• BIST 93.388
  • Altın 146,658
  • Dolar 3,5925
  • Euro 3,9027
  • Elazığ 16 °C

Elazığ'ın zehir bacaları

Elazığ'ın zehir bacaları
Elazığ Altınova Çimento Fabrikası Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayici Kuruluşu arasında yer aldı ama birde madalyonun diğer yüzü var.

Duyarlı insanlara selam olsun…

 Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür…

Eskiler böyle dermiş; kimin söylediğinden öte niçin söylenildiği önemli sanırım. İşte burada kamuoyunun hafızasını güncellemek yazılı ve görsel basının öncelikli görevidir.

Geçenlerde bir haber kamuoyunun gündemine düştü. Bu konuda hiç yorum yapmadan önce haberi hafızalarda canlandırmak için olduğu gibi yayınlıyor; daha sonra ise elazighaber.com olarak özel haber şeklinde verdiğimiz haberi yeniden Elazığ kamuoyunun gündemine getirmeyi hedefliyoruz.

 Önce kamuoyuna düşen haberi ve akabinde de bizim yaptığımız özel haberi yayınlıyoruz.

 “Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şekerdağ, "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" arasında  Elazığ'dan bir firmanın yer aldığını belirtti. 


Şekerdağ, yaptığı yazılı açıklamada, İSO'nun raporuna göre, 2012 yılı net üretim satışları doğrultusunda Türkiye'nin ikinci büyük 500 sanayi kuruluşu arasına Elazığ'dan bir firmanın girdiğini ifade etti. 

Türkiye'nin ilk 500 firması arasına yine Elazığ'dan bir firmanın girdiğini belirten Şekerdağ, şunları kaydetti. 

"Ülkemizin ve şehrimizin kalkınmasına kim bir çivi çakıyorsa, kim bir taş üzerine bir taş koyuyorsa ona minnettarız. Listeye giren firmalarımız da gerek istihdama gerekse ekonomiye katkılarıyla ülkemizin üzerine biçtiği vizyon ve misyona hizmet etmişlerdir ve etmeyi de sürdürmektedir. Elazığ adını büyük sanayiciler arasına yazdırarak bizlere bu gururu yaşatan sanayicilerimizin sayısının önümüzdeki yıllarda daha da artması en büyük temennimizdir." Dedi. 

Bu firmanın adı “Elazığ Altınova Çimento Fabrikası”…

Sayın Ali Şekerdağ’ı bu firmanın başarısını sadece ekonomik göstergeler bakımından ele almış ve değerlendirmiş diye kabul ediyoruz.

Lakin bu konuda duyarlı olan bir kardeşimizin sosyal paylaşım sitelerinden birisinde serzenişiyle karşı karşıya kalınca; hak vermekle beraber, elazighaber.com ailesi olarak üstümüze düşen görevi daha önce yerine getirdiğimizi hatırlatmak istedik.

“Kapalı kapılar ardında oturup ekonomiyi canlandırdığından bahsedenler, insanların sağlığı ile oynayan bir kuruluşun geceleri sabah kadar çevresine saldığı toz ve dumanlarla nelere yol açtığının da kaç tane insanın sağlığını etkilediğinin derecesini bulanın da gözlerinden öperim o zaman”

Evet, sosyal paylaşım sitesinde duyarlı kardeşimizin paylaştığı mesaj bu;

Dikkat edilirse hem çevreci, hem de insan sağlığına duyarlı bir mesaj…

Bize düşen ise sadece eski haberimizi yeniden kamuoyuyla paylaşmak ve gündemde tutmak oldu.

 

 

ELAZIĞ’IN TÜTEN YÜZÜ: ÇİMENTO FABRİKASI

1956 YILINDA ELAZIĞIN AKASARAY MAHALLESİNDE KURULAN VE KURULDUĞU GÜNDEN BU GÜNE KADAR SAĞLIĞIMIZI TEHDİT EDEN ELAZIĞ ÇİMENTO FABRİKASI YILLARDIR HİÇ KİMSE TARAFINDAN ÇÖZÜM ÜRETİLMEDEN

ZEHİR SAÇMAYA DEVAM EDİYOR….

