SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL...
Bazen kalemimiz sivri oluyor ve kantarın topuzunu kaçırıyoruz yazılarımızda ve haliyle okuyucularımızdan eleştiriler geliyor zaman zaman...
Aslında bizlere ayrılan sütunlarda daha çok Elazığ’ın meselelerini dile getirmeyi hedefliyoruz ama bazen dokunmadan olmuyor işte siyasetine, ekonomisine, satılmışına, alınmışına...
Memlekette o kadar sorun birikmiş ki ara sıra sizin gündeminiz neden böcek, çiçek; yazın, tercüman olun diye de eleştiriler geliyor ve o gazla başlıyoruz yazmaya....
Hadi okuyucularımızı kırmayalım ve topuzu iyi ayarlayarak yazmaya çalışalım...
Bugünkü yazımın konusu ekonomi.
Ve 1924 yılında başlayan kalkınma hamlesinin o günkü şartlarda neden beşer yıllık planlamayla düzenlendiğini anlamaya çalışalım.
İlk kalkınma harekatının nasıl ve ne şekilde olacağını İzmir’de Mustafa Kemal ve arkadaşları titiz bir çalışma ile belirlemiş ve beş yıllık periyotlarla da yapılanların yada yapılanmayanların analizini yapmak için bir program belirlemişlerdi.
Bu program çerçevesinde ilk uçak fabrikası, ilk iplik fabrikası, ulaşılamayan bölgelere ve illere ulaşımı sağlamak için Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna tren yolu projesi, seka, demir çelik fabrikaları gibi ekonominin can damarı olan kurum ve kuruluşlar bir bir hizmete sunulmuş idi.
Gel zaman git zaman Dünya değişti, dengeler bozuldu ve tek güçün hakim olduğu dönemler yaşanmaya başlandı ve Türkiye’de bu değişimden etkilendi.
Bu değişim bazı ülkelerde kısmi yaşanırken bizde neo-liberallerinde etkinliğiyle fırtına gibi esmeye başladı. Ama unutulan bir şey vardı. Her rüzgar fırtına olmaz!.
Tersine de dönebilir her şey.
Kadife devrimlerin yaşandığı günümüzde mutlu bir azınlık yaratmak ve gücü sadece o mutlu azınlığa vermek bütün problemlerin çözümüdür gibi bir anlayışın sakatlığı yavaş yavaş isyanlara dönüşmektedir.
Elbette sıkılan yumrukların açılması için çaba göstermelidir devlet ve olumsuzlukları gidermenin yolları aranmalıdır.
Son kamuoyu araştırmalarında da bu çok net olarak ortaya konmaktadır. Çünkü bu ülkede öncelikli sorun olarak ekonomi gösterilmektedir.
Bir dokun bin ah işit misali dertler, sorunlar dağ misali karşımızda duruyor.
Hangi birine dokunmalıyız, öncelik hangisindedir diye düşündüğümüzde karar verebilmek gerçekten çok zor oluyor günümüzde...
Sıkıntıları çözmeye talip olanlar sıkıntı oluyorsa işte temel sorun bence burada...
Gündemi değiştirmek için çeşitli atraksiyonlar yapmak geçici bir çözümdür. Önemli olan sorunları sıfır sorun haline dönüştürecek projelerdir.
Değerli okuyucularımdan tekrar özür diliyorum evet yukarıda da yazdım bizim konumuz Elazığ ve Elazığlı olmalıydı...
ama başlıktan da anlaşılacağı gibi sussam gönül razı değil....
|