ELAZIĞ MUSİKİ CEMİYETİ’NİN 40. SANAT YILI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
İlhamını ve gücünü kültür tarihinde muhteşem bir geçmişe sahip Harput’tan alan; Türk kültürünün inceliklerini, renklerini ve motiflerini gençlerin dimağlarına nakış nakış işleyen; çocuklarımızı ve gençlerimizi Türk müziğinin güzellikleri ile buluşturan, onları edeple, adapla, bezeyen; milli ruhumuzu ve milli zevkimizi doruklarda yaşatan; Anadolu’muzda çiçek bahçesi güzelliği ile gönül okşayan, kulağın kalbe hükmünün icracısı Elazığ Musiki Cemiyeti, kuruluşunun 40. Sanat yılı kutlamaları için gönül gözü ile bakanların tecrübe ve birikimlerinden istifade etmeyi ve istişarelerde bulunmayı kaç zamandır istiyordu.
İnsan aklının mucizesi ile gerçekleştirilen iletişim sayesinde artık ıraklar yakındı. Yakındı ya Türk kültüründe kendi payına düşen kısmını korumak, yaşamak ve yaşatmak üzere yola çıkan gönül güzelliklerimizin çiçek bahçesi Elazığ Musiki Cemiyeti’nin 40. kuruluş yıldönümünde yapacakları çalışmaları planlamak, programlamak, yapılacaklara çerçeve çizmek, ufuk belirlemek telefonla olmuyordu. Kültür ve sanat çevreleri ile istişarede bulunmak, toplantılar düzenlemek, bir araya gelmek, tartışmak, konuşmak, karalaştırmak gerekiyordu. İşte bütün bunları gerçekleştirecek olan heyet hazırdı.
Takvim yaprakları 15 Şubat 2010 gösteriyordu. Elazığ Belediye Başkanlığının tahsis ettiği araç, kalbi Anadolu kültür coğrafyamızın gönül gözlü insanlar ile doluydu. Kimler yoktu ki… İl Kültür Müdürü Tahsin Öztürk, Elazığ Musiki Cemiyeti başkanı Feti Ahmet Deniz, Elazığ Musiki Cemiyetinde daha önce başkanlık yapanlar; Naci Sönmez, Doğan Sever, Nihat Kazazoğlu, Adnan Çamlıbel; Elazığ Devlet Korosu Koro Müdürü Mehmet Demir, Fırat TV. Müdürü Hüseyin Gazi Orhan, şair yazar Mithat Yılmaz, Manas Gönül ve Kültür Evi’nin süvarisi Şener Bulut ve ben.
Aracımız, Gazgediği’ni aşınca karlı tepesi ve tüm heybeti ile Hazar Dağı karşıladı bizi. Hazar Gölünün büyüleyici manzarası koyu sohbetimizi sık sık kesiyordu. Maden ilçemizi geride bırakınca bazı arkadaşlar göz kapaklarının hâkimiyetini kaybettiler. Ergani’den sonra dönemeç yoktu. Yol kaymak gibiydi. Diyarbakır’a çabuk varıldı. Diyarbakır’da nereden çıktı demeyin. İlk toplantımızı bu kardeş şehirde yapacağız.
Diyarbakır Kültür Müdürü Tevfik Arıtürk, Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği Koro Şefi Tanju Demirkol, Koro Müdürü Emin Güneş, Celal Güzelses Musiki Derneği Başkanı Hayri Yoldaş, TRT Diyarbakır GAP Radyosundan Celal Duruoğlu, Elazığ Musiki Cemiyeti’den yetişen Soner Okan, Emir Yalçın, Tayfun Kırmızıgül, Nurdan Ünal, koroda görev yapan diğer sanatçılar; Celal Güzelses Musiki Derneği üyeleri tarafından samimi, sıcak bir biçimde karşılanıyoruz.
Heyet adına konuşan Elazığ Musiki Cemiyeti Başkanı Fethi Ahmet Deniz, geliş amacımızı anlatıyor. Cemiyetimizin 40. Sanat Yıl etkinlikleri çerçevesinde iki komşu ilin müzik adına neler yapabileceğini soruyor. Diyarbakır Kültür Müdürü, Diyarbakır Klasik Türk Müziği Koro Şefi, Celal Güzelses Musiki Derneği başkanı 40. Sanat Yıl etkinliklerinin Türk kültürü adına bir güzellik olacağını vurguluyor ve kendilerini de bu etkinliğe faal olarak katılacaklarını ifade ediyorlar.
Aynı günün akşamı uçakla Ankara’ya hareket ediyoruz. Esenboğa havalimanında Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Profesör Dr. Kadirhan Sunguroğlu tarafından karşılanıyoruz. Sıcak samimi, gözlerinin içi gülen bu güzel insanla birlikte Ankara’da kalacağımız Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı misafirhanesine hareket ediyoruz.
16 Şubat 2010
Bugün gündemimiz oldukça yoğun. Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Kutlu, Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdiresi Güldeniz Agiş Ekmen ve Elazığ Musiki Konservatuarı Derneği eski başkanlarından Necat Kırat da heyetimize dâhil oluyor.
İlk ziyaretimizi Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya’ya yapıyoruz. Çok sıcak ve candan karşılıyor Çetinkaya Elazığ heyetini. Harput’u konuşuyoruz, Elazığ’ı konuşuyoruz. Daha çok Çetinkaya konuşuyor, biz dinliyoruz. Harput kültürünün çok zengin olduğunu Harput müziğinin yeterince değerlendirilmediğini söylüyor. Harput için bazı tasarılarının olduğunu ifade eden Çetinkaya, Elazığ’a 40 yıldır hizmet eden Musiki Cemiyetinin mekân sıkıntısına kesin çözüm bulacağı sözünü veriyor. Seviniyoruz. Bu arada Necati Çetinkaya’nın şiir yazdığını ve bu şiirlerinin bir kısmının da bestelendiğini birinci ağızdan öğreniyoruz.
Heyetimizin ikinci durağı Ankara’da faaliyet gösteren Elazığ Kültür Derneği oluyor. Maltepe’de kendi binasında hizmet veren bu güzide derneğimizin Başkanı Ahmet Ayaz ve dernek üyeleri büyük bir sevgi ve ilgi ile karışılıyorlar bizleri. Faydalı ve verimli bilgi alışverişini kısa kesmek zorunda kalıyoruz. Akşam büyük toplantının hazırlıkları için Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı’nda bulunmak zorundayız.
Ve akşam
Elazığ Vali Yardımcısı Bedrettin Özmen de heyete dâhil oluyor. Başkanlığını işadamı Bedri Sever’in yaptığı Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı oldukça kalabalık. Elazığ Musiki Cemiyeti’nin 40. sanat yılı bilgilendirme toplantısına ilgi oldukça yoğun. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek, Sanayi ve Ticaret eski Bakanı Ali Coşkun, Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, bu küçük sanat zirvesini şereflendiriyorlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Kemal Fahir Genç, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Cihan Varlık, Ankara Devlet Halk Müziği Koro Şefi Necmi Kıran, Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Koro Şefi Cumhur Koca, Güzel Sanatlar eski Genel Müdürü Bayram Bilge Tokel de gönül birlikteliğimizin misafirleri. RTÜK üyesi hemşerimiz Hasan Tahsin Fendoğlu, Fırat Üniversitesi eski Rektörü Eyüp İspir, fahri hemşerimiz Prof. Dr. Sadık Kemal Tural, Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Deliömeroğlu, Şair Ali Akbaş ne güzel müzik ve gönül dostları… Prof. Dr. Kerim Sunguroğlu, Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, Salih Özbulut, Mustafa Turan, Güçmen Memişoğlu, Şemsettin Ünlü, Rıdvan Çongur, Muhittin Yıldırım, Cahit Koç, Muzaffer Ertürk, Adnan Çilesiz, Hasan Öztürk, Lokman Tasalı, Mustafa Döner güzel insanlar… Elazığlı sanatkârlar, işadamları, Ankara’ da yaşayan değerli hemşerilerimiz bize bu meşalenin elden ele, gönülden gönüle hiç sönmeyeceğini gösteriyor.
Açılışı konuşmasını Vakıf Başkanı Bedri Sever yapıyor. Ardından söz alan Elazığ Musiki Cemiyeti başkanı Feti Ahmet Deniz ortaya konulacak çalışmalar hakkında bilgi veriyor ve geliş amacımızı anlatıyor. Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, Eski bakanlardan Ali Çoşkun, Namık Kemal Zeybek ve Cemil Çiçek kültürün millet hayatındaki önemini vurguluyorlar. Harput müziğinin Türk müziği içerisinde çok ayrı bir yere sahip olduğunu ve mutlaka korunup geliştirilmesini istiyorlar. Elazığ Musiki Cemiyeti’nin hazırlamış olduğu kısa sinevizyon gösterisi göz doyuruyor. Gösterinin ardından Harput müziğinin güzelliğini sergileyen sunuculuğunu Naci Sönmez’in, şefliğini Nihat Kazazoğlu’nun yaptığı; Nihat Demirbaş, Adnan Çilesiz, Hasan Demirkıran, Mustafa Döner, Göksel Sönmez, Ruhi Baki, Murat Gündoğan, Muzaffer Ertürk, Hasan Öztürk, Lokman Tasalı’dan meydana gelen müzik topluluğu ile küçük bir kürsübaşı icrası ile gönüller şad ediliyor.
