NEDEN ÜÇ ÇOCUK
Başbakan, bazı programlarda üstüne basa basa vatandaşa üç çocuk yapın diye nasihatlerde bulunur. Ama sanırım seveni çok yok lafı dikkate alınmıyor.
Neden böyle düşünüyorsun? Diye sorabilirsiniz...
TÜİK tarafından düzenlenen 19. İstatistik Sempozyumunda sunulan bir bildiriyi referans alıyorum efendim.
Değerli araştırmacıların bilimsel öngörülerine göre 2023 yılında 49 ilin nüfusunda artış, 32 ilin nüfusunda ise azalma gözükecek...
Elazığ’da bu 32 ilin içinde yer alıyor maalesef.
Nüfus yoğunluğu batıya kayıyor ve haliyle yoğunluk olan illerde yatırımlar gerçekleşiyor. Bunu yadırgamamak gerek.
Elazığ’ın nüfusu 2010 yılında 548.206, 2013 yılında 547.831, 2018 yılında 543.067 ve 2023 yılında ise 532.139 olacağı tahmin ediliyor.
Doğum oranında ciddi azalmalar olmasına karşı yaşlı nüfusta ise artmalar olacak. Genç nüfusuyla günümüzde dikkati çeken Türkiye 2023 yılında bu özelliğini yitirmiş olacak.
Yaşanan ekonomik krizlerden sonra toplumda oluşan güven sorunu, sağlam temellere dayanan çekirdek aile yapısının bozulması, stres ve gerginliğe sebep olan iş ortamı, yardımlaşma ve dayanışma anlayışlarının yitirilmesi, kırk kanaat geçimini sürdürmeye çalışan ailelerin üçüncü ve daha fazla bir şahısı doyuramama ve bakamama endişesi....
Bunun yanında izlenen ekonomik politikalar sonucunda GSYH’ın bireylere dağıtımındaki eşitsizlik sonucu az kazananın gelecek endişesi, çok kazananın ise farklı zevklere düşmesi sonucunda “ayak bağı” olmaması için düşünülmeyen çocuk...
Neticede Avrupa ülkelerinde yaşanan genç nüfus sorunu hastalığı bize de sirayet etmiş bulunmaktadır.
Yazımızı bir hikaye ile sonlandıralım isteyen istediği gibi algılasın...
Evvel zaman içinde bir padişah varmış. Savaşmak için neredeyse bahane ararmış bu padişah.
Askerlerini de ulak salarak toplarmış. Yine bir savaş hazırlığında olan padişah sağa sola haberciler göndermiş ve her evden genç, eli silah tutanları askere almaya başlamış.
Köyün birine varmış haberciler ve muhtara sormuşlar bu köyde ne kadar genç ve eli silah tutabilecek varsa bize göster demişler.
Muhtar önde haberciler arkada istenilen özelliklere sahip olan evlere bir bir gitmişler.
Evlerden birinin kapısına varınca yaşlı bir amca çıkmış ve ne istediklerini sormuş. Durumu anlatan muhtar ve habercilere yaşlı amca dönmüş ve demiş ki; gidin padişaha selamımı iletin ve artık bana güvenerek savaş açmasın kimseye...
Benim yaş yetmişe dayandı ve artık çocuk yapacak halimde, takatimde yok sekiz oğlum vardı her biri bir savaşta öldü. Bundan sonra padişah bana güvenmesin. Ya dost kazansın, yada savaşa dur desin...
Şimdi günümüz insanının da dayanacak ne gücü ne takati kaldı. Her on yılda yaşanan ekonomik kriz ve diğer sebeplerden dolayı sayın Başbakan sözünüz para etmiyor....
|