DEĞİŞİM Mİ, DUYARSIZLIK MI, GERÇEKLER Mİ?
Toplumların değer ve inançlarında kaymalar yada sapmalar oluyorsa bilinen ve bilinmeyen sebepleri derinlemesine analiz edilmelidir.
Öncelikle sorumluluk; ebeveynlerden başlar ve daha sonra eğitimle devam eder. Ama eğer bilinçli ebeveyn yoksa yada eğitim sistemin nesiller arasında köprü olması gereken bilinci verememişse suçlu kim?
Vicdanlar ayağa kalkmalı?
Ve sormalı suçlu kim?...
Hani derler ya zaman en iyi ilaçtır diye...
Azla yetinmek gerek eyvallah...
Ama bilinci az olan bireylere tahammül edilmiyor.
Mesela epeyi zamandır gündem olan bir konuyu araştırmayı çok istiyorum ama nasip diyelim.
Millet mefhumunu sık sık ağzımızda sakız yaparız değil mi!...
Ama yitirdiğimiz yada değişime uğrayan değerler ve mefhumlarımızı neden, niçin, ne zaman, niye?...gibi sorularla araştırma gereği duymuyoruz.
Çanakkale’de vatan “namusdur” diye kurşunlara gülerek hoş geldin diyen “serdengeçtilerin, onbeşlilerin, Galatasaraylıların duyarlılığı bugün neden yok?
Millet kavramının alt bileşenleri olan dil birliği, ülkü birliği, vatan birliği, inanç birliği, bayrak birliği...
Neden önemini yitirdi?
Kimler; toplumu hangi yöntemleri kullanarak değiştirdi?
Dilimizi neden az kullanır olduk? yada dil, birliğimiz için gerek ve yeter şart değildir varsayımını beyinlere niye enjekte ettiler?
Son yapılan kamuoyu araştırmasında “iki dil tartışması” seçimlerde parti tercihinizi etkiler mi? sorusuna evet diyenlerin oranı %10 hayır diyenlerin oranı %55. yani toplum bunu kabullenmiş gibi gözüküyor.
Gelelim federatif yönetim şekline...
Her bölgede farklı bayrak (bazıları sancak, flama...gibi çok anlamsız yaklaşımlar sergiliyor) konusuna...
Bu soruya verilen cevap ise tam tersine bir duyarlılık gösteriyor.
Self-determinasyon diye bir konuyu gündeme getirenler çoğunlukta...ama buna karşı ulus devletin, üniter yapının korunması konusunda alternatif fikirler üretemeyen siyasiler, bilim adamları ve devlet adamları peşinen teslim olmuş bir haldeler.
Eğer öyle olmasaydı Türk milleti kavramını “alt-üst kimlik” diye sorgulatmazlardı.
Neo-liberallerin ve amerikanvari! Düşünenlerin görmediği yada görmek istemediği gerçek ise daha başka.
1. dünya savaşı ardından ABD başkanı Wilson tarafından ortaya atılan bu kavram, imparatorlukların parçalanmasına hizmet etmiş,her ulusun kendi ulusal devletine sahip olması anlamında kullanılmıştır. 2. dünya savaşı ndan sonra anlam değiştiren kavram, yalnızca ana ülkeyle arasında deniz bulunan sömürgelerin bağımsızlıklarını kazanmaları anlamına gelmiş, ayrıca mikro milliyetçiliklerin önüne geçmek için ayrılandan ayrılınmaz ilkesi getirilmiştir.
Daha sonra bu ayrımcılık safsatasının tutmayacağını ve bölünmenin kar değil zarar olduğunu görenler yine bu kesimlerdir.
Diyarbakır’da yapılan son demokratik toplum kongresinde ilk başta yukarıda bahsettiğim görüşün hakim olduğunu malum “açılım” fikrinin beyin takımından olan proflar! Televizyon ekranlarında konunun tartışılmaya başlanmasıyla hemen kıvırdılar ve hayır demeye başladılar.
Yeni görüşlerini de desteklemek için ise İspanya, İrlanda örnek teşkil etti haliyle...
İmralı canisi iyi bir insan, görüşülmesi gereken bir kanaat önderi oldu ve sonuçta toplumu şöyle bir bilincle yönlendirdiler.
Ayrı bayrak, ayrı toprak isteklerinin yerine kültürel self determinasyon ağızlarda sakız yapıldı. Çünkü dünya üzerinde her etnik gruba toprak parçası verilmesi fikri, içinden çıkılmaz durum haline gelmeye başladı. İşte bu mesele bir yerlerden servis edilmeye başlayınca ülkedeki kaotik ve korku ortamını pompalayanlar hemen bu fikre sahip çıktılar. Ortamı dramatize etmek için ise sivil toplum örgütlerini ve neo-liberalleri de medyada boy gösterir hale getirdiler. Örnekleri de ispanyadaki ETA, İrlanda’daki IRA oldu!...
Ama Türkiye için en tehlikeli ve güvenilmez ülkeler hangileridir diye sorulduğunda ise Amerika ve İsrail ilk iki sıradalar. Bu sizce de bir çelişki değil mi?
Ne ilgisi var? Diyorsunuz...
Yukarıdaki bilgilerden sonra bu soruya abesle iştigal denir...
Peki bu durum sizce hangisidir? Diye sorsam ve şıkları şöyle sıralasam ençok hangisi tercih edilir?
a)değişim
b)duyarsızlık
c)gerçekler
cevabını gelen mesajlara göre sizlerle paylaşacağım söz....
|