SEVGİLİLER GÜNÜ
Ne yazayım diye gündemi takip etmeye çalışırken gerek televizyonlarda ve gerekse Elazığ esnaflarının kampanyalarını incelerken gençliğin ve aydın! kesimin en büyük sorununu keşfettim.
Kendi kendime evet işte al sana gündem! dedim....
Şimdi diyeceksiniz ki bunun neresini yazdınız; başka konumu yok. Valla benim şahsen reyting kaygım yok ama gündemi yazmam gerektiğini ve can alıcı konuları seçmemi editörümüz sıkı sıkıya tembih etti.
Editörümü mahcup etmemem lazım!...
Gelir durumuna göre sevgililer gününe farklı anlamlar yüklenir. Kimine göre kabus günü, kimine göre lüzumsuz gün, kimine göre ise evdekini nasıl atlatırım da dışarıya çıkarım günü!...
Ama hiçbiri de o kelimenin anlamına uygun hareket etmez.
Sevgi; bakış açısına göre değişmemeli ama nerede o eski sevgiler!...
Önce destansı sevgileri hatırladım. Ferhat ile şirin, Leyla ile mecnun, arzu ile kamber, Yusuf ile züleyha...
Mecnun leyla’yı ararken Mevla’nın sevgisine mahzar oldu...eli eline değmemişti bu dünyada ama tek yürek olmayı Mevlalarına olan aşkta, sevgide buldular.
Ferhat şirin’i için dağları delerken ilk kazmayı vurduğunda koca mermer taşına; ancak bir tırnak büyüklüğünde mermer taşından parça koparmıştı ve Ferhat şirinin aşkıyla “dayan! çoğu gitti azı kaldı” sözünü sarf etmişti...
Şimdiki sevdalar öylemi! -kağıttan kaplan...
Birde bu sevginin tek taş yüzüğü olmayanları var; yani karşılıksız, yalansız dolansız olanı var...
İnsandan insana değişiyor lakin!...
Allah sevgisi, vatan sevgisi, bayrak sevgisi gibi...
Beş vakit hatırlanması gereken Allah sevgisi...
Birliğimizin beraberliğimizin timsali olan bayrak sevgisi...
Her türlü ayıbımızı, yanlışımızı, pisliğimizi kabullenip bağrında saklayan toprak; yani vatan sevgisi...
Kendisine hakkıyla kulluk edenlere cenneti vaat etmiştir Mevla’m...
Gökyüzünde dalgalanmasını sağlayanlara ve bu uğurda şehit olanlara gölgesinde barınmayı vaat etmiştir bayrak...
Doğumundan ölümüne kadar her insanın; barınmasını, yemesini, içmesini ve nihayetinde ölüsünü bile kabullenmiştir toprak...
Benim için sevginin anlamı Ferhat’ın şirinine-kerem’in aslı’sına ve mecnun’un leyla’sına olan sevgileridir.
Tek taş yüzüğün vesilesiyle; bir dahaki sevgililer gününe kadar yalandan, yapmacık olan sevgiler sizin olsun!
Karşılıksız olan sevgiden herkese Mevla’m nasip etsin!...
|