ELAZIĞ’I UZAKTAN DEĞİL YÜREKTEN SEVENLER
Elazığ, Anadolu kültürünün billurlaştığı, Türk’e has erdemlerin doruklaştığı; milli ve manevi membaımızdır. Elazığ; duygulu, hoşsohbet, garip dostu, sevdası iyilik, aşkı güzellik olan Gakgoşların diyarıdır. Elazığ; saygıda, terbiyede, nezakette, beyefendilikte, hanımefendilikte görenlere “eyvallah” dedirten insanların ocağıdır
Kürsübaşı meşkleri ile gönülleri ısıtır; türküsü, hoyratı, halayı ile yüreğimizin bam tellerini titretir. Elazığ; havasından mıdır, suyundan mıdır, insanından mıdır hemhal olanların gönüllerine taht kurar; kurmakla kalmaz, kurduğu tahta kurulur, yaşar sevdalar boyu.
Elazığlı olmak, Elazığ’da doğmak, Elazığ’ı tanımak, Elazığ’ın kültürü ile yoğrulmak kısacası Elazığ’ı yaşamak bir ayrıcalıktır. Elazığ sevdası ile yanıp kavrulmak. Özlemek. Elazığ ağzı ile “öskemek”…
Çoğu Elazığlı ne yapsın hayatın cilvesi demiş, ekmek demiş atmış kendini uzaklara. Gittiği her yörede efendiliği ile bir sevgi halesi oluşturmuş, pek çoğu temelden aldığı ahilik kültürünün de verdiği güvenle tırmanmış; aş dağıtan, iş dağıtan bir mevkie ulaşmış. Kimileri Elazığ’ın, Elazığlının derdini kendi derdi olarak görmüş gönül bağını ekonomik bağlarla kuvvetlendirmiş. Bugün her Elazığlının minnet duyduğu böyle iş adamlarımız, yarenlerimiz az değil. İşte, gönlü Elazığ sevdası ile dolu iş adamlarımızdan biri de Şefik Gül’dür.
Geçtiğimiz hafta Aydınlar Ocağı’nın olağan genel kurulu vardı Elazığ’da. Harput’u gezdiriyoruz misafirlerimize. Sonra işadamı Şefik Gül’ün aslına uygun olarak yaptırdığı Harput evinin önüne geliyoruz. Evin iki tokmaklı ahşap kapısını açarak buyur diyoruz misafirlerimize. Övünerek gösteriyoruz misafirlerimize kültürümüzü canlı olarak yaşatan Harput evini. İçimizden teşekkürler diyoruz Şefik Gül’e. Allah razı olsun diyoruz. Sonra Harput’un yıkılmaya yüz tutmuş evlerini düşünüyoruz ve bir de Elazığ’ı uzaktan sevmeye devam eden iş adamlarımızı…
Bir Harput evi değil elbette Gül Ailesinin eseri. Bilindiği üzere Sürsürü mahallemizde Şefik Gül ve kardeşlerinin babalarının hatırasına yaptırdıkları bir İlköğretim Okulu var. Geçtiğimiz günlerde bu okulu da ziyaret gitmiştik. Aziz Gül İlköğretim Okulu modern güzel bir okul. Zaman içerisinde okul binası ihtiyaca cevap vermeyince bir de ek bir bina ilave olarak yaptırmış Gül kardeşler. Aziz Gül İlköğretim Okulunun spor salonu öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verecek özelliklere sahip. Sohbet esnasında okul müdüründen Şefik Gül’ün her yıl yardıma muhtaç öğrencilerin ihtiyaçlarının karşıladığını, her yıl iki öğretmeni Antalya’daki otellerinde ağırladığını öğreniyoruz. Okul müdürü başarılı öğrencileri de bu değerli insanımızın unutmadığını onlara da her türlü yardımı yaptığını söylüyor.
Ne diyelim Allah böylesi gani gönüllü insanlardan razı olsun. Darısı diğer iş adamlarımızın başına… Gerçi Şefik Gül yalnız değil bu türden hayır işlerinde rahmetli Kaya Karakaya ile birlikte İzzet Gülser, Celal İlaldı, İbrahim Gök de hemen aklımıza gelen isimler.
Bugün itibari ile Türkiye’mizde 876 bin Elazığlı yaşıyor. İnanınız olsun ki hamurumuzun yoğrulduğu kültür beldemizin salt hasreti ile kavrulmak ya da kalkınamayışından yakınmak Gakgoşluğa ne sığıyor ne de yakışıyor. İmkânı olanlara sesleniyorum gelin her biriniz bir Şefik Gül, bir Kaya Karakaya, bir Celal İlaydı bir İzzet Gülser bir İbrahim Gök olun. Bu ilin, bu iklimin, bu toprağın, bu kültürün ve bu insanların sizlere öyle “ Guru guru gadan alam’ın” çok ötesinde ihtiyacı var.
Gelin, yatırım yapın. Yatırım yaparak bu güzel şehrimizi şenlendirin ki, bu güzel insanlar sizinle gülsün. Çocuklarımız, çocuklarınız torunlarımız, torunlarınız sizin sevdalarınızla yaşasın, sizin sevdalarınızı yaşatsın.
|