DİJİTAL AKP!
AKP’nin iktidar sürecini gözden geçirdiniz mi hiç?
Önce askerlerin piyasaya sürdüğü kaset ve belgelerle mağdur rolünü oynadı ve iktidara geldi. Daha sonra yerel seçimlerde bu yöntem kullanıldı ve vatandaşlara yine yutturuldu!
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de dijital teknoloji kullanıldı...
Referandum sürecinde Deniz Baykal’ın dijital kaseti çıkartıldı ve daha sonrada MHP’lilerin...
Bitti mi?
Yok...
Önce dijital teknolojinin bir başka boyutu olan tele kulak dinlemeleri yapıldı ve yeni bir terör örgütü kurgulandı!
Ama kendi partisinden birilerinin yaptıkları suç sayılmadı! Özel hayata müdahale edenler dışarıda fink atıyor hatta bunu yapanları kamuoyu terörist olarak kabul ederken başbakan hiç meydanlarda bunu dile getirmiyor.
Belgelerle sabit olan bir durum var ki adaleti tahsis etmesi gerekenler dahi bu konuda sessiz ve tepkisiz...
Malum kasetleri yayınlayan sitenin domain ve diğer masraflarını karşılayan yani kara kutusu olan şahıs dışarıda...
Hatta Devlet Bahçelinin basına da verdiği malum telefon numarasının sahibinin adına (8300) adet telefon hattı çıkıyor, bu gencinde kara kutunun elemanı olduğu tespit ediliyor ama adalet yine derin!uykuda...
Kendi yandaşlarının yaptığı suç değil, onlarca insanı mağdur edenler suçlu değil ama telefonları dinlenenler, kasetleri çekilenler, basılmamış kitabı olanlar, yandaş ve yalaka basın tarafından linç edilircesine hakkında haber yapılanlar suçlu!
Sana servis yapanların kim olduğu kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Unutulmuş olabilir diye bir hatırlatma yapalım. Bunlar bizim değil kendilerinin itiraflarıdır...
BOP eş başkanı olduğunu, Kürt sorunu olduğunu, İmralı canisi ile görüştüğünü, ABD ve AB’nin görüşlerine göre hareket ettiğini kendisi söylüyor.
Servis yapanların kim olduğunu anlamışsınızdır!
Ama bir şeyi unutmamak gerek...
Cüneyt Zapsunun ABD’li yetkililere söylediği bir söz vardı “Niçin kullanmıyorsunuz?” hatırladınız mı?
İşte onlar gün gelir bir çırpıda harcarlar insanları...
Dijital iktidarın sonu iyi olmaz çünkü sana servis yapanlar bakarsın reset düğmesine basarak bir anda siyaset arenasından silebilir!
****
Artık yeter!
Bu kadar izansızlık ve insafsızlık tahammül sınırlarını aşmaktadır ve ülkücülerin sabrı kalmamıştır. Demokratik haklarımızı, özel hayatlarımızı, sevdamızı, olmazsa olmazlarımızı dumura uğrattığınız.
Ülkücü hareketin sembol isimleri bitmez çünkü ülkücüler karşılıksız sevmesini bilenlerdir. Sizin çakma Müslüman ve militanlarınız gibi menfaat peşinde değillerdir. Akılları ve ferasetleri Allah rızasına mahzar olmak için açıktır.
Bir devlet düşünün ki vatandaşlarını fişlemek için her türlü yollara tevessül etmektedir. Bir devlet düşünün ki tam anlamıyla faşist uygulamalarla insanlarını içeriye almanın yollarını mubah görerek hareket etmektedir.
Başta yadırgadığım“devlet yoksa millet var” söyleminin çok haklı olduğudur...
Ama hiç unutulmamalıdır ki ülkücülerin kanı dikine akar ve bir anda tek yürek olmayı başarabilirler!
Eminim ki yarın istasyon meydanında gür bir sesle bunun cevabı verilecektir...
Ve eminim ki ortak ses “devletin başına devlet gelecek” ve “ülkücü hareket engellenemez” olacaktır...
****
Sayın Balık’ın söylemi çok yanlışmış...
AKP’nin dördüncü sıra adayı Sermin Balık bir ortamda şu ifadeyi kullanmıştı:
Biz beşi biryerdeyiz ve kulpumuz da Tayyip Erdoğandır!
Hatta daha ileri gitmiş ve
“Biliyor musunuz biz 5-0 alacağız seçimleri. Millet bize beş milletvekili için oy verecek. Kime verecek biliyor musunuz bu oyları: 1 Başbakana, 2 Ak Parti’ye 3 Recep’e 4 Tayyip’e 5 Erdoğan’a...
aslında işin rengi öyle değil...
Elazığlı; yolsuzluklar yüzünden, bölücülüğün ve terörün had safhaya getirilmesi yüzünden, ekonomik kaygılardan ve işsizlikten, Elazığ’ın sekiz yıldır bu iktidar tarafından sahipsiz bırakılmasından ve vatandaşı fakirleştirip yandaşları zenginleştirmesinden ötürü oylarını vermeyecekler...
|