|
ÖSYM NEDEN ŞÜPHELERİ GİDEREMİYOR...
ÖSYM NEDEN ŞÜPHELERİ GİDEREMİYOR...
Sınav sonuçları açıklandı ama şüpheler daha da arttı. Bu konuda yapılan bir kamuoyu araştırması da bu sonucu teyit edercesine çarpıcı sonuçlarla dolu...
Her şey bir yana gençlerin ümitlerini bitirmemek adına hükümet gerekeni yapmalıydı ve bu konuyu siyasete malzeme etmemek adına gerekli yaptırımları hayata geçirmeliydi. Bir milyon yediyüz bin genç ve aileleri farklı çevrelerin yönlendirmesiyle ve kamuoyuna yansıyan bilgi kirliliği yüzünden devlete olan güvenini yitirmiş durumda...
Haklı gerekçelerini öncelikle sıralamakta fayda var.
Öncelikle farklılık olsun diye sınava giren adayların adına düzenlenmiş soru kitapçıklarından farklı olarak basına verilen master kitapçıktaki sıralama...
Daha sonra mod ve medyan konusunda sınavdan birkaç gün önce internet üzerinde yapılan aramaların yoğunlukları...
Master kitapçıktaki soruların cevaplarının istatistiksel kavramlar olan mod ve medyanın özelliklerine göre şifrelenmeleri...
Sınav merkezlerinde; özellikle bazı illerde haremlik-selamlık uygulaması...
Sonuçlar açıklandıktan sonra yapılan itirazlar çerçevesinde düşük puan alan öğrencilerin puanlarının yükseltilmesi...
LYS dışında ÖSYM’nin yapmış olduğu diğer sınavlarda da “kuvvetli şüphelere” yol açacak olan bazı uygulamalar...
Bu saydıklarımız bugüne kadar tespit edilen eksikliklerdir! daha neler çıkar bilinmiyor. Ortada ise yıpranan bir kurum ve geleceklerine ipotek konulduğunu düşünen gençler var...
Diğer yandan ise ÖSYM başkanının ilk açıklamalarıyla tatmin olan başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan!
Buraya kadar yazdıklarım kamuoyunun da bildiği değerlendirmelerdir ve oldukça objektif yansıtmaya çalıştığıma inanıyorum...
Sosyolojik olarak bir milletin yok olmasına çanak tutmak istiyorsanız; öncelikle devletine olan güvenini sarsacaksınız. Daha sonra ise şüphelerle dolu beyinlere “ötekiler ve bizler” virüsünü enjekte ederek kategorileştirilmiş kişiliklerin meydanlara inmesini sağlarsınız. Bu meydanlara inmiş kişileri birde “karşılarına kendi gençliğinizi meydana sürmekle” tehdit ederek fişeklerseniz buyurun size büyük bir kaos ve çatışma...
Devleti yönetenlere burada büyük bir görev düşmektedir ve sonucunda kendi hanesine olumsuz etkisi de olsa gerekeni yapmakla mükelleftir. Bu bir sorumluluktur hatta önceliktir...
Yaklaşan seçimlerde AKP’nin hanesine bu tepki çok olumsuz yansıyacak ve belki de uyarıdan öte cezalandırma tepkisi olacaktır. Bu konu muhalefetinde elini güçlendirmektedir hatta hükümetin yaptığına inanılan diğer yanlış uygulamaların örneklendirilmesinde tutarlı ve inandırıcı delil olarak gösterilmektedir.
Mesela hükümetin ÖSYM konusundaki savunmacı tavrı; gerek bakanlıklarda ve gerekse belediyelerde olduğu söylenen yolsuzlukların aynı mantıkla sümenaltı edildiği görüşünü pekiştirmektedir.
Son olarak Van’da sağlık sektöründe yapılan bir yolsuzluk iddiası hakkında Cumhuriyet Baş Savcılığının vermiş olduğu soruşturma kararının ilgili bakanlıkça durdurulması isteği...
Yada örneği Elazığ’dan verecek olursak; belediye hakkında hazırlanan iddianamenin akıbeti...
Sonuç olarak ne devleti; ne de devletin kurumlarını yıpratmamak gerekir. Bu millet, devletine“ana- baba” gibi değer verir ve sahip çıkar lütfen değerlerimizin sulandırılmasına fırsat vermeyiniz...
|
 |
2011-05-09 |
|
Bu yazı |
500 |
kere okundu |
|
|