BEN BUNU ÇÖZEMEDİM...
Önce iki kelam etmekte fayda var..
Hangi konuda derseniz elbetteki toplumun aydınlanması konusunda yetkili, etkili ve de bilgili olanlar hakkında.
Toplumları aydınlatma konusunda yetkili olanlar elbetteki hükümet olanlar başta olmak üzere illerin mülki ve idari organlarıdır. Toplumun menfaatleri doğrultusunda hareket etmekte asli görevleridir.
Etkili olanları ise, başta görsel ve yazılı basın olmak üzere sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve yan kuruluşlarıdır.
Bilgili olanlar ise genel manada eğitim camiası deyip geçelim...
Yetkililerle, bilgililere karışmam haddim değil ama etkilileri biraz ele almakta fayda var diyorum.
Elazığ’ın gündeminde bu aralar belediyede yaşanan ve gerek ulusal basında ve gerekse yerel basında kısmen de olsa işlenen yolsuzluk iddialarıdır.
Neden kısmen dedim.
Şahsen ben iki satır yazan kalem erbabı, iki kelam eden program yapımcıları ve toplumda infial uyandıracak manşetleri az görüyorum da ondan.
Çok şükür internet her eve girdi diyoruz ama ne kadar faydalanıyoruz o kısım biraz muamma bana göre. Çünkü vatandaş olarak biraz merak edip de “yahu şu belediyede yolsuzluk iddiaları var gerçekten doğru mu?” diye öncelikle belediyenin web sitesine girip “şeffaf yönetilen belediyemizin!” gelirleri, giderleri neymiş diye biraz kurcalamak ve emsal olabilecek diğer belediyelerle kıyaslamak zahmetine girmiyoruz.
Mesela ben iki gündür bunun üzerine yoğunlaştım ve gördüğüm bir şey çok dikkatimi çekti.
Belediyemizde “özel kalem müdürlüğü” diye bir müdürlük var. SWOT analizi diye bilinen ve belediyelerin “güçlü”, “zayıf” , “dış çevreden kaynaklanan fırsat” ve “tehditleri” belirleme de kullanılan bir teknik, bunun yanında “paydaş analiz” de belediyelerin stratejik çalışmalarında bir “öngörü” belirlemede yardımcı oluyor.
Sağolsun özel kalem müdürlüğü yıllara göre kendisine ayrılan bütçeyi, yapılan harcamayı kalem kalem yazmış. Buraya kadar tamam eğer her yapılan masrafın, giderin faturası varsa sözümüz yok. Ama birde toplum nezdinde vicdanların rahat olması gerek değil mi...
Mesela 2009 yılını ele alalım.
Tahmin edilen bütçesi 3.428.000.00, bu bütçenin personel giderleri 613.000.00, SGK devlet primleri giderleri 40.000.00, mal ve hizmet alım giderleri 2.670.000.00, cari transferler 90.000.00, sermaye giderleri ise 15.000.00 bütçe ödeneği ile tahmin edilen arasında kuruş fark yok.
Yalnız AKP’li belediye meclis üyelerinin denetleme komisyonu raporundaki rakamları incelediğimizde ise bu rakamın yarısından fazlasının kullanıldığı görülüyor.
Bunun yanında çalıştırdığı personel sayısı ise 1 Müdür, 5 Memur ve 9 İşçi olmak üzere toplam 15 personel.
Özel kalem müdürlüğünün görev ve yükümlülükleri nelerdir diye baktım.
B- Yetki Görev Ve Sorumluklar
a) Müdürlük yazışmalarını, büro hizmetlerini ve personelin özlük hakları ile ilgili çalışmaları yürütmek.
b) Özel Kalem organlarına ve mensuplarına ait isim ve adres listelerini düzenlemek değişiklikleri takip etmek.
c) Çalışma verimini arttırmak amacıyla kanunları, idari ve genel yargı kararlarını ve bunlarla ilgili yayınları satın almak, abone olmak, bunlardan personelin yararlanmasını sağlamak.
d) Müdürlüğün çalışmalarını mevzuat esaslarına göre düzenlemek amacıyla her yıl çalışma programı hazırlamak, başkanlığın onayına sunmak.
e) Başkanlık tarafından onaylanan çalışma programının gerçekleşmesi için gereken malzemeyi temin etmek.
f) Hizmetlerin yürütülmesi ile ilgili son gelişmeleri takip ederek tedbirler almak, gerekli malzeme ve cihazları temin etmek. Diye belirlenmiş.
Hemen emsal belediyelere baktım bu belediyelerin özel kalem müdürlüğü ne iş yapar?, bütçesi nedir?, kaç personel ile hizmet üretmektedirler? gibi...
Sivas’ı ele aldım. Aslında, nüfus ve coğrafik büyüklük bakımından Elazığ’dan büyük bir il. Sivas belediyesi yıllık rapor hazırladığı için 2008 yılını yayınlamış, yani tahmini bütçeyi ve giderleri vermemiş.
Sivas belediyesinin özel kalem müdürlüğünün bütçesi 1.115.500.00 ve gerçekleşen gideri ise 931.879.86, genel bütçe içindeki payı ise 0.75.
Elazığ belediyesinde ise 2008 yılı için özel kalem müdürlüğüne ayrılan bütçe 1.366.677.60, buna karşılık gider ise 1.274.612.59.
Sivas belediyesi özel kalem müdürlüğünde çalışan personel sayısı 16.
Muğla belediyesinin özel kalem müdürlüğünün bütçesi 461.815.00, giderleri ise409.882.50. çalışan personel sayısı 13.
