İKİ DİL, İKİ MİLLET. İKİ MİLLET, İKİ DEVLET DEMEKTİR...
Başlığa bakıp da hadi canım demeyen sanırım olmaz....
Olanda zaten bölücüdür, ayrılıkçıdır. Bunun başka tanımı da olmaz.
Açın sözlükleri bakın ve millet kavramının içini dolduran öğeleri inceleyin. Bu sadece bizim için tanımlanmamıştır. Geneldir...
Amerika’yı ele alın; dil birliğini sağlamlaştırmak için yasa çıkartıyor.
2007 yılında İNGİLİZCE BİRLİĞİ KANUNU ÇIKARTTI.
Neden?
Kendilerince açıklamışlar...
Eğitim ve yazışma masraflarından kaçınmak için, ülkedeki az gelişmiş bölgelerin dil farkı nedeniyle daha da geri kalmasını önlemek için (Birleşmiş Milletlerin resmi dil için ortaya koyduğu gerekçe budur ve buna atıf yapıyor) ve nihayet gerçek gerekçeyi ortaya koyuyor.
ABD’deki farklı etnik köken, kültür ve dilleri birleştiren “temel olgu” olduğu gerçeğinin kabul edilmesi...
Evet işte ABD her ne kadar kendi sınırları dışındaki ülkeleri karıştırırken sınırları içinde olabilecek sıkıntıları çıkarttığı yasalarla bertaraf etmenin hesabında...
Peki 350 milyonluk nüfusunun yaklaşık üçte birinin İspanyolca kullandığını da bir tarafa not edelim...birde buna Almanca dilinin ağırlığını ekleyelim. Bitmedi bunun yanında alınan göçleri koyalım ve ortadaki dil karmaşasını hesaplayalım.
Peki bu kadar sıkıntılı ABD’li yetkililerin Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetme yetkisini halkından alan ve 2001 den sonra iktidar olan AK Partinin önce Kürt açılımı ve en sonunda “milli birlik ve kardeşlik” adını verdikleri projelerini neden desteklediklerini ve asıl amaçlarının ne olduğunu az buçuk belli eden ifadeleri neymiş bakalım.
Basına da yansıdı okumuşsunuzdur aslında ama biz yine bir alıntı yapalım.
Murat yetkin; hani ntv de program yapan ve radikal gazetesinde köşesi bulunan değerli bir yazar. Bu ABD’li yetkili ortadan konuşurken birden deyiverdi. Kürtçe konusunu çözmek bu iktidarın en büyük başarısı olacak....
Keşke acar gazetecimiz sorsaydı yada sorabilseydi...
Sahi büyükelçi siz dil sorununu nasıl çözdünüz ve bize öneriniz ne olur?
Ama sanırım 2007 de ABD nin İngilizce dil birliği yasasından bihaber....
Bakın biz Üniter Devlet anlayışımızdan vazgeçmeye çalışırken ABD ne yapıyor?
Kamu ve özel tüm işyerlerinde İngilizce konuşulması, vatandaşlık başvurularının güvenlikten sorumlu bakanlıkça “İngilizce bilme şartına” bağlı olarak incelenmesi gibi bir sürü şart....
Ne için?
Üniter yapısını korumak için...
Bizdeki aydıncıklar! İse tam aksine üniter yapının bozulması yönünde hareket ve görüş birlikteliğindeler...
Bir kesim ülkenin normalleşmesi için bu açılımların cesur bir şekilde devam ettirilmesini, bundan cesaretlenen bölücü akımlar ise daha çok isteklerde bulunuyor, bir kesim nemelazım deyip cebini doldurmanın derdinde ve bir kesimde ülkemi böldürtmemin derdinde...
Sahi ülkemizi yönetenler hangi kesimin içinde?....
O zaman son vuruşu yapalım ve uyaralım...
Çünkü biz bu devleti kuranların, bu necip milletin evlatlarının neler çektiğini bilerek ve dinimizin “ yanlış yolda olanları uyarınız” emrine riayet ederek;
“İki dil, iki millet. İki millet, iki devlet demektir. Dünyanın kalbi konumundaki bu topraklar üzerinde ya tek dil, tek millet, tek bayrak, tek devlet var olur. Ya da, dünya yangın yeri olur” İhanete ‘dur’ demek adına bir dizi eylem ve etkinlikte bulunmanın zamanı gelmiştir ve geçmektedir....
|