MEFTUNU OLDUĞUM TÜRK MİLLETİ’NE...
Bir olabilmeyi başarmıştı asırlar öncesinde ve düşmana korku, dosta güven vermişti bu Millet.
Başından çok badireler geçmiş; çok ihanetler görmüştü tarih boyunca ama varlığını her daim devam ettirmişti.
Ehil olmayanlar, bu milletin hadimi değil de hakimi gibi davrananlar, emanete sahip çıkamayanlar zaman zaman iktidar olsalar da yel kayadan bir şey götürmez misali ancak yaşanması gerekenlerin yaşanmasında vesile oldular.
Tarih; onları basiretsiz, kifayetsiz ve yetersiz olarak kayıt altına aldı. O kadar...
Gün, bugün oldu ve tarih tekerrür etti...
Türk milletinin genleriyle oynamakla, Millet kavramının altını boşaltmakla yeni dünya düzeninde söz sahibi olacağını sananlar, geçmişte bu milletin tokadını yiyenlerin iflah olmadığını da görmelidirler.
Gece ile gündüzün farkı gibi...
Siyah ile beyazın zıtlığı gibi...
Allah’ın ayetlerini inkar edercesine yeni teviller geliştirmek, yeni yorumlar katmak inkardır. İnkar ise yüce dinimizde büyük günahlardandır.
Aynı zamanda ameller, niyetlere göredir. Bu milleti birilerinin eşgüdümüne sokmayı, din anlayışına yeni bir tanımlama getirmeyi hedefleyenler mutlaka önce Allah’ın tokadını, sonrada bu milletinin kinini ve öfkesini nasıl göğüsleyeceğinin de hesabını yapmalıdırlar.
İşte meftunu olduğum bu millet mutlaka gerçeklerin farkına varacaktır, varmalıdır...
Yıllardır sistemli bir şekilde oynanan oyunu görmeli;
Gece ile gündüz farkı gibi bu millete ihanet edenlerle, bu milleti karşılıksız sevenleri ayırmalı;
siyah ile beyazın zıtlığı gibi din bezirganlığı yapanlarla, dinini yüceltmeye çabalayanları birbirinden ayırt etmelidir.
Hayat, bir denge üzerine inşa edilmelidir.
Mutlulukla, mutsuzluk bu dengenin temelini teşkil eder. Bireylerinin mutlu olmadığı toplumların isyana kadar giden ve kendiliğinden oluşmuş organize hareketlerle karşı karşıya kaldığı günümüzde sıkça yaşanmaktadır. İşte mısır, Libya....
Türk milleti sabırlıdır, şükür etmesini de hamt etmesini de bilir!...
Ama kimse şansını da fazla zorlamamalıdır.
Mevlana hazretleri ne güzel söylemiş!
Bir sıkıntın olduğu zaman rabbine dönüp “Benim Büyük Bir Sıkıntım Var” deme. Sıkıntına dönüp “Benim Büyük Bir Rabbim Var” de..!
Meftunu olduğum Türk milleti!...
Yöneleceğin ve söyleyeceğin sözün bellidir...
|