SÖZ NEDİR...
Ağızdan çıkar ve vicdanları, beyinleri ya rahatlatan yada hop oturtup hop kaldıran bir araçtır. Bir anlaşma ve derdini ifade etme yoludur. İletişim kurmanın olmazsa olmazıdır.
Ama doğru zamanda kullanılmazsa anlamı yoktur.
Söz gümüş ise sükut altındır...
Böyle demiş atalarımız....
elbette bu sözler bizlerin olumlu-olumsuz sonuçlar çıkartması için sarf edilmiştir.
Önemli olan bunlardan ders çıkartmaktır.
Söylenen sözlerin tutarlılığı yada ne kadar faydalanıldığı ise yapılan uygulamalarla test edilir değil mi!
Şimdi verilen sözler tutarlı ve testten geçmiş mi? bakalım...
Öncelikle hem içeride hem de dışarıda sıfır problem dediler ama koskoca fiyaskodur yaşananlar...
Terörü bitirmek için kararlılık gereklidir! Peki var mı kararlılık?
Allah var; demokratik açılım diye bir karar var ortada ama terörü bitirir mi? bence fiyasko ile sonuçlanacak bir kararlılık!..
Ekonomide, eğitimde, sağlıkta, işsizlikte, tarımda, endüstride kısacası sosyal adalet adına gerekli her alanda iyileştirme adına alınan kararlar ya tümden yada kısmen mutlu azınlıkları memnun etmekten başka bir çözüm üretmemiştir.
Artık toplum terörden ötürü hemen hemen her gün yaşananları kanıksadı, bir bakıma paralize oldular insanlar ve duyarlılığını yitirmeye başladı. Çünkü geçmişte sarf edilen sözler güvenirliliğini yitirdi ve hadi canım demeye başladı insanlar...
Bu kanaate nasıl vardınız? der gibisiniz...
Somut bir örnektir son İskenderun saldırısı ve şehitlere karşı olan duyarlılık efendim...
Kaç kişi yeter artık dedi? Kaç kişi şehitlerine gerçek manada üzüldü? Kaç kişi evlat acısı yaşayan ana babaların hislerini, acılarını yüreklerinde hissetti?....
Şırnak’ta şehit olan askerin kardeşini televizyonlarda izlemişsinizdir...
Ayağında ayakkabı diyemeyeceğimiz yırtık, parçalanmış Ankara lastiği vardı...
Ve bende asker olacağım kardeşimin intikamını alacağım diye figan ediyordu...onurlu bir duruş sergiliyordu...
Peki ona ne denildi?
Kardeşinin kanı yerde kalmayacak! Mutlaka intikamını alacağız!....
İyide o gencin ayağındaki lastiği hiç mi bir yetkili görmedi?
Yaşadıkları olumsuz durumu gidermek adına, en azından ailesini geçindirmek adına bir iş ayarlanamaz mıydı?
Hani devletin şefkatli elleri?
Ne güzel söylemiş değil mi Yunus Emre...
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı....
Bu bir kararlılıktır.
Bu bir duruştur.
Bu bir iradedir.
Sen istediğin kadar İsrail’i kına, tehdit et, kendini parala....
Elin adamı kıs kıs gülerek...
Hadi ordan sen önce kendi iç meseleni bitir de sonra bana hesap sor...
Saat gece oniki de iskenderunda roket patlattırır, ve aynı gün uluslararası sularda da gemileri basarım...
Biraz kararlılık gösterin efendim...
Sözlerinizin kaale alınması adına....
|