İmparator denilince genelde her kesin aklına artık sanat dünyasının ses imparatoru İbrahim Tatlıses gelmiyor artık. Birde İktidarın başı sayın başbakanımızda artık imparator olarak anılmaya başlandı.
Eh.. malumdur kimisi babadan görme imparatordur.
Kimisi Allah vergisi sesi sayesinde imparatordur.
Kimisi de devlet erkini elinde tutarak demokrasi havarisi nutukları arasında imparatorluğunu ilan etmektedir.
13 haziran gecesi sayın başbakanı seyrederken mağduriyetten mağrurluğa doğru nasıl keskin bir zemin kayması yaşadığını gözlerimle görünce artık Türkiye’nin bir korku imparatorluğuna doğru hızla ilerlediği konusunda şüphem kalmadı.
Sayın başbakanın 12 haziran seçimleri sonrasında ilk beyanatlarından bir tanesi Türk seçmeninden AKP ye oy vermeyen %50 nin neden oy vermediğini araştırmak olduğunu okuyunca irkildim doğrusu. %50 oy verenler kendisini garantiye almış ama geri kalan %50 tehdit altında gibi geldi birden. Demokrasilerde anayasa Azınlıkların çoğunluk diktası tarafından asimile edilmesini engellemek adına hazırlanan Milli Mutabakat belgesi niteliğindedir. Şimdi başbakanın siyasi geçmişini incelediğimizde pekte kendisinden olmayana hoşgörülü davrandığı kanaatinde değilim. hele son 3 seçimdir oyunu arttırarak tek başına iktidarını devam ettirmesi sayın başbakanım ben ne yaparsam halk doğru görüyor algısını iyice hafızasına yerleştirmiş gibi. Çünkü başbakana göre demokrasi çoğunluk iradesi ise %50 alan parti kendi partisi ne yaparsa yeridir düşüncesi ağırlıkta.
Oysa demokrasi azınlık veya çoğunluk fark etmeden her kesin bireysel hak ve özgürlüklerden eşit oranda faydalanması demek diye düşünüyorum. dtp lilerin hak arama adına esnafın camlarını indirmesi halk otobüslerini Molotof kokteyleri ile bombalaması, insanları öldürmesi, havai fişeklerle millete saldırması, güvenlik güçlerine ve araçlarına zarar vermesi ne kadar demokratik bir hak arama yöntemi olarak algılanıyorsa; hükümete göre de kendisinden olmayanı kendisine benzeştirmek için devlet erkini kullanması normal bir hak olarak değerlendiriliyor.
Korku imparatorluğunun giderek sağlam ayaklar üstüne inşa edildiği bu günleri çok arayacağız. Belki bir gün herkesin ve her kesimin sesini kısacalar her kez güçlü olan AKP nin yanında yer almak için bir zemin arayacaktır. Bu korku-tehdit ve jurnal yönetimi her kesin kendisini bir şekilde AKP lileştirmesine zemin hazırlamaktadır. Bu zemini de iktidar erkini elinde tutan hükümet yapmaktadır.
Süreç ilerledikçe demokrasiden tek parti diktasına doğru bir devlet modeline kayış var gibi. Buda sayın başbakanın Türk Milleti İçin “SİZ HALA AKP LİLEŞTİREMEDİKLERİMİZDENMİSİNİZ” diye her türlü yaptırımı yapacağının belirtisidir.
Ülkemiz Toplumsal bir kaos ve korku imparatorluğuna doğru ağır adımlarla ilerlemektedir. Gidişat ülkede ciddi bir benden ve benden olmayan ayrımını getirecek böylelikle yeni bir kardeş kavgasının zemini hazırlanmış olacaktır.
Sonra mı? Sonra tıpkı ırak ve Afganistan gibi bize de demokrasi getirecekler.!!!
Demokrasiden hükümet kadar nasiplenmeniz dileği ile...