Selamun aleyküm değerli dostlar,
Şimdi diyorsunuz ki bu zülfü gakgo gündem bu kadar yoğun bir şekilde siyaset kokarken neden susuyor. Yav susmuyorum köydeydim bir geldim ki her yer tarumar olmuş, şöle bir araştırdım soruşturdum duyduklarımı ve gördüklerimi yazayım dedim.
Elazığ hayli karışık, hem siyaseten, hem de toplumsal olarak bir sürü istenmeyen olaylar yaşanmış. Birileri özellikle güzel Anadolu şehri Elazığ’ı karıştırmanın planlarını yaparken, birileri de aynı senaryoları siyasi ikballeri uğruna siyasi partilerde gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.
İktidar partisi AKP yönetiminin bir maniplasyon neticesinde toplu istifası, ve bu organizeyi gerçekleştirenler emellerine ulaşamadılar. AKP Genel Başkanı Tayyip ERDOĞAN il başkanlığına yine Mahir SÖNMEZ atandı. Bu çok tartışılan süreçte AKP Genel Merkez yöneticileri ilimize gelerek bütün teşkilatlar ile görüştüler, eski başkanlar, kurucu üyeler, yan kuruluşlar vs İl başkan adayları dahil olmak üzere herkesle istişare ettiler. Ankaraya döndükten sonra adı il başkanlığına geçen isimlerde hemen Ankara’ya uçtular. Netice seçim sonuçları, alınan oylar ve Elazığ’da dönen kumpaslar genel merkeze sirayet etmiş olacak ki Başbakan tekrar Mahir SÖNMEZ beyi il başkanlığına getirdi. Ve AKP deki kaos bitti.
Ardından MHP il Başkanı SUSMAZ ve 19 yöneticinin istifası gündeme bomba gibi düştü, vekili sebep göstererek istifa eden teşkilat yönetimi bir anda tek başına kaldı. Dün Millet vekilinden dert yanan kesimler Behçet bey istifa edince hemen vekilin yanında yer alarak tavır değişikliğine gittiler. Diğer taraftan MHP Milletvekiline yakın bir arkadaşı ve bir parti yöneticisinin bazı MHP tabanından isimleri arayarak oluşacak yeni yönetimle yer almaları istendiğine dair duyumlar aldım.
Valla eğer bu yakın!!! Arkadaşı ve parti yöneticisi vekilin bilgisi dahilinde bu işi yapıyorsa sayın vekilimiz basın açıklamasında kesinlikle teşkilat atamasında ve yönetim oluşumuna müdahale etmeyeceğini ifade etmiş birisi olarak çok zorda kalır. Yok sayın vekilimizin haberi yoksa bu da yanlış; birileri bir yerlere dizayn planları yaparken sayın vekilimizin ismini kullanmaktadırlar ki bu daha da tehlikeli bir durum. Kısacası sayın vekilin bu işe ivedi olarak el atması lazım. Adını kullanarak parti yönetimi organize etmeye çalışanlara dur demesi lazım.
Elazığ MHP camiasının bir an önce toparlanabilmesi için sorumluluk sahibi olanların enaniyeti bir tarafa bırakarak MHP için ORTAK AKLI geliştirmesi gerekiyor. Yoksa Elazığ tıpkı 99 seçimlerindeki başarı sonrasında 2002 ve 2007 deki seçim sonuçlarını yaşamaktan kurtulamayacaktır. MHP büyük bir camia kimseden sonra kıyamet kopmadı, kimseden sonrada kopmayacaktır. Ama en çok üzüldüğüm konu sayın vekilin istifa edenler ile alakalı olarak Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından işgal kuvvetlerinin gemilerini İstanbul limanında gördüğünde sarf ettiği sözleri anımsatan “GELDİKLERİ GİBİ, GİTMESİNİDE BİLECEKLER.” Sözleri olmuştur.
Behçet SUSMAZ'I en çok eleştirenlerden birisiyim, kenara çekilmesi gerektiğini çok söyledim. Kanaat önderi olarak bir tarafta danışılan adam olması gerektiğini hep ifade ettim. Ama 40 yıllık bir emek ile alakalı hiçbir zaman gitsinler diye ifade kullanmadım. Bu söz MHP içerisinde kabul görüyorsa o zaman herkesin bir gün muhakkak MHP den gitmesi gerekecek, buna eski yeni seçilmiş atanmış kim varsa dahil olacaktır.
Rahmetli Bağbuğun Ülkücüleri tanımlarken kurmuş olduğu şu cümle beni hep etkilemiştir. “Ülkücüler, İnsanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, nede başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.”
Satırlarıma son verirken ŞEREFLİ BAYRAK TAŞIYICILARINI EN KALBİ DUYGULARLA SELAMLIYOR ve diyorum ki…
“Müslüman akıllı adamdır.
Kimseye alet de olmaz,
Kimseyi alet olarak da kullanmaz.”