5N1K bu şifreyi sakın unutmayın…

Bundan sonra bu şifreyi Elazığ ve Elazığlılar adına kullanacağız ve bu şehrin Makûs talihine etki eden her ne varsa konuşacağız. Artık hiç kimse “ben” demeye cesaret edemeyecek…

Şifreye takılan ve sizlerle “ortak akıl” yoluyla çözümü aranacak olan sorun; Çimento Fabrikası…

Nasıl gündeme geldi, niçin o bölgede kuruldu, neden şehrin o günkü ileri gelenleri daha uygun yere kurulmasını istemedi?  Ne zaman şehrin sorunu olmaktan çıkartılacak ve sorunların çözümünde bu şehir için karar vericiler neye göre konuyu öteleme gereği duymayacaklar. Bu soruların muhatabı haliyle kim, kime göre, kimler tarafından, kimler için şeklinde düzenlenebilir. İşte bu karşılıklı etkileşimin sonuçlarından etkilenen Elazığ adına konuyu gündeme getirip gerekli kamuoyunun oluşmasına ve takipçisi olmaktaki kararlılığımızı göstermek için sizlerin duyarlılığına ihtiyaç duymaktayız. Yanlış algılamalara neden olmamak adına öncelikle sorunu tarihsel seyri içinde ele alacağız.

FABRİKANIN TARİHÇESİ…

Aksaray, 1956 yılından önce bir kır yerleşmesi durumundaydı. Yerleşmenin etrafına Devlet Demir Yolları, Çimento Fabrikası ve İplik Fabrikası gibi tesislerin kurulmasıyla çevresindeki arazilerin rant değeri yükseldi.Çimento Fabrikasının yerleşmenin kuzeydoğusunda kurulması,yörede verimli tarım alanlarını ortadan kaldırmış, özellikle mahallede ve kentte büyük bir hava kirliliği yaratmıştır. 1987 yılında hava kirliliğinin boyutlarının ortalamadan çok fazla olduğunu o dönemlerde de dile getirilmiş hatta bu konuda üniversitede ilk bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Öyle ki Şubat ve Mart aylarındaşehir merkezinde yapılan ölçümlerde havadaki SOmiktarı 905,7 μg/m3’e kadar çıktığı görülmüştür. Bu değerler oldukça yüksek bir SO2gazı kirliliği sergilemektedir(M. BOYBAY, M. ARSLAN, Elazığ ve Çevresinde Endüstriyel Kirlenme, I. Uluslararası Çevre Koruma Sempozyumu, 2. Cilt, 76-82, Ege Üniversitesi-İzmir, 1992).

 Sanayi tesisinin şehir merkezine bu kadar yakın kurulmasının sebebi siyasidir. Yörede arazisi bulanan milletvekilleri arazilerinrant değerini yükseltmek amacıyla yöredeki halkla anlaşarak Çimento Fabrikası’nın kurulmasını sağlamışlardır. O dönemde mecliste Elâzığ’ı temsil eden milletvekilleri 2 Mayıs 1954 Milletvekili Genel seçimlerinde seçilen Milletvekilleri:Fahri KARAKAYA, Mustafa Altın DOĞAN, Celal DURU, Nazım ÖZTÜRK, İsmail Hakkı TALAY, Hürrem MÜFTÜGİL veBelediye Başkanı ise Mustafa İSBİR.

Daha sonra elbette bu şehir demokrasinin gereği olarak Ankara’da kendisini temsil edecek vekilleri seçtiği gibi yerel yönetimde en iyi yaşam şartlarını sağlaması içinde belediye başkanlarını seçmiştir.

