UÇMAĞA VARMAK...
Samsunda öğrenci iken Mustafa Bağışlayıcı amcanın sohbetlerinde bulunma ve ders alma şerefine nail olmuştum. Rahmetli hep anlatırdı Başbuğun nasıl bir dava adamı olduğunu...
Ve her daim duasında yüce Türk Milletinin başsız ve başbuğsuz kalmamasını niyaz ederlerdi.
Hayatının her safhasında mücadele, her safhasında gördüğü muamelelere şükür ve her safhasında Türk gençlerinin bilinçlenmesi için azim ve gayret vardı Başbuğun yaşam öyküsünde...
Tek hedefi büyük Türk birliğini inşa etmekti.
Şimdi anıyoruz ve arıyoruz.
Zaman geldi ve ecel bir törende yakaladı Başbuğumu...haber çabuk yayıldı ve bırakın Türkiye’nin sınırlarını; Dünyanın en ücra köşesinde yankı buldu...
Ve o gün tüm ülkücüler yağan karın altında başbuğlarını son yolculuğunda yalnız bırakmadılar...
Ve biliyorlardı ki
Çınarlar ayakta ölür...
Kimseye yükü olmaz ama geride kalanlar öksüz evlatlarıdır o çınarın...
İşte o çınarın evlatları bazen nefislerinin, bazen de hırslarının etkisinde kalarak yuvadan ayrıldı. Emanetini sonsuza kadar taşıyacağız sözleri ve yeminleri çabuk unutuldu birileri tarafından. Ama mutlaka herkes verdiği sözün farkına varacaktır. Bu konuda ümidim bakidir...
Hedefleri vardı, idealleri ve ülküsü vardı. Dünya Türklüğünü yeryüzünde en muktedir güç kılmaktı.
İşte bugün arıyoruz ve anıyoruz...
Ülkemde birileri çok tehlikeli bir oyun oynuyor ama "dur diyen" yok...
Birileri devletimin kazanımları ve yatırımlarını peşkeş çekiyor ama “haddini bil” diyen yok...
Birileri Türk kelimesini sakıncalı kabul ediyor ve bunun için yasalar çıkartıyor, “sen kimsin” diyen yok...
Su katılmamışa, satılmışa, ihanet çetelerine peşkeş çekiliyor ülkem, “masaya yumruğunu vuran” yok...
Başbuğum 4 nisanda Ankara tandoğan’da yemin etmiş ve söz vermiştik...
Ama birileri çabuk unuttu...
Ama bizler unutmadık, unutmayacağız...
Söz veriyoruz.....
|