YÜREĞİNİ GENİŞ TUTMAK…
Adamın birisi kızını everecek ama maddi durumu istediği gibi işleri yönetmesine uygun değil. Kızı; rahmetli eşinin kendisine biricik emanetidir ve bu yüzden baba kızına gerekeni fazlasıyla yapmanın derdinde…
Babasını son günlerde düşünceli gören kızı ise; babacığım biliyorum yeni ev kuranların sıkıntısı hep anne-babayadır ve sende bu sıkıntıları çok yakından yaşıyorsun; gönlünü geniş tut her şey olacağına varır der…
Her seferinde bunu duyan babayı ise kızının söyledikleri daha büyük düşüncelere sevk eder. Çünkü “gönlünü geniş tut” sözüyle neyin kastedildiği bellidir ve baba kızının bu sözü bilerek söylediğini anlamıştır.
Bir hal, çıkar yol arayan baba; durumu en yakın arkadaşına anlatır ve yardım diler. Bunun üzerine o yakın arkadaş babaya döner ve der ki: bak biz yıllardır kardeşten öteyiz. Sen sanıyor musun ki eğer biz birbirimize bilerek ya da bilmeyerek gönlümüzü geniş tutmasaydık bugünlere gelirdik?
Kızın çok mantıklı bir şey söylemiş ve senden mevcut durumunun içinde gönlünü geniş tutmanı önermiş.
Daha ne istiyorsun?...
Demiş. Baba eve dönmüş ve kızına dönüp; bugün benim için çok kıymetli olan arkadaşımla konuştum ve bir karara vardım. Gönlümü geniş tutacağım ama sende evlenip barklanınca eşine gönlünü geniş tutacaksın demiş…
Uzatmayalım onlar ermiş muradına biz çıkalım kerametine…
Ben buradan asıl gelmek istediğim yere geleyim.
Yıllardır bu millet her şartta devletine karşı gönlünü geniş tutmuş ve verebileceğinin azamisini vermiştir ve verecektir. Lakin millet gönlünü geniş tutarken karşılığında da o nazlı devletinin de biraz kendisine karşı geniş gönüllü bakmasını içinden geçirmiştir.
Devlet borç yükünün altına girmiş; Millet seferber olmuş;
Devlet savaşa girmiş; Millet cephelere koşmuş;
Devlet elinden evini barkını almış; Millet hoş görmüş;
Buna karşılık devlet millet ne yapmış?
Devlete hizmet edile diye gurbet ele göndermiş millet evladını; Devlet çakallara yem etmiş…
Toyla, dernekle asker eylemiş evladını millet; Devlet cenazesini getirmiş ve oğlun katledildi demiş;
Millet vatan sağ olsun, evladım şehit oldu demiş; Devlet ise senin ananın, bacının başı kapalı diye okullara, hastanelere sokmamış.
Dün çocuklar cahil kalmasın, ilim irfan öğrenip vatanına devletine iyi birer birey olsunlar idealiyle dağ-taş demeden kutsal görevini ifa etmek için köyüne giden öğretmenleri; çakalların eline vermiş ve koruyamamıştır bu devlet…
Artık yeter bu millet gönlünü geniş tutar, tutar ancak biraz da devlet fedakârlık yapsın…
Gına geldi artık her gün şehit haberi duymaktan ve kaçırılan devlet görevlisi, vatandaş haberi almaktan…
Ya bu işi çözersiniz, yada artık ben gönlümü geniş tutmayacağım…
|