Güzellik, soyut ve göreceli bir kavramdır. Oysa Doğu Anadolu’nun nazar boncuklu Sivrice ilçesinde bu kavram soyutluğundan da göreceliliğinden de sıyrılır; taçlaşır adeta… Renk olur, ses olur, nefes olur. Sevda olur gözlere, türkü olur dudaklara…
Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat havzasında yer alan Sivrice; Doğu-Batı istikametinde uzayan Hazar Gölü, efsanelere konu olan batık şehri, görkemi ve görünüşü ile gölü kucaklayan Hazarbaba Dağı gözleri olduğu kadar gönülleri de okşar.
Sivrice, Gölbaşı’sı, tertemiz havası, dağ eteklerinden fışkıran Karaçalı Suyu, Karakaya Baraj Gölü’nün dağlar arasından gülümseyen güzellikleri, dağ yamaçlarına veya vadilere kurulmuş küçük şirin köyleri ile bir muhteşem bir kitaptır adeta. Allah’ın her türlü nimeti bolca bahşettiği bu güzellikler beldesini, o büyük Yaratıcının yazdığı muhteşem kitabı biz de okumak, okuduklarımızı öncelikle Sivriceli canlarımıza sonra Elazığlı hemşerilerimize sonra da bütün Türkiye’mize hediye etmek istedik.
Biz kim miyiz? Sivrice’yi seven, Sivriceli olmaktan gurur duyan Sivricelileriz. Geçen yıl ilçemizin saklı güzelliklerini gün yüzüne çıkartmak ve bunları hemşerilerimizle olduğu kadar ülkemiz insanları ile paylaşmak, Sivrice’nin ve Sivricelilerin dertleri ile hemhal olmak için bir dernek kurduk. Dernek bünyesinde birimler oluşturduk. Bu birimlerden birisi oluşturduğumuz Sanat, Kültür ve Turizm Birimi idi. Yaptığımız bir dizi toplantı sonunda bir karar verdik. Sivrice’mizi bu saklı hazinemizi gün yüzüne çıkartalım. Tanıtalım Sivrice’mizi öncelikle kendi insanımıza sonra da herkese.
Ve günlerdir yollardayız. Bugünkü programımızda Sivrice’nin kuzey batısına düşen uzak köyler var. Gözeli beldesini ardımızda bıraktık. Tarlatepe’nin kıvrımlı yolların bizi Canuşağı Taşlıyayla yol ayrımına ulaştırdı. Canuşağına ayrılan yol asvalt ya biz Taşlıyayla istikametine gideceğiz. Yolumuzun üstünde Taşlıyayla, Yürekkaya, Gelindere ve Kaybağlar köyleri var. Yol stabilize. Araçta dört kişiyiz. Sivriceliler Derneği Başkanı Ali Koç,Ben Hadi Önal ve iki iletişim lisesi öğrencileri Fırat Üzmez, Ersin Memiş.
Taşlıyaylalılar bizi güleryüzle karşılıyorlar. 1800’lü yıllarda önemli nahiye merkezi olan eski adı İringil yeni adı Taşlıyayla köyünde gerekli bilgilerle birlikte çekimimizi tamamlıyoruz.
Yürekkaya köyü de tıpkı Taşlıyayla köyü gibi bir dağın yamacına kurulmuş şirin, yeşillikler arasında kaybolmuş bir küçük köyümüz. Köyün eski muhtarı Süleyman Altuntaş yeni Muhtar Süleyman Akif Ercan ve köy sakinlerinden Yerli Ural’la birlikte istimlenmiş ve savanlara serilmiş sapsarı kayısıların arasından geçerek güzel tanzim edilmiş bir bahçede oturuyoruz. Köyün coğrafi yapısı, tarihi, insan yapısı, kültürü kısaca mazisi ve hali hakkında bilgi alıyoruz. Sonra da müsaade istiyoruz kendilerinden. Misafirperver oldukları her hallerinden belli olan köyün muhtarı ve köy sakinleri bizi arabamıza kadar uğurluyor. Tam arabaya bineceğimiz sırada sormayı unuttuğum bir soru geliyor aklımıza.” Muhtarım”, diyorum “bu köyde okumuş, yetişmiş insanlarınız vardır elbet?” Muhtar Akif Ercan sözümüzü tamamlama müsaade etmiyor. “He hocam”,diyor bu köyden yetişmiş onlarca doktorumuz, hâkimimiz, avukatımız var. Sonra da eliyle hemen önünde durduğumuz iki katlı evi işaret ediyor. “Ha bu ev de milletvekilimizin evi!” Duruyoruz. “Milletvekili mi?” diyorum. “Evet”, diyor muhtar sonra eliyle ileride kendi aralarında konuşmakta olan üç kadından birini işaret ediyor. “ Bu kadın da milletvekilimizin annesi...”
Kameraman Ersin ile fotoğrafçımız Fırat’a işaret ederek “tekrar çekim yapacağız”, diyorum. Bir köy evine göre güzel tanzim edilmiş evin önündeki iskemlelere oturuyoruz. Milletvekilimizin annesini de yanımıza çağırıyoruz. Nur yüzlü yaşlı anne bizi kırmıyor. Kocası ile birlikte her yaz köylerine geldiklerini, oğlunun inşa ettiği bu evde kaldıklarını, köyünü çok sevdiğini, oğlunun milletvekili oluşundan gurur duyduğunu anlatıyor bir çırpıda.
Ve biz de hemşerimiz Adana Milletvekili Ali Demirçalı’yı böylece tanımış oluyoruz. Ali Demirçalı, 01 Nisan 1965 yılında Sivrice’ye bağlı şu an bulunduğumuz Yürekkaya köyünde dünyaya gelmiş. İlkokulu Yürekkaya köyünde okumuş. Sivrice’nin pek çok köyünde şahit olduğumuz gibi ekmek kavgası için yollara düşen babası ile birlikte Adana’ya gitmiş. Ortaokul’u Adana Refika Halıcılar Ortaokulu’nda okumuş. Ceyhan Lisesi’nden mezun olduktan sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirerek eğitimini tamamlamış. Başarılı bir çalışma hayatının ardından Adana’dan 24. Dönem milletvekili olarak parlamentoya girmiş. Fidelya Hanımefendi ile evli olan Ali Demirçalı’nın Burak ve Beyza adında iki çocuğu var.
Sevindik elbette. Sevinmez olur muyuz? Bir hemşerimizin nereden olursa olsun halkımızın iradesinin tecelli ettiği b TBMM’ye seçilmesi biz için de bir onurdur, gururdur. Bütün yüreğimizle Yürekkayalı bu yürek insanımızı kutluyor, başarı dileklerimizle birlikte kendilerinden güzel hizmetlere imza atmasını bekliyoruz.
Evet, Sivrice sevdamız bakalım bizleri daha ne sürprizlerle karşılaştıracak.