BİRAZ NECİP FAZIL
Sonsuzluk kervanında iman yolunu seçen ve yolda çile çeken masum Anadolu’nun saf çocuğu Üstat Necip Fazıl Kısakürek günümüzde yaşasaydı acaba ne derdi? Kirlenmiş, kirletilmiş; sevgisizleştirilmiş ve seviyesizleştirilmiş; “iffet, şeref, haysiyet; haydi mallar kelepir.” dedirtilmiş; çuval başlı, yandan kirişli, ağabeylerinden piş pişli bu halimizi görse ne derdi, dersiniz? İsterseniz gelin ben onun şiirlerinden pasajlar okuyayım. Siz de günümüzü düşünün, sonra da ne düşünürseniz düşünün!
“Akıl kıt, fikir herze / Din öksüz, dil kepaze
Bin yıllık koca devlet / Açıkta bir cenaze
İktidar vurdumduymaz / Muhalefet geveze
Anarşi, kanlı goril / Gardiyanı şempanze”
“Devrimizin erlikte pek, peklikte er Recebi var
Esrarını sızdırmıyor henüz ama sebebi var
Ne liberal, ne komünist, ne Müslüman hepsine zıt
Zahir onun, her mezhebin dışında bir mezhebi var
Bir hatada, herkes kabul edene dek ısrar eder
Taşı suda yüzdürecek pek sebatkâr meşrebi var.
“İki tip tanıyorum, bu devrin utanmazı
Biri dinde hokkabaz, biri küfür cambazı”
“Biblo şeyh… Çevresinde balmumundan müritler
Elinde bir anahtar… Kapı açmaz kilitler…”
“Bu yolun sahtekârı yoktu, yeni türedi
Çile kalktı, bahçede ısırganlar üredi.”
“Enkaz devraldım!”, diye rol keser sefil aktör
Bir pislik devretti ki, kaldırmaz ekskavatör.”
“Demagog, iyi bilen, nasıl avlanır gafil
Hakikati bayıltıp ırzına geçer sefil.”
“Yarım aydınlar vardı, eskiden seyrek seyrek
Şimdi çil yavruları, her çeyrekte bir çeyrek”
“Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa”
“İş arayan bir millet/ Diyar diyar göçebe
Şerefli Ortak Pazar / Ona aş, sana küsbe
İçyüzü bu davanın / Köle olmak salibe
Dünkü sultan bugün kul / Ta maşrıktan mağribe
Biçare demokrasi / Karanlıkta körebe”
“Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde” velhasıl:
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu:
Baş tarafı geniş, ayakucu dar
Çakanlar bilir ki bu boş tabutu,
Yarın kendileri dolduracaklar...” İyi, Ramazanlar, Efendim!
|