Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 136 kişi var

HÜSAMETTİN SEPTİOĞLU

Hadi ÖNAL
Yazara Ait Tüm Yazılar
HÜSAMETTİN SEPTİOĞLU

Dünyaya sevgi penceresinden bakan bir güzel insandı Hüsamettin Septioğlu. İyilikti, güzellikti, hoşgörüydü, insandı, insanlıktı sevdası. Her fani gibi o da göçüp gidecekti elbet. O da öyle yaptı bedenen ayrıldı aramızdan; ancak sevenlerinin kalbinde bütün sıcaklığı, sevecenliği ile yaşamaya devam edecek.

Dikeninden şikâyet etmektense gülün kokusundan nasip almaya çalışan; sonsuz derinliklerde kaybolmak yerine güneşin doğuşundaki güzelliği yudumlayan; madde hırsının loşlaştırdığı yalancı cennetteki gölge krallığını, mananın bezediği okyanustaki damlaya tercih eden Hüsamettin Septioğlu yaradılış gayesine uygun yaşadı ve öldü.

O, zengin gönül dünyasının bütün renk ve desenlerini açık, samimi bir üslupla eserlerine aksettiren bir gönül adamı, bir şairdi. Çok zengin bir kelime haznesi vardı. Aldığı medrese tahsili, Arap ve Fars dillerine hâkimiyeti, onu Divan Edebiyatı türünde şiir yazmaya yöneltmişti. Şirazi ve Fuzuli’den etkilendiğini kendisi de ifade etmiştir. Nakşi mahlası ile şiirlerini kaleme alan Hüsamettin Septioğlu, şiirlerini,“Gönül Bağı Nakşi’den Şiirler I, II, III ,IV” adlı seri kitaplarında topladı. “Dalda gör, dalda gör/ Nakşi gülü dalda gör/ Vurgun nedir bilmezsen/ Bir denize dalda gör” diyen Hüsamettin Septioğlu daldığı tasavvuf deryasının med ve cezirleri ile süslediği şiirlerinde Allah sevgisini, Peygamber sevgisini, insan sevgisini ön plana çıkardı.

Yaz duvara, yaz duvara

Yazın varsa yaz duvara

Gün gelir ki kıymet bulur

Nakşi yazın yaz duvara

Diyen Hüsamettin Septioğlu, yazdı ve elveda dedi sevenlerine. Manas Kültür ve Gönül Evi bir güzide insanını daha kaybetti. Bizler, Allah rahmet etsin, mekânın cennet olsun Hüsamettin Septioğlu diyor ve onu yazığı bir şiir ile ebedi âleme uğurluyoruz.

Ruhu şad olsun.



Mihman edemem artık gönülde yer kalmamış

Sağalsa da bu yaram bende mecal kalmamış

Deşt-i cünuna dönmüş gönülde gülşenimiz

Tefettüş edip gördüm aşktan eser kalmamış

Nevruz-u bahar geçmiş gönülde yok tahammül

Terk etmiş bağı bağban öten bülbül kalmamış

Tir-i mujganın ey gül vurmanın gereği yok

Yara açmanız için sinemde yer kalmamı

Mecruh-i sinem için tabip gelmen nafile

Bilirim dersin bana derde derman kalmamış

Nevres o gülü sordum piri muğana bir gün

Ah çekip dedi bezme değer veren kalmamış

Kederden mi nedendir bülbül tutmaz teganni

Sevinsin gül dikeni bûy veren gül kalmamış

İştiyak-i gönüldür bûy veren güle karşı

Gül koklamam nafile dudakta nem kalmamı

Divan edebiyatı ehli irfan ürünü

O günkü şairlere bu gün rağbet kalmamış

İnci tanesi gibi Nakşi olsa sözlerin

Mana mefhumu bilip takdir eden kalmamış
2010-03-26
Bu yazı  1356  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

ELAZIĞ UZUN ÇARŞI… “KUTLU DOĞUM”UN ARDINDAN SEVGİ KÂİNATTIR FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNÜ ARIYOR 4+4+4 ‘LE NEREYE GİDİYORUZ? 4+4+4 İLE NEYİ HALLETMEYİ DÜŞÜNÜYOR YAHUT DÜŞLÜYORSUNUZ? KURTULUŞ UZAKTA DEĞİL ELAZIĞ’DA BİR HALK KAHRAMANI ŞAHİT HABİBULLAH TÜRK DÜNYASININ BİR TOYUNA DAHA ELAZIĞ EV SAHİPLİĞİ YAPTI ELAZIĞ- BAKÜ KÜLTÜR VE SANAT BULUŞMASI

KÖŞE YAZARLARI

Anketler

Hökümet Elazığ'ı Gocaman şehir yapar mı ?
He Yapar
Yoh yapmaz
Bilmim ki

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

ELAZIĞ METROSU eski ismi cok güzel bir cevap vefat çok iyi

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler