• BIST 102.252
  • Altın 225,899
  • Dolar 5,2962
  • Euro 6,0008
  • Elazığ 10 °C

İNSAN OLMAK

Vedat Demirbağ

Herşey aslına döner..
KAĞIT BARDAK ÖLÇÜNÜZ OLUR..;

Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmişti.

Elinde kağıt kahve bardağı ile kürsüye çıktı ve konuşmasına başladı. Ama kafasının başka yerde olduğu sanki anlaşılıyordu.
Daha bir iki cümle söylemiş iken durdu, kahve bardağından bir yudum aldı ve sonra bir süre bardağı kaldırıp baktı.

Derin bir nefes aldı ve ;
“Biliyor musunuz ne düşünüyorum? " diye sordu,
"Bu konferansta geçen yıl da, hem de aynı kürsüde konuşmuştum.
Tek bir fark vardı ; o zaman hala bakanlık görevim sürüyordu. Buraya gelirken bana business class bileti alınmıştı, hava alanında beni bir limuzin ve eskort araba bekliyordu.
Beni önce bir otele götürmüşlerdi. Otel müdürü beni otelin kapısında karşılamış ve kral dairesine çıkarmıştı.
Ertesi sabah lobide benim odadan inişimi bekleyen bir heyet vardı. Beni yine aynı limuzinle bu salona getirmişlerdi.
Özel bir kapıdan içeri almışlardı. Çok şık bir bekleme odasında konferansı beklerken porselen bir kapta kahve ikram etmişlerdi.
Sonra da beni salona aldılar ve en ön sırada ayrılan yerime geçmiştim."

Eski bakan derin bir nefes aldı, seyircilere gülerek bir süre baktı ve devam etti 
"Fakat bu yıl karşınızda bir bakan olarak bulunmuyorum." bir an durdu ve sonra
" Dün buraya kendi ödediğim uçak bileti ile uçtum.
Beni hava alanında kimse karşılamadı. Otele taksi ile geldim. Kendi odama kendim çıktım.
Bu sabah buraya otelden yine taksi ile geldim.
Kapıdan girerken güvenlikten geçtim, hüviyetimi alıp listede olduğuma emin olmadan salona almadılar bile.
Sonra da bulabildiğim yerde oturdum.
Canım kahve istedi ve görevliye sordum ; bana dışarıda kahve makinesi olduğunu söyledi.
Ben de çıktım ve şu gördüğünüz kağıt bardağa kahveyi kendim doldurdum." Seyirci gülmeye başlamıştı.
"Sanıyorum geçen yıl porselen bardak bana sunulmamıştı. Makamıma sunulmuştu.
Benim asıl bardağım işte bu."

Konuşmanın bu noktasında gülüp alkışlayan seyircilere kahve bardağını kaldırıp gösterdi. Alkışlar bitince de şunları söyledi ;
"Size verebileceğim en iyi ders bu işte. Bütün o övgüler, hizmetler, avantajlar rütbeniz, rolünüz, makamınız içindir. Size ait değildir.
Ve bir gün makamınızı görevinizi bitirdiğinizde porselen bardağınızı halefinize verirler.
Çünkü aslında hep layık olduğunuz kağıt bardaktır...

[Bu metin 
Simon Sinek'in
"Leaders eat last" 
(Liderler en son yer) kitabından alıntıdır]

Yukarıdaki hikaye, sosyal medyada okuduğumda çok beğendiğim bir kıssadan hikaye.

Siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Aslında hayatın en yalın hali ile gerçeklerini anlatmıyor mu? Simon Sinek belki günümüz uyarlaması ile bürokratik güç hali ile gücü kaybettikten sonraki yaşam içinde insanın karşılaştığı davranış biçimlerini ifade etmiş olabilir. Ama bizim geleneğimizin önemli karakterlerinden olan Nasreddin Hocanın "YE KÜRKÜM YE" hikayesini bilmeyen yoktur. Bizim tarihimiz aslında bunun gibi bir çok kıssadan hisse ile doludur. İnsana biraz ders veren biraz düşünmeye sevk eden bu hikayelerimiz aslında bizim kültürel mirasımızdır. Yaşanmış bu ibretlik hikayelerde insanımıza çok büyük dersler vardır. 

     Neyse ben yine lafı uzattm.

     Hoca nasreddinin hikayesinden alıntı yaparak bitireyim bugün KÜRKÜNÜZE (Makamınza) yapılan itibar ve iltifatları yarın elinizden kürk gidince kaybedersiniz, kürk üzerinden kimlik ve kişilik kazanmaya çalışmayın. Şahsiyetiniz, karakteriniz, adamlığınız ile itibar edinmeye çalışın en azından bu kalıcı olur...

Lafın kısası İNSAN OLUN....

Selametle kalın

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Elazığ Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.