Biraz hasret, biraz müzik, biraz yapılacakların planlanması derken vakit gece yarısını buluyor. Elazığ Musiki Cemiyeti’nin eski başkanlarından Ankara’da ikamet eden Necat Kırat’ın eline düşmüşüz ya. İlle de gecenin bu yarısında bize evinde çay içirecek.
17 Şubat 2010
Bugünü kendimize ayıralım diyoruz ama ne mümkün. Ankara’ya gelip de Avrasya Yazarlar Birliğini ziyaret etmeden gitmek olur mu? Hem Ankara’nın iki manevi kutbu Hacı Bayram Veli ile İstiklal Marşımızın yazılışına tanıklık eden Tacetin Dergâhına uğramadan…
Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Deliömeroğlu ile Harput’un manevi evladı Ali Akbaş bizi dernek kapısında karşılıyorlar. Tatlı, doyurucu, bilgilendirici bir sohbetin ardından Hacettepe -Kaleiçi’ni geziyoruz. Aynı gün akşama doğru otobüsle İstanbul’a hareket ediyoruz.
………………
18 Şubat 2010- İstanbul…
Sisli bir İstanbul sabahına gözlerimizi açıyoruz. Perdeyi aralayarak Boğazın güzelliklerini gözlerimize içiriyoruz bir müddet. Bugün yine yoğun bir ziyaret trafiği bizi bekliyor. Hemen doğrulup kalkıyoruz. Bulunduğumuz yer, Zeytinburnu’nda İstanbul Belediye Başkanlığı’nın dinlenme tesisleri. Elazığ Musiki Cemiyeti olarak ilk ziyaretimizi Türk Edebiyatı Vakfına yapıyoruz. Vakıf Başkanı Servet Kabaklı bizleri karşılıyor. İstanbul’da kalacağımız süre içerisinde yapacaklarımızı planlıyoruz Servet Beyle birlikte. İkinci uğrak yerimiz Marmara Elazığlılar Derneği. Dernek Başkanı Mahmut Kahraman ve dernek üyeleri bizi; sıcak, samimi bir biçimde karşılıyor. İstanbul’daki Elazığ’ı konuşuyoruz kendileri ile. Sırada Elazığ Musiki Cemiyeti’ne iki başkan veren Üsküdar Musiki Cemiyeti var. Başkanlığını Amir Ateş’in ikinci başkanlığını Elazığ Musiki Cemiyetinde bir zamanlar başkan olan Alattin Pakyüz’ün yaptığı Üsküdar Musiki Cemiyeti de büyük bir ilgi ve sevgi ile heyetimizi bağrına basıyor. Müzik adına, kültür adına güzellikleri sergileyen bu güzide kuruluş, Üsküdar Musiki Cemiyeti, yapılacak 40. Yıl etkinlikleri için konser sözü veriyor. Yapılacak 40. yıl etkinlikleri çerçevesinde Elazığ’a gelecekler ve bize konser verecekler.
