NE KADAR SEVENİ VARMIŞ!
Bir ramazan ayında Cuma günü... Cuma vakti...Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında Hızır aleyhisselam da var genç, ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır ın yanına kırk yaşlarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta...
Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır a.s. adamı dürtüklüyor:
- Uyuyacaksın, der. Adam:
- Uyumam, beni rahat bırak.
Hızır a.s. ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek:
- Uyuyacaksın dedim, der. Adam:
- Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz.
Hızır a.s. susar ve gözlerini kapar, boynunu büker Allah a yönelerek:
- Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok.
Cevap gelir:
- Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...
Allah sevdiklerinden etsin... Sevmek, seviyorum demek bir iddia. İş sevilenlerden olmak...
Buna kıssamı yoksa hikayemi dersiniz orası beni pek ilgilendirmiyor!
Ama ben bu aktardığımdan bir sonuç çıkartmayı, en azından birilerini uyarmayı uygun gördüm.
Yaklaşan seçimlerden ötürü çeşitli partilerden aday adayları boy göstermeye başladılar. Bu şehirde bir heyecan yaratıyor ve çokta hoş bir şey...
Ama sakat olan tarafı ise aday adayı iken bu kadar para harcamaları!...
Kimsenin parasında, pulunda gözümüz yok ama dikkate şayan çarpıklıklar ve çelişkilerle dolu bu aday adaylarımızın halleri ve tavırları...
Mesela Elazığ spor kaynak diye kıvranırken bu ağabeylerimizden, ablalarımızdan ses çıkmaz.
Paranın zoruyla kendilerini sevdirmeyi, kabul ettirmeyi istiyorlar ama bu sevgi gelip geçicidir.
Bana göre gönülden sevilen olsalar daha iyi olur.
Bırakında vatandaş sizi para, pulla sevmesin! Sizi yaptıklarınızla ve yapacaklarınızla sevsin. Yarın meydanlarda sözleriniz ve tavırlarınız konuşulsun ve yad edilsin. Televizyon ekranlarında bolca vaatlerinizi dinliyoruz. Yarın vatandaşın karşısında “benim bir hayalim vardı” ama olmadı diye başlarsanız vay halinize!...
|