız nasıl bir toplum diye....
Bu toplumun yeniden millet olma şuurunu kazanması için sistemin iyileştirilmesine çalışmalıyız ve yeniden seyit onbaşılar, Yunus Emreler, Mevlanalar yetiştirmeliyiz...