KALİTELİ YAŞAM HAKKI...
Fırsat oldukça yazmaya çalışırım insanların en sınırsız ve bedelsiz hakkının yaşama hakkı olduğunu ama ya eksik yazıyorum yada yazdıklarım algılanmıyor bu şehirde. Yinede yazmanın ve aktarmanın görevimiz olduğu bilinciyle bir kez daha anlatalım.
Kaliteli yaşamdan kastımızın ne olduğunu, insanların kaliteli yaşama ortamını kimlerin hazırlaması gerektiğini sanırım herkes bilir.
Öncelikle hükümet olanlar bunu sağlamalı çünkü demokrasinin gereği olan seçme ve seçilme hakkını vatandaşlar daha iyi hizmet alabilmek için kendilerinin lehine kullanmıştır. Daha sonra ise kurumların başında olan yöneticiler, yani atanmışlar...
Buraya kadar tamam...
Görevler, sınırlar, yetkiler belli...
Kimler için kullanılacak ve kimler hizmet alacak oda belli...
Elazığ ve Elazığlı bu kaliteli yaşama hakkına sahip değil mi? layık değil mi?
Yanlış olduğunu hatta haksızlık olduğunu bile bile çevre illerle kıyaslıyoruz hep Elazığ’ı ama birilerine örnek olsun diye...
Bu satırları yazarken bir anda düşündüm acaba okuyucularımızda oluşan kanaat ideolojik yaklaştığımız yönünde midir? Diye ama öyle olmadığını bilen dostlarımızın olması biraz içimizi ferahlatıyor. Çünkü kaliteli yaşama hakkı üzerinde kimse farklı düşünmemelidir, davranmamalıdır. Bu vatandaşlık hakkı hatta insan hakkıdır.
Sabahları Elazığ’ın trafik keşmekeşini yaşayıp da isyan etmeyen yoktur sanırım. O keşmekeş yetmez gibi birde çamur ve kaldırım işgalleri yüzünden yürünemez hale gelen cadde ve sokaklar...
İşsizlik ve kapanan işyerleri, işletmeler Elazığlının nasıl bir sıkıntı çektiğinin göstergesidir çünkü kahveler dolmuş taşıyor. Eğer buna da şükür diyorsa insanlar bu sadece Elazığlının kadirşinaslığındandır, asaletindendir...
Yatırım ve istihdam yönünden bölgenin en çok geri kalmış ili Elazığ’dır. İnanmayan resmi istatistiklere baksın nüfus oranına göre kalkınmada en az payı alan ildir. Zaten bölge üniversitesi olan Fırat Üniversitesine verilen ödenekten dahi bellidir bu durum...
Elazığ ne çiçek ekmekle, nede sarılıp öpmekle idare edilemez, yönetilemez. İcraat ve hizmetle yönetilir. Eksik olanları ve yanlış yapılanları da tamamlamak, düzeltmek siyasetçilerin işidir.
Hizmet insana yapılır sayın! yetkililer lütfen bu hassasiyetlere “inandığınız değerler ve söylediğiniz sözler adına” sahip çıkın ve gereğini yapın.
Aksi halde bir gün sokaklara çıkamaz hale geleceksiniz...
|