 O günün şartlarında arazinin rant değeri yükselmiştir. Ancak 270.750 m2’lik geniş tarımalanını atıl duruma düşürmekle kalmayıpçıkardığı toz ve dumanla tarım alanlarını verimsizleştirmiştir. Ayrıca, yerleşmenin kuzeydoğuya doğru gelişmesi ve şehirle bütünleşmesi büyük ölçüde engellenmiştir (Ahmet MOR, M. Dursun ÇİTÇİ, şehrin bir semti olan Aksaray Mahallesi’nin Kuruluşu Gelişimi Ve Fonksiyonel Özellikler,  Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 2, Sayfa: 1-22, ELAZI Ğ-2000 )

Bu fabrika halen Elazığ yerleşim sahası içinde faaliyet göstermektedir. Mustafa Boybey ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada yöredeki toz yağışı ve bunun meteorolojik parametreler, mevsim ve istasyonlar ile değişimi tozlarınfiziksel, kimyasal ve mineralojik karakteristikleri incelenmiştir.

Bir başka çalışmada ise; fabrika çevresinde kurulan yedi istasyonda on ay süre ile (birer aylık periyotlarla) örnekleme işlemi yapılmış, toz yağışının Eylül,Ağustos, Kasım ve Temmuz aylarında -çok ağır- vediğer aylarda -ağır- bir toz kirliliği sergilediği görülmüştür. Toz yağışının istasyon ve aylara göre genelortalaması 36.37 g/m2 aydır. Aslında durumun vehameti üniversite tarafından ortaya konulmuş. Lakin yetkililer bu duruma seyirci kalmayı bir erdem(!) görmüşler ne yazık ki…

Yapılan o çalışmadan alıntılar yaparak devam edelim…

Toplanan ,tozlanan çözünen, çözünmeyen, yanan ve yanmayan fraksiyonlarımevsim ve istasyonlara göre değişmektedir.Düşentozların %28.31'i suda çözünmektedir. Bu oran soğuk aylarda ortalama %36.80 ve sıcak aylarda%19.55'dir. Yanabilen madde miktarı ise yakıtların tüketildiği aylarda %24.67, sıcak aylarda %21.03 ve ortalama %23.56'dır. En yüksek toz yağış hızı 190.77g/m2ay olarak bulunmuştur. Temmuz'dan itibaren yedi istasyonda ikişer aylık periyodlarla toplanan tozların ortalama bileşimi Tablo olarak daha anlaşılır olması ve birilerinin gözüne girmesi için aşağıdaki gibi düzenlenmiştir.Fabrikanın toz yağışına katkısının periyodlara göre sırasıyla %44.47, 52.08, 36.08 ve 79.27 düzeyinde olduğu hesaplanmıştır. Bu hesaplamada çimento ve ham maddelerindeki ana bileşenlerin bulunabilme sınırları ile aynı bileşenlerin tozlardaki oranları karşılaştırılmıştır.

 



Bu değerlerin sağlıkta ne ifade ettiğini ise yetkililer zahmet edip araştırsınlar…

Yine Fırat Üniversitesinde 2004 yılında biyoloji bölümünde yapılan bir yüksek lisans çalışmasında ise “Elâzığ Çimento fabrikası tozlarının çevredeki bitkilerin polen çimlenmesi ve tüp büyümesi üzerine etkileri” araştırılıyor. Yapılan çalışmada “çimento fabrikasından yayılan tozlardan dolayı etkileşimin yüksek olduğu ve tarımsal ürünlerin yetiştiriciliğinin bittiği; hatta bu bölgede yetiştirilen ürünlerin ağır metal ve tozlardan etkilenmesinden dolayı da bu ürünleri tüketenlerin önemli sağlık sorunlarıylakarşı karşıya kalacağı” belirtilmiştir.

NEDEN KİMSE KONUŞMUYOR?

Peki, çözüm üretmesi gerekenler neden ellerini taşın altına koymuyor. Siyasi iradeyi temsil edenlerin hava yoluyla Elazığ’a geliş ve gidiş güzergâhı üzerinde olan bu devasa tehlikeye niçin kayıtsız kaldıkları sorgulanmalıdır diye düşünüyoruz.

