RTÜK Üyesi Hasan Tahsin Fendoğlu, her televizyonun kendi iç ombudsmanlığını oluşturması gerektiğini söyledi.
Fendoğlu, Fırat Üniversitesince (FÜ) düzenlenen Medya ve Etik Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, medyanın dördüncü güç olduğunu, önemsediği ''etik'' kavramına herkes kadar medyanın da ihtiyacı bulunduğunu ifade etti.
RTÜK'ün önceden denetleme ve sansür yetkisi olmadığını bildiren Fendoğlu, hazırlamakta oldukları yeni medya yasasında önce halkın ihtiyaçlarına değer vermek istediklerini belirterek, şöyle dedi:
''Halkımız ne istiyor? Medyanın talepleri ne, neler bekliyor? Daha güçlü bir medya, sivil toplum kuruluşu nasıl oluşturabiliriz? Daha güçlü bir Türkiye'nin oluşumuna medya nasıl katkıda bulunabilir? Bunlar bizim temel ilkelerimiz oldu. Analog yayıncılıktan dijital yayıncılığa geçme konusunda önemli ilkeleri benimsedik.''
Özellikle iç ombudsmanlık üzerinde durmaya çalıştıklarını ifade eden Fendoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şimdi medya, medya ombudsmanlığı bir bakıma RTÜK'tür. Ama bir de her televizyonun ulusal, yerel ve bölgesel kendi iç ombudsmanlığını oluşturması gerekiyor. Yani halkın şikayetlerini o televizyona mutlaka bildirmeleri ve bunu da o yayın organının kendisinin değerlendirmesi ve kendi kendini denetlemesi kavramı önemli yer tutuyor.''
-FÜ REKTÖRÜ BİNGÖL
FÜ Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl de bugün dünyanın basın anlamında artık sınırlarının olmadığını söyledi.
Sempozyumda ''Acaba basın ne kadar özgür? Ne kadar etik kurallarına uyuyor? Acaba basının belirli bir sermayenin, siyasi gücün eline geçmesiyle ne tür etik sorunlar ortaya çıkıyor? Basın demokrasiden uzaklaşıp totaliter bir düzen kurmaya çalıştığı zaman, yani dördüncü güç değil de birinci güç olmaya kalkıştığı zaman ne tür problemler yaşanıyor? Bir medya mensubu doğruları ne kadar veriyor?'' gibi konuların tartışılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Bingöl, şöyle konuştu:
''Medyanın görevi, toplumu aydınlatmaktır. Aynı zamanda toplumun istediklerini yöneticilere iletmektir. Çünkü siz medyada bir haberi verdiğiniz zaman o haber hem medyada yöneticilere gitmekte hem de toplum aydınlatılmakta. Ama toplum doğru aydınlatılıyor mu? Aydınlatılmıyorsa bunun ne gibi zararları var? Özellikle demokrasiden, demokratik açılımdan bahsedildiği bu dönemlerde, medyanın acaba vermiş olduğu haberler ne kadar demokrasiye uygun? Acaba ne kadar taraflı?''
Konuşmaların ardından Yrd. Doç. Özlem Oğuzhan'ın reklam ve programları sorgulayan ''Neden?'' isimli afiş sergisi açıldı.
Elazığ'da gerçekleşen sempozyum, 3 gün sürecek.