İktidar partisi AKP’nin alternatifi tek sağ parti olan MHP, içerisindeki kargaşa ve kaostan bir türlü kurtulamadı.
En son olarak Milletvekilliği sürecinde yaşananlar ve akabinde ki gelişmeler gösterdi ki Elazığ MHP camiasında sular kolay kolay durulmayacak.
Sayın Behçet SUSMAZ beyin Milletvekili Enver ERDEM İ sebep göstererek beraberinde 19 yönetici ile birlikte istifa etmesi Elazığ siyaset kulislerine bomba etkisi yaptı.
Sayın SUSMAZ Milletvekili ile olan kopuklukları ve iletişim eksikliklerini istifasına gerekçe olarak ortaya koymuştu. Konu ile MHP Genel Başkanı Dr. Devlet BAHÇELİ bey i de bilgilendirdiğini, Divan üyelerinin de konudan haberdar olduğunu TV programında ifade etmişti.
Bu istifa tam gündeme düşmüşken, Bayram nedeni ile memlekete gelen sayın vekilin yakın çalışma çevresinin organizesi ile partide gerçekleşen toplantıda partililere hitaben yapılan konuşmasında Sayın Milletvekili; “Milliyetçi Hareket Partisi tarihte olduğu gibi Elazığ’da ve Ülke genelinde bir denge partisidir. Ülkemizin içerisinde bulunduğu en zor dönemlerde, vatanını ve milletini seven gönüldaşlarımız bu durumu bir fırsat olarak görmemiş, bu fırsattan menfaat edinme yoluna gitmeden, elini taşın altına koyarak, çözümler üretmişlerdir. Elazığ’da yaşanan bir istifa süreci vardır. Bu süreçte, il teşkilatımızdan bazı arkadaşlarımız beni gerekçe olarak gösterip, istifa etmişlerdir. Ben bu arkadaşlarla ne seçim öncesi ne de seçim sonrası istifa gerekçesi olarak kabul edilebilecek herhangi bir olumsuzluk yaşamadım. İslam inancına bağlı, Müslüman kimliği taşıyan birisi olarak konuyu değerlendirdiğimde, konunun HASET kavramı ile açıklanabileceği kanaati hasıl olmaktadır.” diye ifade etmiştir. Haset kısmı ile ilgili açıklama hakkı Behçet Beyin olsa gerek, gerçekten Haset yüzünden mi? Yoksa bizim bilmediğimiz farklı sebeplerden mi zamanla öğreneceğiz.
MHP elbette ki büyük ve güçlü bir partidir. Ülkücü harekette kimseden sonra kıyamet kopmamıştır. Sayın vekilin dediği gibi kongre sürecine girilmişken Behçet beyin yapması gereken kongreler tamamlana kadar göreve devam etmesiydi. Ancak bu bir tercih meselesi ve Behçet Bey istifa yolunu seçmiştir. İstifa ederken de en asgari ifade ile milletvekili ile uyumlu çalışamıyoruz bahanesini kullanmıştır. Milletvekilinin “seçim sürecinde hiçbir problem yaşamadık beyanı” ne basını ne tabanı tatmin etmemiştir. Seçim sürecini birebir yaşayan aday adayları ve teşkilat yetkilileri tarafından seçimlerin çokta sütliman bir ortamda geçmediği, sıkıntıların yaşandığı hatta Behçet beyin Kalp Krizi geçirdiği bile ifade edilmiştir.
Siyasette kullanılan dil yumuşak, hoşgörülü ve yerinde olmalıdır. Söylenen her sözün yarın farklı bir yerde farklı bir zeminde karşına çıkabileceği unutulmamalıdır. MHP büyük bir camiadır bu yüzden yetkiyi elinde tutanların kullandıkları dil ve üsluba, cümle kurdukları argümanlara dikkat emesi gerekir. Krizleri bitirelim derken yeni krizler oluşturmamak lazımdır. O yüzden yetkiyi elinde tutanların Şeyh Edebali nin Osman gazi ye nasihati olan aşağıdaki kıssayı siyasetin amentüsü sayarak ezberlemesi ve uygulaması gerekmektedir.
Selametle…
Oğul,
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın.
Ama; Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen,
Sabah rüzgârına savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.
Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler.
Ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı, Atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.
Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.
Üç kişiye acı:
Cahiller arasındaki âlime,
Zenginken fakir düşene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene.
Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki! Atın iyisine doru,
Yiğidin iyisine deli derler...
Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoş görmek sana, anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana.
Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın.
Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun.