|
ADİL SİYASET Mİ ZALİM SİYASET Mİ ?
ADİL SİYASET Mİ ZALİM SİYASET Mİ ?
Seçim arifesinde çamur at izi kalsın misali belden aşağı vurmalar başladı. Hem de siyaseti kime,neye ve neden yapması gerektiğini bilmeyenler tarafından.
Meydanlara bakıyorsun beklentilerini alamaz haldedir, liderler ise soğan, hoşmir tatlısı muhabbetindeler. Canları sağ olsun....millette bunun cevabını 29 Martta verecektir haliyle.
Hani demişiz ya adil siyaset mi yoksa zalim siyaset mi... millet; olması gerekeni anladıkları dilden izah edecektir. Merak buyurmasınlar..
Genel olarak siyaseti, memleket idaresi olarak tanımlarız halk arasında ve halka rağmen siyaseti değişik amaçlarla yapmaya kalkanlara da vatandaş siyasetin inceliklerini zamanı gelince göstermektedir. Bu dünde böyle idi yarında böyle olacak haliyle. Bunun son örneğini ise yakın zamanda Elazığ gösterecektir. Çünkü siyaseti genele yönelik iyileştirme aracı olarak kullanmayanlar genelin tepkisine dayanamayacaklar....
İslam Fıkhı nın büyük alimlerinden olan İBN-İ ABİDİN siyaseti, ‘Adil siyaset ve ‘Zalim siyaset şeklinde ikiye ayırmış ve İBN-İ KAYYIM EL CEZVİYYE ise "İnsanları iyiliğe ve doğruluğa ulaştırmak için, onları kötülüklerden kurtarabilmek için takip edilmesi gereken en güzel yola siyaset demiştir." Ayrıca İBN-İ TEYMİYYE ‘Adil siyaset hakkında,"Adil siyaset; emanetleri ehline vermek ve insanlar arasında adaletle hükmetmenin neticesinde meydana gelmiş olan siyasete denir." Demektedir. ‘Zalim siyaset ise genel olarak ‘halkın maslahatına zarar veren siyaset olarak anlamlandırılmaktadır.
Şimdi Elazığ da siyaset yapanları yada yapacak olanları sınıflandıralım. Neye göre, nasıl ve neden sorularını da bu tanımlara göre bir bir cevaplandırmış oluruz bu şekilde.
Milletine gerektiği gibi hizmet yapmayan hangi siyaset tarifindedir diye sormama gerek yok... bellidir. Zalim siyasetçidir. Neye göre zalim?
Bunun hükmünü de yine adil siyasetçinin tanımından yola çıkarak düşünebiliriz. Emanetleri ehline vermek... hıımm bakalım öylemi olmuş. Elazığ ın imkanlarını geçmiş dönemde çarçur etmiş, garibin, gurabanın hakkını heba etmiş, insanlarını dilenci gibi soğukta, karda ekmeğe muhtaç etmiş, sosyal devlet anlayışını sadece birkaç kişi için sergilemeyi yöneticilik olarak algılamış birisini aday göstermek sanırım zalim siyasetçilerin işi olsa gerek...
Daha bitmedi!!! Kendi şahsi çıkarlarına göre seçilmiş olan belediye meclisini ve üyelerini yönlendirmek! Bu da zalim siyasetçinin işi olsa gerek ne dersiniz sayın Elazığlılar...
Vatandaşını aldatması yetmez gibi, birde Devletin Bakanlarını ya bitmemiş tesisleri açmak, yada yıllar önce bitmiş tesisleri kendi hizmetleri gibi göstererek açılışını yaptırmak üzere getirtmek.. vallahi buda zalim siyasetçi tanımına uyuyor.. hüküm belli, tanım belli...
Eğer aksini iddia ediyorsanız o zaman yukarıdaki İslam alimleri yanılıyor...
Yok yok daha fazla yazmaya gerek görmüyorum. Çünkü Elazığ halkı bunu çok iyi algılamış ve gereğini 29 Martta yapacaktır. Aksini zaten düşünmek yada uygulamak ise bize yakışmaz aksi olursa eğer yine bir söz var bilirsiniz. Kişi hak ettiği şekilde yönetilir. Buda algılama meselesidir. Ama ben Elazığ ın ve Elazığlının bunu hak etmeyeceğine inanıyorum!!
"Politikacılar gelecek seçimi, devlet adamları ise gelecek kuşakları düşünürler." Biz devlet adamı olma yolunda, tek amacı insanların dualarına ve sevgilerine layık olmaya çalışanlarla yola devam etmek istiyoruz; verdiği sözleri ölümü pahasına tutmayı kendisine şiar edinmiş insanlar adil siyaset yapar ancak ve Elazığ bu anlayışa layık, ülkesini seven, bayrağını seven, hizmette adil olmayı geçmişte çalıştığı kurumlarda sergileyen, yıpranmamış bu ülkede bir denge unsuru olan bir siyasi partinin adayında görüyoruz.
Her şey Elazığ ve Elazığlı için.....
|
 |
2009-03-12 |
|
Bu yazı |
1143 |
kere okundu |
|
|