VEFASIZLIK
Vefa nedir, bilir misin?
Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır.
Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır.
Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır..
Diyor Hz. Mevlana hazretleri…
Oysa şimdi öylemi, ihanet, kin, nefret, samimiyetsiz tebessümlerle dolu bir toplum ilişkisi hâkim. Kimsede vefa yok, menfaat ve çıkar çatışmaları içerisinde insanlar yaşadıkları ikilemlerin etkisini sosyal ilişkilerine de yansıtmaktadırlar. Vefa tozlu raflarda yerini çoktan almıştır.
Çevremiz vefasızlık örnekleri ile doludur. Bir insana yüzlerce kez iyilik yaparsınız, bir hatanız yada bir dalgınlığınız ile yaptığınız bir davranışınız yüzünden yapılan yüzlerce iyiliği unutup sizi bir tek olay ile muhakeme ederek yok saymasıdır vefasızlık.
Sırtınızda günlerce taşırken bir yudum su içmek için birkaç saniyeliğine sırtınızdan indirdiğinizde bar bar bağırmasıdır vefasızlık…
Kişisel ihtiraslarının tatmini için fırsat eline geçince satmasıdır vefasızlık.
“Bülbülden vefa ummayın, çünkü herdem başka bir gül üzerine öter.”
Çevremiz bülbül gibi siyasetçilerle doldu taştı. Siyasetin kompetanı olmadan siyasi vefasızlığı siyasi imanının şartı sayanlar, yarın sokaklarda tek gezmeye başladıklarında vefasızlıklarının bedelinin ne ağır olduğunu göreceklerdir. Dün omzuna basarak yükseldikleri insanların kendisine nasıl yukardan baktıklarını fark edince onlar gibi “alçak gönüllü” olamadığını “alçak olmaya gönüllü” olduğunu fark edecektir. O zaman iş işten geçmiş olacaktır. Bu gün kendisine lütfedilen siyasi görevi hırs ve kindarlık içinde kendisini istemeyenlere karşı kullananların sonu çokta parlak olmayacak, vefasızlıklarının bedelini en ağır şekilde ödeyecekledir. Kahve falındaki gibi 3 günemi desem 5 günemi desem falları açılacak ve sana uzun bir yol var diye lütfedilen siyasetin 4 yıllık olduğunu fark ettiğinde iş işten geçmiş olacaktır. Vefasızlığı sayesinde tek mevsimlik çiçeğe dönüşecektir. Sadece 4 mevsim ömrü olanların, çınar gibi ömürlük ağaçlar ile boy ölçüşmesi ne gariptir. Bal kabağının ilk baharda yeşerip gelişmesi ve dallarının uzamasını Sonhabarı görmeden kavak ağacı ile eşdeğer tutması ne gariptir.
“Siyasette vefasızlık, nankörlük ve ihanet adeta din gibidir. Ben böylelerinden, kendilerine şöhret ve makam kazandırdıklarımdan, dost ve dava adamı diye bağrıma bastıklarımdan çok çektim. Gördüğüm vefasızlık, nankörlük ve ihanetler, gönlümde sızısı bir türlü dinmeyen yaralar açmıştır.”
“Değişmez kanaatim odur ki, memleket ve demokratik rejim için, en büyük tehlike, kopmuş mayınlar gibi siyaset sahnesinde dolaşan, ikbal ve menfaat arayan inançsızlardır.
Siyasi hayatta vefa ve sadakat, karaborsada bile bulunmayan bir metaa dönüşmüştür. Acı gerçek şudur; insanlar siyasette ya korkacak ya da umacaktır. Siyasette korkutacak kuvveti, dağıtacak nimeti olmayanların ihanete uğraması kaçınılmazdır.”
Diyor Rahmetli Osman BÖLÜKBAŞI…
Siyasette kudretin yoksa korkuda veremezsin.
“Korkutacak kuvvete sahip olduğunu sanan bostan korkulukları, ancak kargaları ürkütür.”
Yeri gelir bostana diktiğimiz korkuluğu yenisiyle değişiriz Allahın izni ile.
Vefalı dostlarınızla vefaya dair en güzel duyguları yaşamanız temennisi ile...
|