Şiirin anlatamadığı yürek sürgünü Nice beyin depreminde sustuk lal yaşadık Kelepçelerle doğdu güneş bir eylül günü, Yargısız infazda onulmaz bir hal yaşadık... Dokuz yerden doğdu şafak vakti gün ışığı, Doğ deyip bağrını açtı sehpanın eşiği, Daldırdık nurdan ölüme çelikten kaşığı, Zindanlarda sözüm ona izmihlal yaşadık, Bir kutlu ölümle bin baki ikbal yaşadık... Yunus la balık karnında Yusuf la kuyuda, Tanıştık tanışalı kıskandırdık suyu da, Ey sahte kahraman sen biraz daha uyu da Sen kavgadan kaçarken Hubeyd-Bilal yaşadık, Satmadık davayı-Satmadık Dostları Bu ömrü helal yaşadık... İki yüzlü çağ suskun, suçsuz vebal yaşadık... Eylülde yas ,Mayısta kan ,İhtilal yaşadık..... Ne güzel ifade etmiş değerli sanatçımız Hasan Sağındık… Eylüllerde hala Yas yaşıyoruz. Kara eylüllerin yaşattığı acıları, ölümleri, yürek ızdırablarını unutmadık. Yaşatanları da!..
12 Eylül darbesi önce yapılan yargılamalarda idam cezasına çarptırılan Mustafa PEHLİVANOĞLU Mamak Askeri cezaevinden firar ettikten sonra 18 Ağustos 1980 de kütahyada yakalandı. 12 eylül darbe yönetiminin idam kararını uygulama kararından sonra 7 Ekimi 8 Ekime bağlayan gece yarısı 1980 de 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi nde idam hükmü infaz edildi. Mustafa PEHLİVANOĞLU, Ankara Karşıyaka Mezarlığı na defnedildi.
İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anlattığı anılarında, Mustafa Pehlivanoğlu nun asılan solcu Necdet Adalı ya denge olsun diye idam edildiğini belirtti.
Bundan tam 31 yıl önce; Kalleşçe, kahpece, şeref yoksunu insanlar sırf idam edilen sol militana denge olsun diye asılan Ülkü Devi Mustafa PEHLİVANOĞLU rahmet, minnet ile anıyoruz. Mekânı Cennet Olsun Ruhu Şad Olsun…
Kara Eylül 9 Ülkü devini aldı aramızdan, 9 Yiğit, şerefli bir şekilde çıktılar idam sehpalarına, geride sevdalarını, umutlarını, sevdiklerini, sevenlerini bırakarak uçmağa vardırlar…
12 EYLÜL REFERANDUMUNDA EVET OYU VEREN ÜLKÜ-DAŞ-LAR!! ALINDIMI MUSTAFALARIN İNTİKAMI, 12 EYLÜLDE SADECE İDAM EDİLEN ÜLKÜDAŞLARIMIZ DEĞİL TÜRKİYE GENELİNDE İŞKENCELERDEN GEÇİRİLEN ÜLCÜLERİN İNTİKAMI ALINDIMI…İHTİLALİN ÜZERİNDEN 31 YIL GEÇTİ. SAKAT KALAN, PSİKOLOJİSİ BOZULAN, GÜNLERCE İŞKENCE GÖREN ÜLKÜCÜLERİN İNTİKAMI ALINMIŞMI OLDU EVET DEYİNCE…
MUSTAFA PEHLİVANOĞLUNUN AİLESİNE YAZDIĞI MEKTUBUNU TİMSAH GÖZYAŞLARI İÇİNDE OKYANLAR VE DİNLEYENLER 31.ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE NERDEYDİLER ACABA,
YA SİZLER… EVET OYU VERENLER VİCDANINIZ RAHATMI… PEHLİVANOĞLUNUN MEZARINI, AİLESİNİ HATIRLADINIZMI ACABA…
Yağlı Urganlara gönderilen 9 yiğit, dokuz ana kuzusu, dokuz sevdalı yürek…İdamı imzalayanlar, işkenceler yapanlar, uygulayanlar hala elini kolunu sallayarak geziyorlar…
Bizler hala 12 eylülü kara bir gün olarak yas tutuyoruz.
Sizler evet dediğiniz için eylülü bayram ettiniz kendinize ve ülküyü sömürenlere…
Onlar Uçmağa vardılar…
Geride bırakarak her şeylerini Allah için, Millet için, Bayrak için, Vatan için Mücadele etmenin bedelini yağlı urganlarda ödediler. Birliği için canlarını ortaya koydukları vatanın mahkemeleri tarafından kahpece idam edildiler…
İsimleri unutuldu..
Hayalleri unutuldu..
Sevdaları unutuldu..
Yaşatmak adına içine girdikleri,
Topraktan Mezarları unutuldu…
Sizleri tanımayan, bilmeyen, unutan, hatırlamayan ve dua etmeyen diller cehennemde yansın dilerim…
Yazıklar olsun sizin adınızı bile hatırlamayan kendisini ülkü devi zannedenlere…
Yazıklar olsun sizin hatıralarınız üzerinden ÜLKÜNÜZÜ sömürenlere…
Yazıklar olsun emanetinize vefa göstermeyenlere…
ÜLKÜ davası ALLAH davasıdır deyip, canlarını, sevdiklerini, umutlarını geride bırakarak bu yolda uçmağa varan Gönül Erlerine Allahtan Rahmet diliyorum…
Mustafa Pehlivanoğlu, 7 Ekim 1980,
Cevdet Karakaş, 4 Haziran 1981,
İsmet Şahin, 20 Ağustos 1981,
Fikri Arıkan, 27 Mart 1982,
Cengiz Baktemur, 2 Mayıs, 1982,
Ali Bülent Orkan, 13 Ağustos 1982,
Ahmet Kerse, 31 Ocak 1983,
Halil Esendağ, 5 Haziran 83, ve
Selçuk Duracık da, 5 Haziran 1983 tarihinde
12 Eylül adaletinin (!) yağlı urganlarıyla şehitlik mertebesine ulaştılar.