Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 142 kişi var

UZUN SERÜVENDEN KISA KESİT

Ergun KAFTANCI
Siyah Beyaz
Yazara Ait Tüm Yazılar
UZUN SERÜVENDEN KISA KESİT

 
    "BUNLARA oy verilmez" başlıklı yazım, eski bir yazımdan kısaltılarak süzülmüş yazıdır. Okurlarımın beni tanımasını isteyen arkadaşlara kısa özgeçmişimi yollarken, belki bir anlam kazandırır diye düşündüm ve bu yazıyı da özgeçmişime ekledim. 
    Dostlarım azizlik yaparak yazıyı imzamla yayınladılar. Oysa bu yazıda kullandığım imza Burak Türker idi. Yani, edindiğim birkaç müstear isimden biri...
    68 yılından bu yana bu ismi aralıklı da olsa kullanıyorum...
    Mesleğin ilk yıllarında Yeni İstanbul gazetesinde çalışırken "Bir İstanbul Efendisi" başlıklı köşe yazısı Server Muhsin imzasıyla yayınlanıyordu. Köşeyi rahmetli gazeteci yazar Nezihe Araz ile Hakkı Devrim sırayla yazıyordu, yani anonim bir  köşeydi...
    Bu iki değerli kalem yazılarında çokça Osmanlıca sözcük ve deyiş kullanırdı. Özellikle orta yaşın üstünde olan okurlar da bir İstanbul efendisini okuma bahtiyarlığına ererdi...
    Bir süre sonra bu iki değerli yazar gazeteden ayrıldı, "Bir İstanbul Efendisi" başlıklı köşe de, hem öksüz, hem yetim kaldı. Ancak bir gün sonra gazetenin sahibi köşeyi benim sürdürmemi istedi. Böylece Server Muhsin imzası bana da yapışmış oldu...
    Osmanlıca sözcük ve deyişlere her yazıda yer vermek zorunda kalıyordum; bu da beni çok yoruyordu. Bir yıl kadar yazdıktan sonra Server Muhsin'i tatile çıkarmaya karar verdik. Sözde Server Bey emekli bir diplomattı; muhteremi (!) Amerika da ihtisas yapan doktor kızının yanına gönderdik. Böylece ben de o köşede, Server Muhsin rolü yapmaktan kurtuldum...
    Aynı köşede bu defa Ergun Kaftancı imzasıyla yazmaya devam ettim. Ne garip değil mi, kendimle halef selef bile oldum.  
    Server Muhsin imzasını bir süre de, kurduğumuz Ortadoğu gazetesinde kullandım. Sonra onu da, müstear ismim olan Burak Türker ile de halef selef yaptım. Rahmetli Ömer Öztürkmen, Server Muhsin imzasını pek köhne bulur ve sıkca "Değiştir şu ismini" deyip dururdu; söz dinlemeyi severim, ben de değiştirdim...
    Hergün gazetesinde de Burak Türker imzasıyla yazdım. Tercüman, Günaydın, Milliyet ve Hürriyet ile diğer çalıştığım gazetelerde bir daha müstear isim kullanmadım...
                                                                * * *
    Biraz da Ortadoğu gazetesinden bahsetmek isterim; Ömer Öztürkmen, İrfan Atagün, Erol Güngör, Ahmet Güner ile birlikte 1974 yılında Ortadoğu gazetesini hayata geçirdik. Ömer, İrfan ve Erol rahmetli oldular. Bugün o beşliden kala kala Ahmet ile ben kaldım...
    Gazeteyi kırık dökük bir matbaada yayına hazırladık. İşçi Postası adında ve resmi ilanı olan bir gazeteyi az bir para karşılığında alarak kurduğumuz Ortadoğu, kısa sürede milliyetçi insanlarımız tarafından benimsendi. Günlük fiili satışımız, hiç beklemediğimiz hızla arttı, baskıya kâğıt yetiştiremez olduk.
    Gelen parayla borç ödediğimiz için fazla kâğıt da alamıyorduk. O sıralarda imdadımıza Tercüman'ın sahibi rahmetli Kemal Ilıcak yetişti; bize karşılıksız kâğıt vermeye başladı. Günlük fiili satışımızı 50 binin üzerine çıkardık. O zaman için bu hatırı sayılır bir tirajdı...
    Buna rağmen personel gideri, matbaa masrafları, vergi ve sigorta ödemelerine ek olarak Kemal Bey'e ödemeye başladığımız kâğıt gideri, ekonomik sıkıntımızı katmerleştirdi.
    Gazeteyi Kemal Bey'e teklif ettik, "Satmayın, devam edin" dedi ama gücümüz yetmiyordu. Üstelik siyasal yapılar da, biri dışında -o da MHP- aleyhimize kampanyalar yürütüyor ve okur sayımızın azalmasına neden oluyorlardı. Rahmetli Bülent Ecdevit kürsüden bile " İşte faşist gazete" diye Ortadoğu'yu sallayarak o kampanyaya katılmak talihsizliğine düşmüştü... 
    Sonuçta gazeteyi rahmetli Zeki Saraçoğlu'na sattık...
    İyi ki kapatmamış satmışız; gazete şimdi milliyetçilerin sesi olarak yayın hayatını sürdürüyor...
                                                              * * *
    Bize gelince... Çok şükür buradayız...
    Cenâb-ı Allah ömür verdikçe de burada olacağız ve göreve devam edeceğiz... 

 
2011-12-25
Bu yazı  577  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

Muasır medeniyetsizlik Sütçülük de zor Önce evrensel hukuk 27 Nisan yaklaşıyor Kabahat silsilesi... Yetenek meselesi Gelen, gideni aratır Yeni usül 'Yok sayalım' Kahkahaların sebebi Adalet yoksa herkes suçludur

KÖŞE YAZARLARI

Anketler

Hökümet Elazığ'ı Gocaman şehir yapar mı ?
He Yapar
Yoh yapmaz
Bilmim ki

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

ermeni uşaklarının son çırpınışı saat belli değil saat belli değil kardeş şehrimize tebrikler....başarılar... gönülden kutluyoruz gakkoşları

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler