İdrak ettiğimiz şu mubarek aylarda Yüce Mevla'm bizlerden ve nefsimizden uzak kılsın...
Değer verdiklerimizde olmaması gereken iki kötü haslet...
Keşke hiç kimseyi bu iki kelimenin kullanıldığı cümlelerle anlatmazsak... Ama işte ortamı kendileri hazırlıyor!.
Birilerine fırsat verilmesi güzel bir şey ama bu fırsat insanlarda “ne oldum delisi” bakışlarına, duruşlarına dönüşüyorsa; aslında ne kadar kötülük etmişiz diye düşünmeden edemiyor insan...
Müslüman, kibir ve gafletten uzak durmalı.
“Küçük dağları kendisi yaratmış” edasıyla fırsat verdiğimiz kişi; sağa sola önce amiyane tabiriyle güzel bir fırça atıyor sonrada dönüp affedin; bu yaptıklarımı, söylediklerimi bir gaflet anında yapılmış, söylenilmiş kabul edin!
Oh ne ala önce pisle, sonra temizle...
Millette saf ya, yuttu!
Hani çok meşhur bir söz vardır:
Bir kişiyi üç şeyle deneyeceksin; makam, para ve zaaflarıyla...
Bu üçünden en çok birisi o kişide mevcut olsa dahi ona yetki vermek sıkıntılı bir durum.
Bu üç kötü özellikte imanın zayıflığındandır.
Ve devreye şeytan girer; önce insanın aklına, mantığına hükmeder!
İktidar olacaksan, güç olacaksan benimle pazarlığa gireceksin...
Yanlışları doğru gibi yansıtmanın yolu, iman kalelerini yıkmakla başlar.
İman kalelerini yıkmanın da yolu şeytanla yapılan pazarlığın ilk şartıdır. Sonrası mı?
Bizim memlekette bir söz var.
“Her taraf teşt!”
Ve birileri çıkıp kral çıplak demeye başlayınca da, fütursuzca uygun bir yafta bulduracaksın ve alaşağı edeceksin!
Sığıntı ise daha beter...
Efendim ben mi aldırdım içeri diyeceksin!
Alanlara o fırsatı, yetkiyi kim verdi?
Yeni anayasa diye referandum yapacaksın ve ileri demokrasi adına diyeceksin...
İşine gelmeyenleri yaka paça derdest edeceksin!
Ama unutmaman gereken tek şey var!...
Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak...
Hayat denen süreçte yaptıkların; öldükten sonra karşına bir bir çıkacak ve mizan terazisinde tartılacak!
Ve yüzüne bir şamar gibi vurulacak...
Kibrin ve gafletin yüzünden insanları mağdur ettin. Bu kul hakkına girer...
Ondan sonra uğraş ki ben hakkımı helal edeyim sana...