KÜLTÜR HÜKÜMETİ…
Beni tanıyanların bildiği üzere yaklaşık 3 aydır Mevlana kenti Konya’da ikamet ediyorum. Malumunuz bu hafta Şeb-i Aruz törenleri gerçekleşti. Gerçekten gerek medyada, gerek kamuoyunda olsun beklenen ilgiyi aldı , olması gerekende buydu zaten. Fakat millet olarak her zaman yaptığımız hatalardan biriyle yine karşı karşıyayız.
Geçen hafta Ekmek Teknesi , Kınalı Kuzular gibi dizilerde rol almış değerli ağabeyim Tiyatro Sanatçısı Ahmet Yenilmez’in Safahat adlı Tiyatrosuna gittim ve ardından kısa bir süre sohbet etme fırsatım oldu. Mehmet Akif Ersoy; İstiklal Marşımızı yazan şairimiz hepimizin bildiği gibi ama bu önemli şahsiyeti ne kadar tanıyoruz ?
Maalesef hiç tanımıyoruz… Açık konuşmak gerekirse o gün orda bulunmasaydım bende bu denli tanıyamamış olacaktım. Mehmet Akif’i sorularla anlatmak en mantıklısı olacaktır.
Mehmet Akif’i çoğumuz Burdur’lu biliriz çünkü milli mücadele yıllarında Burdur’dan mebus seçilmiştir. Halbuki Akif İstanbulda şu meşhur İstiklal Caddesinde San Antonio kilisesinin yanında bulunan Mısır Apartmanında dünyaya gelmiştir.
Yine çoğumuz bilmeyiz ama Akif evlidir ve 3 çocuk babasıdır. Görünürde her şey normal çocukları var gibi gözüküyor öyle değil mi ? İşte hiçte öyle değil İstiklalimizin yazarı Akif’in Emin İsmindeki oğlu 1966 yılında İstanbul Beşiktaş’da bir çöp konteynırında ölü bir şekilde bulundu ve şuan kimsesizler mezarlığının birinde mezar taşı bile bulunmaksızın yatıyor. Durun daha bitmedi Akif’in küçük kızı Suad 1991 yılında İstanbul beyoğlunda bulunan evinden atılmak istendi fakat dönemin Başbakanı Turgut Özal ona bir daire tahsis etti burada da devletin sahipsizliği yüzünden ekonomik sıkıntılar çeken Suad Ersoy kadıköy’de bulunan ahşap bir eve taşındı ve burada sefaleti ile yaşanma veda etti. Bitti mi dersiniz ? Hayır yine bitmedi...
Akif’in küçük oğlu Tahir 2000 yılında kalp ve karaciger yetmezliği sonucu vefat etti. SSK emeklisi olan Tahir Ersoy’un ameliyat masraflarını üstlenmeyen devlet cenazesini rehin alıp icra koydurdu ve daha sonra büyük uğraşlar sonucu Tahir Ersoy defnedildi.
Şimdi kendimize şu soruları soralım…
Hepimiz her ortamda övünerek vatan millet sever olarak tanımlıyoruz kendimizi ama İstiklal Marşımızın şairi olan yazarın hayatını yanlışlarla biliyoruz, ilk soruma dönüp bakmanızı istiyorum ve size daha net cevabını ben vereyim. Akif’in doğduğu Mısır apartmanı müze değil , kültür salonu değil sakın siz siz olun görmek isterseniz Mehmet Akif’in doğduğu evi sormayın!.
Size yardımcı olayım İstiklal Caddesine gidin ve 365 Bar diye sorun hemen bulursunuz. Çünkü Akif’în doğduğu ev şuan fikriyatı şeytan fikriyatına uygun insanların elinde kullanılıyor ve siz siz olun gidip Mehmet Akif’i anlatan bir dizi , film aramaya çalışmayın çünkü Büyük Türk Milletinin kendi tarihini aşağılayan Muhteşem Yüzyıl gibi dizileri izlemeye ihtiyacı var.
Şimdi yazımda son viraja girdiğimde ağzımdan çıkacaklar hükümeti kızdırabilir olsun ben yinede söyleyeyim… Akif’in evine sahip çıkmayan, çocuklarına, daha ilerisi Akif’e sahip çıkmayan bir Devlet , kültür devletiyim diyebilir mi ?
Zihniyeti bozuk olan Ertuğrul Günay’dan kültür bakanı yaparsan Sayın Erdoğan bir gün gelir sende kimsesizler mezarında bulunursun öyle Şeb-i Aruz törenlerine gelip bakanların hava atmasına bakmayın siz, onların o mübarek törenlere gelirken bile akılları hep oylarında çünkü...
Ramazan Bayramında açılışını yaptıkları Konya-Ankara arası Yüksek Hızlı Treni hafızalarda tutacaklar bunun üzerinden hizmet karşılığı olarak oy isteyecekler ve bunu yaparken de Mevlana’yı alet edecekler… Milletim adına söylemek gerekirse ‘’Uyanmak yok , uyumaya devam…!’’
Son bir not Akif 20 Aralık 1873’te dünyaya gelmiştir. Bizler Akif’i doğum gününde anmak ve şerefle yad etmek istiyorsak şunu yapmalıyız. Bimer adlı bir internet sitesi var açılımı Başbakanlık İstek Merkezi...
Buraya ulaşarak Mehmet Akif’in evinin müze yapılmasını istemek çok olmaz galiba 2 dakikanızı ayırıp bir mesaj yollamak çok zor değil…
|