|
ÜRETMEYİN! TÜKETİN...
ÜRETMEYİN! TÜKETİN...
Yağmur yağınca çukurlarla dolu olan cadde ve sokaklarda dolaşmanın zorluğuna inat bu Pazar yolları bayağı aşındırdım. Sırf Elazığ’ın ve Elazığlının neleri üretmeye yönlendirildiğini görmek için.
İzlenimlerin aslında herkesin malumudur ama bir kez daha yazayım.
Elazığ’da fabrika bacaları tütmüyor; tüten fabrikalarda çok şükür kapatıldı. Bu yüzden şehir merkezinde insanlar hayatlarını idame edebilmek için bol bol mağaza açmışlar ama genel manada kolonlaşmış gibi birbirlerinin benzerleri...
Diğer illerde üretilmiş ve Elazığlıların tüketmesi için aracı kurumlar gibi bu mağazalar yada işyerleri ürünleri satışa sunuyor. Ara sokaklarda ise genelde ya cafe, kahvehane yada manav ve fırınlar...dikkat edilirse hep tüketime dayalı değil mi efendim.
Peki Elazığlı tembel midir? İnsanlar bir konu hakkında karar verirken temelde iki kaynak kullanır: birincisi gözlemleri; ikincisi resmi kaynakların açıklamaları...
İkincisinden hareketle son açıklanan illerin gelişmişlik ve işgücü kriterleri. İŞKUR tarafından açıklanan 2009 verilerine göre resmi kayıtlı işsiz oranının yüzde ondört (%14)olduğu açıklanıyor. Türkiye genelinde işsizlik oranı ise %11 olarak açıklandı. Bu oran geçmiş yıllara göre artmıştır. Birde kayıt dışı olanların sayısı ile beraber bu oranın %25 civarında olacağını tahmin etmek zor değildir.
Peki buna karşılık Elazığ’da öncelikli istihdam alanları neler diye bakıldığında zaten var olan öz kaynaklara atıf yapıldığını hemen görüyoruz. Örneğin madencilik ve mermercilik, balıkçılık, hayvancılık, bağcılık öne çıkanlar...
Talepleri karşılar mı? bu sahalar! Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir derler...
Daha önce yazdım yine yazacağım. Efendiler, beyler ne kendinizi nede vatandaşı kandırmayalım. Elazığ tam bir memur şehri olmuştur ve üretim adına iş kolları gün geçtikçe de kan kaybediyor. Bu bilgiler resmi kaynaklardan alınan bilgiler...
Gelelim gözlemlerimize...
Öncelikle kahve köşelerinde gençliklerini üretmeden geçiren gençlere bakmak gerek. Burada elbetteki gençlerimizin de sorumsuzluğu vardır ama birde imkansızlıkları göz ardı etmememiz lazım. İkincisi az kazanayım ama sıcak para olsun mantığıyla açılan işyerleri. Mesela bölge camisinden Mezre ilköğretim okulunun köşesine kadar bizzat saydım sekiz tane manav açılmış. Bu bölgede büyük marketlerin olduğunu da dikkate aldığımda ve şahıslarla konuştuğumda gidişatın iyileşmemesine bağlı olarak bir endişe yaşandığını ama boşta kalmaktansa az kazançlı; riski az işlere yöneldiğini görmemek olmaz.
Yukarıda da yazdım. Bu konuyu evet ikide bir temcit pilavı gibi gündeme getireceğim ve “Elazığ’da güzel işler oluyor, gelişmeler inkar ediliyor diyenlere” sizin geminiz tam forsa ilerliyor elbette sizler açsından çok güzel şeyler oluyor ama sayısı bin’i bulmayanların Elazığ’ı temsil etme yeteneği ve sayısı yoktur.
Sizleri bu şehirde istisna görüyorum ve istisnalar kaideyi bozmaz lafını hatırlatıyorum.
|
 |
2010-10-04 |
|
Bu yazı |
599 |
kere okundu |
|
|