NE MEZARDA RAHAT VAR, NE BEŞİKTE!
İşsizlik almış başını gidiyor; açlık, yokluk had safhada… Eğitim beş seçeneğe mahkûm, ülkenin ufkunda aydınlık yok… Dertler, katmer katmer… Nereye, neye elini atsan elinde kalıyor. Velhasıl savanın dört ucu suda…
Su ile savan arasında sayısız küçük şişkinlik var. Bir de kocaman bir şişkinlik savanın tam ortasında… Bu şişliklerde toplanmış bütün pislikler. Hele de büyük şişkinlikte… Yok, yok mübareğin(!) içerisinde… Yalan var, talan var, soygun var, vurgun var… Bozgun var, bölük var, bölücülük var, ihanet var; satış var, satıcı var… Faiz var, taviz var; uç var, kök var, gövde var… Kir var, kin var; yapışkanlık var, cıvıklık var, çamur var, çamurcu var. Tilki var, tavşan var; cahil var, ukala var; istismar var, istemci var, istimci var, isimci var; adam kayırma var, adam kollama var. Sallayıp solama var; tu kaka var, silkinecek yaka var… Tutma var, atma var; ortalığı biri birine katma var, yan gelip yatma var… Tutmazsa da izi kalır mantığı var; ip var, çuval var… At var, eşek var, katır var, satır var; sorgulu sorgusuz yatır var…
Ve bu ülkede iktidar var, muhalefet var; taraftar var, muhalif var.
İktidar… Sahi nedir iktidar? İktidar; dört ucunu suya saldığı savanın küçük şişkinliklerine pas geçerek ortasındaki büyük şişkinliğe rüzgâr üfleyen kiralık toplum mühendisleri vasıtası ile şişkinliği sonuna kadar kullanan, teşvik eden; onu yelkenleştirerek, bir dört yıl daha’nın hesabını yapan ak kalpaklı akıllılarının ak topluluğu.
Ya muhalefet? Acazet salatası… “Takıldım gidiyorum, bahtımın rüzgârına; oy; oy da oy diyorum, iktidar yararına” şarkısı ile birlikte iktidarın iktidarsızlığını göre, bile onun koyduğu gündemin peşinde sürüklenen körlerden, sağırlardan meydana gelmiş acizler grubu…
Taraftar? “Öküzüm iri ya! Çifte gitmese de olur?” diyerek gözünü yıldızına dikmiş, önündeki çukurdan bihaber; “Onlar ne yapıyorsa doğru yapar. Onlar ne söylerse güzelini söyler”, Onlar, akıllı ak insanlardır; benim yerime de düşünüyorlar düşüncesi ile hareket eden düşünme özürlüler takımı.
Muhalif? İktidarın; “atarım ha! İmiğini bükerim ha! Bak başına bir çorap örerim sittin sene çıkartamazsın.” Diyerek korkuttuğu zavallılar senfonisinin son temsilcileri…
Ha bir de tarafsızlar var! Çoğunlukta… Kim mi bunlar? Bekle görcüler, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar, aman sendeciler, bulanık suyun yandan nasipçileri…
Eskiden ne diye bağırırlardı dolmuş çığırtkanları?
Aksaray, Aksaray, Aksaray…
Aksaray bir, iki…
Haydi kalkıyor…
Yetişene yer var!
…
Geçti o günler, elbette
Şimdi troleybüs var
Metro var
Özel var
Ve
Yaş altmış
Ne ben huzur buldum,
Ne de göz açuben gördüğüm, gönül verip sevdiğim ülkemin insanları.
Anlaşılan o ki bu ülkemde
Doğrulara; ne ayakta yer var, ne eşikte!
Doğru düşünene; ne mezarda rahat var, ne beşikte!
|