EBEDİ MÜDDET BAKİ DEVLET...
Devlet-i ebed müddet başka erek tanınmaz
Yegane altın çağa mühür vuranlardanız
İtilip dövülsek de esir düşüp ölsek de
Esaret zincirini bir bir kıranlardanız
İkbali istemedik şöyle dursun şatafat
Biz ünlü şehirlere ünsüz varanlardanız
...
Şair ne güzel tarif etmiş Türk milletinin var olmasına vesile olan teşkilat yapısını.
Devlet olma yolunda ilk teşkilatçılık yapılanmasını Bilge Kağan ortaya koymuş, daha sonra bu yapı günümüze kadar gelmiş ve bundan sonra da inşallah devam edecektir.
Devletsiz millet ve milletsiz devlet düşünülemez. Bu iki kavram etle kemik gibidir ve birbirinin sarmalıdır, ruhudur, biricik varlık sebebidir.
İşte, Türk milleti tarih boyunca her alanda kurmuş olduğu “teşkilatlarıyla” varlığını sürdürmüştür. Selçuklular zamanında ayrı, Osmanlı zamanında ayrı isimlerle ve hiyerarşik yapılarla da olsa varlığı ve etkinliği asla inkar edilemezdi. Bu yapılanmalar; Türk milletinin var olması ve bulunduğu coğrafyada etkinliğini sürdürmesi için kurulmuş birer isimsiz “alperen” yetiştirme merkeziydi.
Eğitimde, sanatta, ticarette, siyasette velhasıl toplumun her katmanında mutlaka olmalı ve etkin görevler ifa etmeliydi. Eğitim alanında medreseler; ticarette ahilik ve teşkilat-ı mahsusa, siyasette teşkilatın etkinliğine birer örnektir.
Türklerde teşkilat anlayışının altında yatan asıl amaç, nizam-ı alem ülküsü etrafında “devlet-i ebed müddet” fikrini yaşatmaktır. Peki devlet-i ebed müddet niçin gerekli?
Nizam-ı alem için gerekli. Nizam-ı alemle kastettiğimiz; yaşadığımız coğrafyanın kaostan, savaştan, çatışmadan ve fitne fesattan uzak, huzur ikliminin, kardeşlik ikliminin yayılmasıdır. Yani nizam-ı alem, teşkilat için huzurlu bir iklim demektir.
Kimilerine göre mozaik bana göre ise ebruli bir yapıya sahip olan Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısını iyi analiz eden güçlerin “toplumu yeniden dizayn etme” gayretlerinin önüne geçebilmenin tek yolu sağlam bir teşkilat yapısına sahip olmaktır.
Günümüzde ise küresel güçlerin etkinlikleri her boyutta ve her alanda gözlemlenmektedir. Ekonomik, sosyolojik, stratejik ve yaşamsal alanda bu etkinlikleri ortadan kaldırmanın yegane yolu; sivil toplum örgütlerinin sağlam ve dinamik yapısını güçlendirerek alanlarına göre toplumu uyarıcı ve bilinçlendirici birer teşkilat haline dönüştürmektir.
Toy verip tuğlar dikip Kızıl Elma hakkına
Dört iklim sekiz yön ülke saranlardanız
Din devlet vatan millet kutlu bayrak aşkına
Bilin ki maveraya kırk at sürenlerdeniz
Dünyalık ummadık ki putu ilah bilelim
Alemin tek Rabb’ine gönül verenlerdeniz
Sanırım “ebedi müddet baki devlet” fikrinin, günümüzde başarılı olmasının yolunun samimiyet, sadakat ve liyakatten geçtiği malumunuzdur.
|