Trabzon Büyükşehir belediyesine bağlı özel kalem müdürlüğünün de dahil olduğu 8 müdürlüğün bütçesi ortak ele alınmış ve bütçe giderleri 23.908.105.56 olarak tespit edilmiş. Elbetteki büyük şehir ile kıyaslamak doğru olmaz ama ileride yapacağım değerlendirmeye kaynak olacak.
Yozgat belediyesi özel kalem müdürlüğüne ayrılan bütçe 649.400.00, bütçe gideri ise 448.807.29 TL.
Daha bu örnekler uzar gider. Merak edenler internetten tarayabilirler.
Bu kadar bilgiden sonra asıl söze girmekte fayda var diye düşünüyorum.
Ey Elazığ halkı...önce sözüm size. Yerel seçimler döneminde şaibe ve pis kokuların olduğu o dönemde partilerin adayları tarafından dile getirildi ama dikkate alınmadı. Bu bir tercihtir sorgulamak gibi bir niyetimiz de yok lakin vergilerimizle idare edilen her birimi sorgulama hakkını kendinizde neden görmüyorsunuz anlayabilmiş değilim.
Yazının bir bölümünde de bahsettim. Resmi kayıtla gösterilen giderler hakkında yasal yükümlülük ne getirir, ne yapılır bunu zaten müfettişler sorguluyor. Ama birde devletin imkanları har vurulup harman savrulmuş mudur? Bu kadar bütçe ve gider neden birilerinin keyfine göre düzenlenmiş. Vicdanlarda sorgulamak gerek değil mi....
Diğer belediyelerle bizim belediyemizi kıyasladığımızda bayağı bir fark gözüküyor. Acaba bunun bir standardı yok mudur?
Her bölgeden bir il seçmeye gayret ettim örnekler verirken acaba Elazığ’a giden gelen çok, onlara misafirperverlik gösterirken aşırıya mı kaçmış yetkililer! bilemiyorum.
Bu konuyu ben şahsen çözemedim....
Gelelim diğer konuya...
Bir belediye de yetkili olan birisi aynı zamanda bir şirkette nasıl yetkili olabiliyor ve ihalelere giriyor. Bu nasıl bir anlayış çözemedim.
Hani şeffaflık ve belediyenin, dolayısıyla vatandaşın menfaatlerini gözetme anlayışı?....
Bunun yanında yine raporda geçen bir ifade dikkatimi çekti reklam bilbordlarının ihalesi bir yıldır bitmiş ama birileri tarafından işletiliyor? Bu meçhul kişi kimdir acaba?
Sayın başkan şeffaflıktan ve hesap verilebilirlikten bahsediyorlar. Olması gereken bu tamam ama TBMM’indeki oturumlar dahi televizyonlardan halka ifşa ediliyorken, bizim belediyenin toplantılarında hemen kameralar kapatılıp belden aşağı vurmalar, hakaret ve küfürler gırla gidiyormuş. Yazık ki bu tür olaylar seçilmiş kişiler tarafından yapılıyor.
Haa birde Avrupa birliği fonundan gelen para konusu var sanırım 3.000.000 AVRO. Bu para arıtma tesislerinde kullanılacak bir paraymış ama çöteli ve çevre köylerdeki sakinler şikayet üstüne şikayet ediyorlar. Hastalıktan, mikroptan bu çevre köylerden birisi hastaneye getirilirse ve Allah korusun vefat ederse bunun hesabını veremez sayın yetkililer....
Konu çok zaman zaman ele alacağız yine....
Umarım bu aksaklıklar giderilir.
NOT: bir partinin yetkilileri eğer ki şaibe, yolsuzluk gibi toplumda hoş karşılanmayan konularda hala daha sessiz kalıyorlarsa yazık diyorum...
Sayın şerifoğullarının basına yansıyan şu beyanatını hatırladım. Bu beyanatı verip arkasından bende bir şeyler yazayım.
........."Tuğrul TURKEŞ ile aralarında saygılı, nezaket kuralları içerisinde seviyeli bir üslupla bir görüşmenin yaşandığını belirten Şerifoğulları, “28.12.2009 günü akşam cep telefonuma gelen mesaj; “Ali bey Feyzi beyle ilgili açıklamanızı gördüm. Baydemirle ilgili bir açıklamayı sizden görmedim, sebebini merak ettim neden?” Gelen bu mesaj üzerine doğruluğunun olup olmadığını da düşünerek gelen mesaj üzerindeki telefon numarasını aradım. Aradığımda kendisinin MHP Ankara Milletvekili Tuğrul TURKEŞ olduğunu ve bu mesajı kendisinin çektiğini, aramamdan dolayı kendileri bana teşekkür ederek, açıklama yaparsanız memnuniyet duyarım dedi. Ben de Ak Partiden istifa eden, Feyzi İŞBAŞARAN’ın Elazığ Milletvekili olduğu için Elazığ Ak Partililerin oyları ile Milletvekili seçildiği için, Kamuoyuna yansıyan ve polislerle tartışmasındaki kötü imajı ile birlikte ben Elazığ Milletvekiliyim diyerek Elazığı vurguladığı için direk Elazığ’ı ve Elazığ Ak Parti teşkilatlarını ilgilendirdiğinden ben de Elazığ Ak Parti İl başkanı olarak teşkilatlarımızın ve Elazığ seçmenimizin kararını ve hassasiyetini yansıttım."
Eyvallah bu duyarlılığınıza...
Peki Elazığ’ın bugün gerek yerel ve gerekse ulusal basında gündem olması sizi rahatsız etmiyor mu? diliniz mi tutuldu?...
Lütfen varsa bir şaibe usulsüzlük taşıdığınız misyon gereği bir değerlendirmede bulunun.....
|