ŞU TÜRKÜLERDE OLMAZSA!
Kaynağı belli değildir birçoğunun…
Ama mutlaka bir yaşanmışlık üzerine söylenilmiştir. Ya bir kahramanlığı anlatır, ya bir sevdayı. Bazıları da insanımızın espri yeteneğini!
Olmayacak olayları saza dökmeyi bilmiştir ozanlarımız; öyle ki ya mandaya yuva yaptırmıştır söğüt dalında, ya hamsiyi çıkartmıştır kavak ağacına, ya da güneşi yakmıştır sevdasıyla…
Kısacası olmayacakları oldurmayı bilmişlerdir…
Haliyle bu entelektüel birikim siyasetçilerimize de(!) sirayet etmiş, olaylara yaklaşımları ve anlatımları tam bir komediye dönüşmüştür.
Son günlerde bu komediye çok sık rastlar olduk. Mesela dersim olaylarından ötürü başbakanın özür dilemesi, şike yapanlara yönelik af yasasından dolayı Şamil Tayyar’ın özür dilemesi, Van depreminde yaşanan koordinesizlikten ötürü vatandaşların haklı tepkileri karşısında ilgili bakanın özür dilemesi gibi…
Şimdi özür dilemenin nesi komedi diyebilirsiniz!
Sıralayalım…
Öncelikle dersim olaylarından ötürü başbakanın özür dileme gibi bir yetkisi yok. Şahsı adına elbette dileyebilir ama devlet adına asla…
Gelelim Şamil Tayyar’ın özrüne.
Eğer ki çıkartılan şike yasası hoşuna gitmiyorsa özür dileme ve istifa etki vatandaşta seni anlayabilsin. Şimdi sen o özürle neyi ispatlamak istedin şahsen anlamakta zorlandım…
Eğer yürütmenin başı olan iktidara karşı bir tepki ise senin o partide bir dakika durmaman lazım. Yok, eğer meclisteki tüm partilere ve onların vekillerine ise o zamanda o meclisin havasını hiç solumaman lazım.
Gelelim Van’da yaşananlardan ötürü özür dileyen bakana…
Koordinesizlikten dolayı mağdur olan vatandaşların gazını almak için ise özrünüz tutmadı sayın bakan. Çünkü beceriksizliğinizi bu özür gidermez. Size yakışan en güzel hareket istifa etmenizdir.
Elbette ki tercih sizin!
Hamsi kavağa çıkarsa sayın bakanın, manda söğüt dalına yuva yapar ve yavrusunu da sinek kaparsa sayın başbakanın ve dürüstlük, samimiyet ve ilkeli olmak gibi ahlaki değerlere olan sevdası güneşten daha çok yakıyorsa yüreğini Sayın Tayyar’ın özrü kabul edilir…
Keşke benim öyle bir meziyetim olsa; ama neyaparsın ki yok…
Mutlaka benim gördüklerimi gören bir ozanımız mevcuttur ve yakın zamanda her birisi için bir türkü yakar ve güzel güzel bizde dinleriz…
|