Başta vekillerimiz olmak üzere mülki ve yerel idarecilerimiz, çevre il müdürümüz, sağlık il müdürümüz ve diğer kurumların yetkilileri niçin susuyorlar anlamak mümkün değil…

FABRİKANIN ÖNÜNDEN HERKES GEÇİYOR

Fabrika kurulduğu günden beri görev yapan vekillerimiz, belediye başkanlarımız, valilerimiz liste halinde elimizde mevcuttur. Bunun yanında fabrika kurulduğu günden beri başta cumhurbaşkanları olmak üzere başbakanlar ve bakanların Elâzığ’ı ziyaret sıklıklarının incelenmesi sonucu ortalama yılda en az 7 kez geliş gidiş yaptıkları söylenebilir.(Bölgedeki diğer illere ulaşımda Elazığ’ın tercih edilmesi bu sayıyı artıran unsurdur.)O günden buyana bazıları birkaç kez başbakanlık yapmış olsa da 40’a yakın iktidar görmüş bu şehir…

Bu şehir 1955 tarihinden bu yana 9 cumhurbaşkanını ağırlamış

En çok Elazığ’ı ziyaret eden ise Sayın Abdullah Gül olmuştur.

Milletvekillerimiz arasından 8 tanesi bakanlık yapmışlar ve bunlar içinde en çok bakanlık yapan isim rahmetli Alirıza Septioğlu olmuştur. Yine bu vekillerimiz arasında Mehmet Ağar DYP’nin genel başkanlığını yapmıştır.

Yani vekillerimiz boş durmamışlar!

YA SAĞLIK?

Çimento fabrikasının durumu ile ilgili olarak araştırmayı çok istediğimiz ama bu konuda ilgili kurumlarca gerekli çalışmanın yapılmamasından dolayı elde edemediğimiz konu ise sağlık…

Özellikle o bölgede yaşayanların karşılaştıkları sağlık sorununun türleri ve sıklıkları. Aslında Elazığ’ın sağlık haritasının da çıkartılmamış olması da bir eksikliktir.

Elbette ki hava kirliliğinin tek sebebi çimento fabrikası değildir. Özellikle kış aylarında kullanılan kalitesiz yakıt türleri ve araçların egzozlarından çıkan gazlar önemli bir faktör olarak yine sağlığımızı tehdit etmektedir. Son dönemlerde Elazığ Belediyesi tarafından yardım! Adı altında dağıtılan kömürlerin kalitesinin düşük olması da dikkat çekici bir durumdur.

Sakın şu anlaşılmasın!

Bizler elbette ki şehrimizde tüten bacaların olmasını herkesten çok istiyor ve arzuluyoruz. Bunun aksini düşünenlerden değiliz…

Ama insan sağlığını tehdit eden ne varsa onu da hoş görme lüksümüz yoktur.

EKONOMİYE KATKISI VAR MI?

Çimento fabrikasının bir ekmek kapısı olduğu ve Elazığ ekonomisine, işsizliğe katkısının olduğunu kabul etmemekte saflık olur. Bu tesisin daha iyi bir yerde günümüzün şartları ve teknolojisiyle yeniden kurulması çözümlerden birisidir. Yetkililer uygun çözümü tarafları göz ardı etmeden bulmalıdır.

 

SONUÇ

Netice olarak biz Elazığ sevdamızı korkusuzca dile getirmenin derdindeyiz…

Bu ve benzeri sorunları ortaya koyduğumuz ve yetkilileri göreve çağırdığımız gibi; iyi, olumlu ve gerekli olanları da yazmayı, gündeme getirmeyi önceliğimiz kabul ediyoruz.

Kamuoyu yapılanları takdir ediyorsa gerekli mercilerin harekete geçmesi için bizlere desteklerini verir ve “ortak akıl” yoluyla çözüm için varız derler…

Bu konu yazılıp bırakılmayacak ve elbette ki takipçisi olacağız…

 

  • Yorumlar 9
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Elazığ Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.