Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 117 kişi var

BİZ GERÇEKTEN BÖYLE MİYİZ?

Işbara HAN
OBAMDAN Köşesi
Yazara Ait Tüm Yazılar
BİZ GERÇEKTEN BÖYLE MİYİZ?

Yaz mevsimin gelmesi ile büyük şehirlerden ilimize akınlar başladı. Uçak seferlerinin artması, gidiş gelişi o kadar kolaylaştırdı ki günü birlik Elazığ’a gelen misafirler hem işlerini hallediyor, hem de özlem gidererek dönüyorlar.
Geçtiğimiz hafta da, bu gelen misafirlerden bir-ikisi benim payıma düştü. Şimdi diyeceksiniz ki senin misafirlerinden bize ne?
Doğru, size bir şey yok ama Elazığ’a çok şey var… Her şeyin kalitelisi ile ilgilenen ben, tabii ki şehrimizin de kaliteli olmasını isterim. Bu sebeple gelen insanlara şehrimizi nasıl bulduklarını, varsa bir eksiklik söylemelerini sürekli sorarım.
Ahmet Çelenk’i hepiniz tanırsınız… Ünlü yönetmen, yapımcı… Ali Gençosman ise uzun yıllar İstanbul’da yaşayan, rahmetli Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun da amcazadesi, bir Elazığ sevdalısı, iş adamı…
Söylediklerinin bazılarını sizlerle paylaşmak durumundayım…
Biz Elazığ’da oturuyoruz. Belki kısa süreli il dışına çıksak da yine şehrimize dönüyoruz… Elazığ’da olan olumsuz, bu aziz şehre yakışmayan, gerek fiziki anlamda, gerekse davranış noktasında yaşanan kötülüklerin birçoğunu görmüyoruz, göremiyoruz.
Çünkü insan yaşadığı yerde belli bir süre sonra olayları ve mekânı o kadar “kanıksıyor ki” görmesi gerekeni de göremiyor.
Bu yüzden “yönetim felsefesinde” yöneticiler uzun süre aynı yerde göreve yaptırılmaması ve belli sürelerle yer değiştirilmesi tavsiye edilir.
Bu uzun girişten sonra konunun özünü söyleyelim… Biz etrafımızda olanlara o kadar alışmışız ki artık birçok şeyi görmüyoruz. Görsek de normal karşılıyoruz.
Neler mi? Kısa kısa söyleyelim o zaman…
Dostlarım kötü görüntünün hava alanına iner inmez başladığını söylediler…
Ağzındaki balgamı bütün şiddetiyle yere atan taksi şoföründen tutan da, birbirine argo sözcüklerle şaka yapan yurdum insanına kadar her şey iticiymiş…
Hava alınandan şehre nakil sırasındaki araç görevlisinin “paranın üstüne yatma” taktiklerinden, alış veriş için girdikleri şehrin en önemli alışveriş merkezlerindeki kişilerin davranışlarına kadar her şey tuhaf gelmiş…
Hele bizim defalarca yazdığımız ama Belediye yetkililerinin uzaktan seyrettikleri, hatta zaman zaman kendilerinin de gidip oturdukları dükkân önlerinde kürsü başı sohbetleri, dostlarımın hiç anlamadıkları bir eğlence oldu.
İhsaniye Camii’nin dibindeki iki sıra dizilmiş insanların bir şenlik mi, yoksa festival niyetiyle mi piknik yaptıklarını anlatmaya benim de gücüm yetmedi.
Hele penceresinden, Allah’ın verdiği gücü, bütün şiddetiyle dışarıya yansıtan ve halısını başımıza silkeleyen “abla”yla ilgili sorularına verecek hiçbir cevap bulamadım.
Bana Elazığ’ın ne kadar süre içerisinde bu hale geldiğini sordular. Düşündüm, düşündüm…
Gerçekten biz ne zaman da böyle olduk?…
Yaşı kemale erenler daha iyi bilirler… Biz gerçekten böyle miydik, yoksa son zamanda mı böyle olduk?
Seneler boyu dar çerçevede bir birlerine şiirler okuyarak, daha sonra da gazete köşelerinde bu şiirlere methiyeler yazarak Elazığ kültürünü koruduğunu ve kolladıklarını sananların bütün bunlara ne diyeceklerini merak ediyorum.
Ne diyelim, “ölü bizim Allah rahmet eyleye…”


2010-06-06
Bu yazı  5388  kere okundu

YORUMLAR

ihsn 2010-06-08
30 yıl önce öyle değildi
sayın yazar, sizi tanımam ama yazılarınızı çok iyi tanıyorum, öncelikle sizin yazılarınızı sürekli takip eden birisi olarak bu tür konuların üzerine gitme cesaretini gösterdiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Bende 30 yıldan beri Elazığ dışında görevi sebebiyle yaşamak zorunda kalan bir Elazığ sevdalısı olarak bu yazmış olduğunuz konulardan bayağı muzdarip oluyorum. Neden mi, her yıl Elazığa gelirim çoluk çocuğumla tabi, çocuklarım elazığı çok sevmelerine rağmen sizin de yukarıda saymış olduğunuz ve daha sayamadığınız bir çok konuda ki olumsuzluklardan etkileniyorlar. Çocuklara izah etmekte zorluk çekiyorum, hele o ihsaniye camisi önünde ve diğer yerlerde caddelerde iskemlelerde oturan insanları izah etmek kadar zor bir şey yok. ben Elazığda iken (30) yıl önce bu kadar olumsuzluklar yok idi. Lütfen Belediyeden yada Müftülükten bir hal çaresi bulmasını ve sizin gibi diğer basın mensuplarının da bu konu üzerine gitmesini temenni ederim. Saygılar sunarım. (Ankara'dan bir Elazığlı Gakko)

Ateş 2010-06-07
güzel ve tam tespit
Dostlarınız Elazığ'a dışardan gelmiş bir insanın hemen fark edeceği konuları fark etmişler.Bunları duyarlı Elazığ halkının fark etmediğini zannetmeyin bence fark ediyorlar.Sokakta yürürken bir geniz temizleme sesi duyunca hızla uzaklaşıyorum ki görmeyeyeim ve duymayayım.En fazla rahatsız olduğum konulardan biridir çay ocakların ve dükkan önlerine tabure atılması düşünün 2 yaşında ki oğlumla dolaşmaya çıkmak için hergün kocaman bir topluluğun önünden geçerek gitmem gerekiyor.Yalnızsam kaldırımdan iniyorum yoldan yürüyerek çarşıya gidiyorum.O kadar itici bir durum yani. Yalnız dostlarınızın tespitine şöyle bi katkıda bulunacağım sokaklardaki suların hiç kurumaması. Ya halı yıkanıyo ya sürekli merdiven yıkanıyor ama hiç kurumuyor sokaklar sürekli su gölleri var.Bence elazığ insanına yakışmayan davranışlar. saygılar...

SON YAZILARI

KAVŞAK MESELESİ MHP’DE KONGRESİNİ YAPTI AĞAR’A VEFA TÜRKÇÜLER GÜNÜ SAYACIMA DOKUNMA ÜLKÜCÜLER DÖRT ARTI DÖRT ARTI DÖT ATTI BÜYÜKŞEHİR OLACAKKEN… YİNE BÜYÜKŞEHİR BEN ARARIM SENİ, SEN DE GÖZET BENİ

KÖŞE YAZARLARI

Anketler

Hökümet Elazığ'ı Gocaman şehir yapar mı ?
He Yapar
Yoh yapmaz
Bilmim ki

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

ELAZIĞ METROSU eski ismi cok güzel bir cevap vefat çok iyi

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler