MÜHENDİSİ YABANCI OLAN TOPLUM...
Yirminci yüzyılda özellikle kürsel güçlerin etkisinde kalarak gelişen yeni bir bilim dalı! peydah oldu. bu bilim dalına kimileri toplum mühendisliği, kimileride toplumsal değişim ve gelişim bilimi gibi isimler verdiler. Aslında ne kadar gerzek ve boş bir ifade olduğu şuradan da bellidir. İnsan makine değil ki yeniden yapılandırasın yada robot değil ki yeniden kurgulayasın.
Açılım projesinin fikir babası David Phillips adında birisi....
Bu adamın yaptığı işlere bakınca, akademisyen kökenli bir araştırmacı olarak yaklaşık yirmi yıldır Türkiye, dolayısıyla da bölgedeki dengeler üzerine önemli tezleri olan Amerika’dan çok İngiltere! için popüler olan birisi.
Hatta BOP projesinin geçerliliğini obama ile beraber yitirdiğini fakat bunun yerine “model ortaklık” kavramının geldiğini ifade eden birisi. Bu söylediklerine de Obama’nın 4 temmuzda Kahire de yaptığı konuşmayı dayanak gösteriyor...
Peki bu projeyi hazırlayan, kişinin Türkiye’deki destekçileri kimdir diye bakacak olursak; Amerika’da yine bu zatın düzenlediği ve yönettiği Atlantik konseyine katılan ve malum gazetelerde köşe yazarlığı yapan 12 kötü adamında dahil olduğu yazarlar birliğidir.
Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme projesinin mimarı bizden birisi olmayan ama bizi bizden iyi tanıyan birisimidir?...
Bunun cevabını vermeden önce ileride okullarda siyaset bilimi derslerinde ibret olarak örnek gösterilecek birkaç örnekle açıklamanın daha yararlı olacağı kanaatindeyim.
Öncelikle ülkemizin güvenliği, geleceği konusunda fikir ve tavsiyelerde bulunan Milli Güvenlik Kurulunda (her ne kadar vatandaşlara yansımasa da) bu ülkede hangi kanalın futbol maçlarını vereceği gibi çok önemli!!! konular konuşulursa, TBMM’de tavana çiğköfte atma, yada birilerinin işe girmesine, alacağı ihaleye aracı olunma gibi vekilliğin birinci ve asli işinin!!! gereğini hakkıyla yapanlar olursa, anayasadan Türk kelimesinin çıkartılmasıyla terör olaylarının biteceğini iddia eden vekillerimiz olursa...(bu “olursalar” çoğaltılabilir) haliyle düşünme ve icraatlar davids phillips gibi adamlara kalır.
Obama Türkiye’ye geldiğinde özellikle Ahmet Türk ile PKK’nın tavsiyesi sonrası gelinecek noktada kuzey ırakta kurulması düşünülen “Kürdistan’ın” hayal olduğu, bunun yerine demokratik açılım paketinin uygulanması için gerekli hassasiyetin gösterilmesinin Kürt nüfusu için daha mantıklı olduğuna işaret etmesi Atlantik konseyinde alınan kararların bir sonucudur.
Başta başbakan olmak üzere yetkili ve görevli bakanlar, aydınlar, komutanlar bu açılımın ne olduğunu, içeriğinin nelerle dolu olduğunu bir türlü vatandaşa anlatamadılar çünkü kendileri de bilmiyordu. Sadece bu bir süreçtir ve olgunlaştıkça gündeme gelecektir gibi çok abes bir yaklaşım sergilemektedirler. Bunun yanında MGK’nın bu konuda tavrının ne olduğu belli değildir ve bu konuda şaşırtıcı bir şekilde suskun kalması da vatandaşı acabalarla dolu görüşlere itmektedir.
Aslında bu konuda yetkili olan kişi, kurum ve kuruluşlara sormak gerek “Sahi sizin Türk siyasetiniz ve açılımınız ne kadar “Türk” olmuştur ki Kürt siyaseti ve açılımınız da o kadar “Kürt” olsun. Sahi sizin İslam açılımınız ve uygulamanız ne kadar islamidir ki, Alevi, ruhban okulu, ermeni açılımınız o kadar samimi olsun. Sahi sizin kutsallarınız ne kadar ulvi ve yücedir ki; vatan, bayrak, iman, inanç, insan hakları, gelişmişlik, önder ve lider ülke olma hayalleriniz o kadar geniş olsun.
İşte bu değerlerin sizlerde hangi durumda olduğunu yirmi yıldır izleyen davids phillips olaya el koymuş ve belirleyici olmuştur.
Bana göre açılımın aslını millet sizi anlayarak, tanıyarak yapacaktır. Hani büyüklerimiz demişler ya “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” tam isabet bu söz yerini buldu kanaatimce...
|