Aynı günün akşamı
Büyük buluşma…
Fatih, Vatan Caddesi’ndeki Akgün Otel’de Elazığ Musiki Cemiyetinin 40 sanat yılı için ayrılan salonda iğne atsan yere düşmez. Ne de çok teveccüh göstermişler canlar, sağ olsunlar. Akşam yemeğinin ardından ev sahipliğini Elazığlılar Kültür Yardımlaşma Derneği’nin yaptığı gecenin açış konuşmasını Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Servet Kabaklı yapıyor. Elazığ Valisi Muammer Erol ile Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nun selam ve başarı dileklerini ileten Servet Kabaklı her iki yöneticimizin de çok istemelerine karşı yoğun işleri nedeni ile toplantıya iştirak edemediklerini söylüyor. Elazığlılar Yardımlaşma Derneği Başkanı Erhan Özbay, Elazığ’ın ulusal alana taşınmasının kendisini heyecanlandırdığını, Elazığ’ın Doğu’nun Batı yüzü olduğunu söylüyor. Elazığ İl kültür Müdürü Tahsin Öztürk, Musiki Konservatuarı Başkanı Feti Ahmet Deniz geliş amaçlarını anlatıyor. Daha sonra söz alan konuşmacılar 40. yıl Bilgi ve Müzik Şöleni çerçevesinde yapılmasını istedikleri etkinlikler hakkında önerilerini dillendiriyorlar. Bu arada Prof. Dr. Turan Yazgan Hoca’nın kültür üzerine yaptığı küçük konuşma büyük alkış alıyor. Müzik otoritesi Nevzat Atlığ, Sanatçı Hasan Cihat Örter, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Sertaç Demirtaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürü Nevzat Bayhan, yazarlar, şairler, sanatçılar, iş dünyasının temsilcileri, gönül adamları, Elazığ sevdalıları fikirleri ve düşünceleri ile yapılacaklara ufuk çiziyorlar. Bu toplantıda ben de iki yeğenimi Samet’le ve Fatih’le birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Değerli dost Ziya Çarsancaklı ile sohbet ediyoruz kısa bir süre.
İstanbul’daki Elazığ’ı, Elazığ ne kadar biliyor bilinmez ama İstanbul Elazığ’dan kültür adına, müzik adına, yapacağı Elazığ Musiki Cemiyeti, kuruluşunun 40. Sanat yılı kutlamaları adına gelen heyeti kelimenin tam anlamı ile sahipleniyor. İster özlem deyin, ister Gakgoşluğun gereği; İstanbul’daki Elazığ, Harput kültürünü, Elazığ sevdasını kokusu ile renkleri ile desenleri ve çizgileri ile yaşamak ve yaşatmak için elindeki ve gönlündeki her türlü imkânı seferber etmiş.
Elazığ Musiki Cemiyeti, kuruluşunun 40. Sanat yılı kutlamaları yavaş yavaş şekilleniyor. Etkinliklerin cemiyetin kuruluş ayı olan ekim ayı içerisinde yapılması kararlaştırılıyor. 40. Sanat yılı kutlamalarının Harput kültürünün misyonuna ve vizyonuna uygun olarak gerek ulusal gerekse uluslar arası bir boyuta taşınması için azami gayret gösterilmesinin gereği üzerinde mutabık kalınıyor.
19 Şubat 2010…
19 Şubat gününün ilk ziyaretini yine Elazığ’ımızın medarı iftiharı, Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklının bir ömür verdiği Türk Edebiyatı Vakfı’na yapıyoruz. Türkistan Aşevinde yudumladığımız çay ve tatlı bir söyleyişin ardından buradan ayrılıyoruz. Nereye mi gidiyoruz? İnsan, rüyalar şehri İstanbul’a gelecek, üstelik gün cuma olacak. Nereye gidiliri sorulur mu? Elbette ki Eyüp Sultan’a… Biz de öyle yapıyoruz. Cuma namazından sonra can dost Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Sertaç Demirtaş’a misafir oluyoruz. Boğaz’da nefis bir balık ziyafetinin ardından yatla boğaz gezisi… Doğrusunu söylemek gerekirse bütün yorgunluğumuzu alıyor.
Başkanlığını Gürkan Özensoy’un yaptığı Yareni Harput Derneği de ziyaret ediyoruz. Özensoy hemşerimiz Elazığ için yaptıklarını anlatıyor. Projelerini, yapacaklarını sıralıyor. Yeğenlerim Samet ile Musa da bu derneğin üyeleri. Oradan Türkistan Aşevi’ne geçiyoruz. Türkülerin Efendisi Esat Kabaklı’nın verdiği konser bizi Elazığlı olmanın, Elazığ’ı yaşamanın bir ayrıcalık olduğu noktasında birleştiriyor.
20 Şubat 2010
Bugün, serbest günümüz. Kendi hesabıma ben, ablamı, eniştemi, yeğenlerimi ziyaret ediyorum. Evet, Türk kültürü adına, 40 yıldır gönül bayrağını şanla şerefle taşıyan Elazığ Musiki Cemiyeti adına, mızrap adına,yay adına ve cümle nefesler adına yaptığımız bilgilendirme toplantılarını tamamlayarak 20 Şubat akşamı Türk Hava Yolları ile Elazığ’a dönüyoruz. Ne diyelim; Allah, gönlü hizmet aşkı ile çarpan herkesten razı olsun.
Hadi Önal/ Elazığ
|