CİBİLLİYET...
Cibilliyet...
Padişah birgün vezirini çağırmış...
Ve sormuş eğitim mi? cibilliyet mi? daha önemlidir diye...
Vezir düşünmeden hemen cevap vermiş...cibilliyettir Devletlüm!
Bu cevaba burun kıvıran padişah hemen bir ferman çıkarttırmış ve tellalıyla devletin dört bir yanına duyurula; demiş...
Fermanda kendisine güvenen, her şeyi eğitirim diyenleri padişah huzurunda bekler...buyruğu okunmuş.
Ve köyün birinden kendine güvenen, eğitim konusunda hayvanları dahi eğittiğini söyleyen birisi gelmiş.
Padişah huzura kabul etmiş ve sormuş...
Sen her şeyi eğiteceğini söylermişsin. Sana yüz kese altın benim şu kediyi eğit...
Eğitim konusunda kendisine güvenen köylü hemen kabul etmiş ve arkasından sormuş?
Kendiyi ne şekilde eğiteyim devletlüm?...
Padişah, kedi bize hizmet etmek üzere eğitile...buyruğunu vermiş.
Altı ay sonra köylü; padişaha huzura gelmek istediğini iletmiş ve eğitimin bittiğini söylemiş!...
Devlet erkanının huzurunda köylü kediye misafirlere çay servisi yapmasını ve erkanda bulunanlara mimikleriyle jestler yapmasını söylemiş...
Kedi; hizmet yaparken bir yandan da mimikleriyle misafirlere küçük dokunuşlarla sadakatini belirten jestler yapmaya başladığında vezir cebinde getirdiği fareyi kedinin önüne doğru atmış ve o anda ortalık karışmış...
Elindeki tepsi bir yana, fincanlar bir yana savrulmuş ve kedi devlet erkanının huzurunda fareyi köşe bucak kovalamaya başlamış....
Padişah dönmüş ve köylüye hiddetli bir sesle bağırmış...
Hani eğitecektin ne oldu! diye sormuş?
Köylü gariban yutkuna dursun hemen vezir araya girmiş ve;
padişahım cibilliyet! cibilliyet! diye seslenmiş.
Bugün eğitilmiş dev kediler ülkemizde!...
Ve eğitimlerini de üstelik dışarıdan almışlar...
Servislerini de dünya dillerinden olan İngilizce, Almanca, Rusça, Fransızca velhasıl eğitildikleri dillerde veriyorlar...
Allah muhafaza eylesin bizleri...
İnşallah en kısa zamanda devletlümüz uyanır....
|