• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606
  • Elazığ 4 °C

Avrupa’da Spor Kulüpleri Politikaları

Sebahattin Devecioğlu

Doç.Dr.Sebahattin Devecioğlu 06.10.2017., Avrupa Spor Haftası, her yıl 23-30 eylül tarihleri arasında  fiziksel aktiviteler ile daha sağlıklı bir yaşam tarzını teşvik etmek için düzenlenmektedir. Hafta boyunca spor kurum ve kuruluşları “Aktif  Ol”  #BeActive sloganı ile  temel girişimlere odaklanarak, yaş, geçmiş veya fitness düzeyine bakmaksızın herkes için fırsatlar sunmaktadır.  Bu etkinliklerin çoğu kulüpler tarafından organize edilmektedir.  Dolayısı ile bu açıdan spor kulüplerinin  yapısal özelliklerinin gelişimi ve değişimi önem arz etmektedir.

Avrupa’da Amatör spor kulüpleri genelde gönüllü olarak ve ücretli çalışanların aksine gönüllüler tarafından yönetilmektedir. Dolayısıyla, kulüpler vatandaşların boş zamanlarının değerlendirilmesinde gönüllü kesiminin bir parçasıdırlar;  Kulüpler özel ve kamu sektörlerinin aksine bu ortak özelliği paylaşıyor olmalarına rağmen, Avrupa'daki spor kulüplerinin amaçları yapısal özelliklerden çok farklıdır ve bu nedenle açık ve net bir tanım sunmak son derece zordur.   

Araştırmacılar Avrupa’da bir ideal spor kulüplerinin özelliklerini 1) gönüllü üyelik, 2) üyelerin çıkarlarına yönelik oryantasyon,   3) demokratik karar verme yapısı, 4) gönüllü çalışma, 5) özerklik, 6) kar amacı gütmeyen oryantasyon, 7 ) dayanışma olarak öne sürmektedirler.

Toplumun belli alanlarındaki farklı ülkelerin politikalarına ilişkin çok sayıda karşılaştırmalı çalışma, ülkeleri, birbiriyle ilişkili bir dizi ilişkinin (tarihsel, sosyo-yapısal, ekonomik ve kültürel) muhtemel olduğu varsayımıyla, birlikte var olan kulüp sistemlerini şekillendirmektedir.  Çeşitli ülkelerdeki “spor kulübü sistemi” anlayışına ulaşmak için birkaç belirleyici değişken aramak mantıklı olmamaktadır.

Avrupa ülkelerinin çoğunda spor politikaları  "herkes için spor" veya "eğlence amaçlı spor" faaliyetleri önceliklidir. Ancak seçkin sporun desteklenmesi ve geliştirilmesi aynı zamanda ülkelerin spor politikalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte, spor kulüplerinin boş zamanları değerlendirmeye yönelik faaliyetler büyük farkla ön plana çıktığı görülmektedir.

 Avrupa ülkelerinde,  spor kulüpleri ilk başta aristokratlar tarafından 19. yüzyılın ilk yarısında eskrim ve kürek gibi geleneksel sporları yapmak için geliştirilmiştir. Özellikle futbolun  ön plana çıkması ve profesyonelleşmesi ile spor  alanı genişledi ve kulüpler daha toplumsallaştı. 1920'lerden itibaren, toplulukların ve kimliğin ifadeleri haline gelen spor kulüplerinde de önemli bir artış vardı; ancak bu kimlikler etnik, dini veya mesleki anlamda belirli gruplara özgü, Erkek egemen olarak gelişmiştir. Dolayısıyla İkinci Dünya Savaşı öncesinde bağımsız bir spor kulübü sistemi vardı.

Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kulüplerin bağımsızlığı, merkezi devletler tarafından tehdit olarak algılanıyordu. Merkezi devlet kontrolü, sporu bağımsız sivil toplumun bastırılması için kullandı. Aynı zamanda, seçkin sportif başarı,  ulusal kimliği ve statüyü ifade etmenin bir aracıydı. Bu seviyedeki başarı, aynı “gösteri sporu”nun son finansmanında yansıtılan dar spor dallarına odaklanma ile çakıştı.

