Çok değil aslında 2005 yılında Samsun’dan gelmiş, çevremi oluştururken özen göstermeye dikkat etmiştim. Çünkü az değil yirmi bir yılımı dışarıda geçirmiş, çocukluk ve gençlik yıllarındaki arkadaşlarımdan uzak kalmıştım. Öncelikle Emre kardeşimle tanışmış ve onun samimi duygularla hayata geçirmeye çalıştığı ülkümüz.net sitesinde zaman zaman sanal ortamda seminerler vererek; Arvasi hocanın felsefesi olan “kendin bilmek ve bildiğini aktarmak” düsturuyla iç dünyamda kopan fırtınaları dillendirmeye başlamıştım.
Daha sonra uchilal.net ve akabinde de neden Elazığ’da muhalif olmayı ve yanlışları dile getirmeyi prensip edinmiş bir yerel internet medyası oluşturmayalım? Sorusuna cevap aramaya başladık.
Öncelikle Emre ve Levent kardeşlerimle bu konuyu uzun uzun tartıştık, akabinde önce Ahmet hocamla ve daha sonra İşbarahan hocamla acaba başarabilir miyiz? endişelerini göz ardı ederek bismillah dedik.
Önce Elazığ’ın güçlü kalemlerinden Hadi Önal, Yusuf Boydak aramıza katıldılar. Daha sonra sevgili kardeşim ve meslektaşım Sebahattin Devecioğlu…
Elazığ’da ses getirmeye başladığımız o dönemlerde sitemizde yazmak isteyenler oldu. Biraz acemilik olsa gerek hiç kimseyi geri çevirmemeye özen gösterdik ama yanlış yaptığımızı da fazla bir zaman geçmeden anladık. Çünkü yazmak; yürek isteyen bir durum idi…
Zaman içinde o yürekli duruşu gösteremeyenlerle yollarımız ayrıldı.
Daha sonraları Ergun Kaftancı hocamın genel yayın yönetmenliğini yaptığı ulusal gazetelerimizden günboyu gazetesinde; yine sitemizden Ahmet hocam, İşbarahan ve ben belli bir süre dönüşümlü olarak haftada 2-3 gün düşüncelerimizi ve endişelerimizi dile getirdikten sonra; önceliği kendi sitemize vermeye karar verip müsaade istedik.
Bu arada da Ergun Kaftancı hocamızdan bizlerle beraber sitemizde yazmasını rica ettik. Sağ olsunlar bizleri kırmadılar…
İlerleyen süreçte yine üniversiteden Mustafa Yağbasan hocam ve Vedat Demirbağ ile beraber Melih Buğra Kopar kardeşlerim aramıza katıldılar. Elbette ki Tonyukuk ve her şeyi bilen nam-ı değer Adem Bilir’i unutmak ne mümkün!
Bizleri bir arada tutan değer maddi bir beklenti olmadığı için daha samimi ve içten davranabiliyorduk. Çünkü sevinçlerimizde endişelerimizde ortak paydamızdı. Hedefimiz ise gerek ülke ve gerekse Elazığ kamuoyunda ilkeli bir duruş sergilemek ve güzele, iyiye destek; çirkine ve kötüye ise fırsat vermemekti. Çok şükür ki bu hedefimizden zerre sapmamız olmadı…
Zaman zaman tehdit boyutunu bulan yazılar ve ısmarlamalar! oldu ama bizim için sadece lafta kalacağını bildiğimiz girişimlerdi. Çünkü prensiplerimizden birisi de öyle ucuz kahramanlara meydan bırakmamaktı!
Bizler yüreğini ortaya koymuş insanlarız bunu da herkes bilmeli diyorduk…
Ve bildirdik.
Ama ağır aksak işleyen ve benimde rahatsızlık duyduğum bir konu vardı ki bir türlü çözüme kavuşturamıyordum.
Siteyi daha sık güncellemek!...
Çok şükür onu da halletmenin huzuru içerisindeyim bugün.
Artık Elazığ kamuoyuna daha rahat sesimizi ulaştırabiliyoruz.
Bizim arkadaşlığımız ve dostluğumuz ne yol arkadaşlığı; nede rol arkadaşlığı…
İdealist insanlarda bulunan ve kabre kadar inşallah sürecek olan gönül arkadaşlığıdır.
Siyasette değerleri belirlemek herkesin hedefidir ama biz daha da ileri gidiyoruz ve birilerinin belirlediğini zannettiği değerlerin aslında ne kadar değersiz olduklarını ifşa ediyoruz. Yani muhalif bir bakış açısına sahibiz…
Benim dünya görüşüme yakın olanlara torpil yapayım diyende yok içimizde çok şükür!
Aslında yazılarımızı dikkatli inceleyenler gereksiz bir bilgi sunduğumu anlamışlardır muhakkak ama ben yinede hatırlatmak istedim. Okuyucularımdan özür dileyerek ve amiyane tabirle “yalakalık” denen hastalığın bizim lügatımızda karşılığının “hainlik” olduğunu belirtmek istedim sadece…
Evet; işte zaman çabuk geçiyor derken geriye dönüp baktığımda bizler çok şeyi başarmışız ama yeterli değil.
Bundan sonraki hedefimiz;
—Çiçek-böcek yazanlar gibi sadece günü kurtarmak değildir.
—Kamuoyuna gerçekleri aktarmada objektif olmayı göz ardı etmeksizin SES VERMEK’tir.
—İlkeli, dürüst ve en önemlisi muhalif bakış açımızı daha sertleştirmektir.
—Çözümsüzlüğün değil, basiretsizliğin olduğunu ve çözemeyenlerde ise irade ve kişilik sorunlarının olduğunu haykırmaktır.
Sizlerden isteğimiz ve dileğimiz ise bu yolda ve hedefte başarılı olmamız için dualarınız ve destekleriniz olacaktır…