Avrupa’da 1989/90 yıllarında merkezi bir talebin geri çekilmesi ve bir pazar ekonomisine geçişle finansman sağlanması, zayıf ve ihmal edilmiş bir kulüp sistemi ile sonuçlandı ve devlet kuruluşlarının özelleştirilmesi, spor tesisleri, spor alanları ve sporla ilgili mal varlıkları değiştirilen vergi mevzuatları ile  spor kulüpleri  dezavantajlı duruma düşmüş oldular.

Diğer Orta Avrupa ülkelerinde özellikle Sovyetlerinin etki alanındaki ülkelerde kamu, özel ve sivil alanlar arasındaki denge sağlanmasında zorluklar yaşanmıştır.  Bu ülkelerde seçkin bir sporun ulusal kimlik ve siyasi prestij sembolü olarak öncelikli rolü korunmaya çalışmıştır. Devletin sübvansiyonu ve özerklik arasındaki yeni rolü, sivil toplum aramaya çalışırken,  bir istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.  Avrupa’da  1998 yılına kadar süregelen devletin katılımından dolayı, sivil alanda faaliyet gösteren spor organizasyonları zayıf ve az gelişme kaydettiler.  Spor kulüplerinde gönüllülük sınırlı olarak kalmış oldu.  

Avrupa’da “Gönüllülük” ve “Spor Kulübü” halkın algısı bu tarihsel etkilerin bir ürünü olarak kalmıştır.  Kulüpler yine bağımsız bir sivil toplumu temsil edeceklerse, gönüllü olma, devletin desteklenmesi için bir görev değil, bunun bir yansıması olarak görülmesi gerektiği ifade edilmektedir. Avrupa’da vatandaşlar çoğunlukla spor etkinliklerine; Post-modern değer yönelimli,  yeni insanlar, gönüllü davranışı, başkaları ile yeni deneyimler ve bağlantılar kazanmanın bir yolu olarak katılmaktadırlar.

Avrup’da,  spora farklı yaklaşımlarla farklı siyasi dönemlerde, spor kulüpleri, bölünmeleri, spor profesyonelleri ve kayıtlı kulüp üyeleri sayısı azalmıştır.  Yeni spor eğilimleri, daha az düzenli taahhütlü, organize spor ve kulüp üyeliği olmayan,  hafif spor faaliyetleri için tercih sonrası post-modern bireyselleştirme eğilimlerini takip etmektedir.  Kitlesel katılım fırsatları sunan spor kulüpleri, yeni spor geliştirme stratejisi ve yeni finansal destek şeması uygulamaları ile 7-18 yaş grubundaki katılımlarında% 30 büyüme yaşanmıştır

Avrupa’da kulüpler, toplumun herhangi bir kesiminden (etnik köken, din, meslek) üyeleri dahil etmek için açıktır; ancak spor katılım ölçütleri toplumsal eşitsizlikleri göstermektedir. Kulüplerin bir çoğu  çoğunlukla seçkin ve rekabetçi sporcuların gelişmesi için bir yer olarak görüldüğü için "yetenek" temelinde dışlama dikkati çekmektedir; bu nedenle daha bireysel ve rekabete aykırı spor eğilimine uyması uygun değildir. 18 yaşından sonra kulüp sporları üzerine odaklanan kulüplerde azalma görülmektedir.  Boş zaman spor organizasyonları, daha yaşlı gruplardaki vatandaşlar için spor hizmetleri sunma konusunda sınırlı yetenek ve kapasiteye sahiptirler. İnsanlar spora örgütsel (kulüp) üyeliği dışında daha fazla katılmaktadırlar. #BeActive

Kaynak :

1-Bjarne Ibsen, Geoff Nichols and Karsten Elmose-Østerlund, Sports club policies in Europe Centre for Sports, Health and Civil Society University of Southern Denmark, 2016

2- The European Week of Sport : https://ec.europa.eu/sport/week_en 2017

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Elazığ Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.