Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 67 kişi var

DEĞİŞİM Mİ, STATÜKO MU ?

TONYUKUK
Yazara Ait Tüm Yazılar
DEĞİŞİM Mİ, STATÜKO MU ?


Değişim, hareket, yer değiştirme veya bir durumdan diğer bir duruma geçiş, gelişme, büyüme, kalkınma geleneklerinin, kalıplaşmış eski düşünce sistemlerinin ve atalardan kalma yaşantı şekillerinin terk edilmesi, daha yüksek bir verimlilik ve etkenlik derecesinin gerçekleştirilmesi gibi sayılabilir. Bunun yanında daha birçok tanımlama yapılabilir.


Örgütsel değişim ise, örgüttün yeni bir düşünce veya davranış biçimine uyum sağlaması, adapte olmasıdır. Örgütün çeşitli alt sistem ve boyutları ile bunlar arasındaki ilişkilerde meydana gelebilecek her türlü değişikliğe örgütsel değişim adı verilir.


Şimdi akla gelen, bu tanımlar neden verildi olabilir. Statükoyu da tanımlayalım sonra nedenlerini vermeye çalışırız inşallah. Çünkü değişim mi, statüko mu ülke gündemindedir irdelemek için önce tanımları vermek gerekir diye düşünüyorum.


Türk Dil Kurumunun tanımına göre Statüko, Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum olarak verilmiştir. Statüko denilirken genellikle yerleşik bir sistem, yapı ve düzenleme kastedilir. Bugün yeryüzünde yerel veya ulusal sistemleri ifade eden statükoların yanı sıra bir de global statüko bulunmaktadır. Bu statükonun birtakım hakim güçleri olduğu gibi muhtelif organizasyonları da bulunmaktadır. Ayrıca kendilerini göstermeyen ama hakim güçlere perde arkasından yön veren "derin güçler" yer almaktadır. Çağımızda paranın, ekonomik gücün etkisi arttığından perde arkasından iş yapan bu güçler daha çok ekonomik alandaki sultalarını kullanmak suretiyle global statükonun saltanatını ellerinde tutan hakim güçleri etkileyebilmektedirler. Bunlar da genellikle "lobiler" olarak bilinir. Global statükonun da bir yasal düzenlemesi mevcuttur. Ama bu düzenleme güç merkezleri için geçerli değildir.


Şimdi asıl konumuza girebiliriz diye düşünüyorum. Çünkü bu tanımları yazmadan önce bayağı bir kaynak taraması yaptım ve Türkiye de siyaset, değişime mi yoksa statükoya mı rağbet eder diye sorgulamaya başladım. Bu değerlendirmelerimi de bu köşeden sizlerle paylaşmak istedim.


12 eylül sonrası 1980 li yıllarda ANAP, 28 şubat sonrası da AKP statüko gereği ortaya çıkmış ve daha sonra ise değişim adı altında yapılarını devam ettirmeye çalışmışlardır. Evet bu süreci ANAP tamamlayamadığından dolayı bugün bir tabela partisi konumunda kalmıştır. AKP ise değişim sürecini korku, endişe ve gerilim üzerine inşa etmiştir ve bu durum hala daha süregelmektedir. Son seçim stratejilerini de bu üç durum üzerine belirlemiştir. Bazı bölgelerde, illerde "oyumuz bölünürse falan parti gelebilir" mantığı ile insanların iradelerini "değişimi savunmalarına rağmen statükocu" zihniyetle yöneltmişlerdir. Bu partilerin ideolojilerinde kendilerini ifade eden bir açılımda söz konusu değildir. Mutlaka "dışardan ısmarlama" birtakım görüşler mevcuttur. Global zihniyetin tam manasıyla resmi uygulayıcı partileri olmuşlardır ki bunları zaten ortaya koydukları kökü dışarıda olan BOP gibi projelerle de göstermektedirler. Ana hedefleri kendi ülkelerini geliştirmek denilse de icraatları bunun tam tersinedir. Kendi bünyesinden yönetici, karar verici çıkartamamış ve global zihniyetin eserleri olan açılımlara, kişilere yönelmişlerdir. Güvenirliklerini yine dış destekli bir süreç izleyerek kabul ettirmeyi hedeflemişlerdir. Gerek ekonomik ve gerekse siyasi çözümlemeleri mutlaka ısmarlama zihniyetle aşmayı planlamışlardır.


Evet bu tespitlerden sonra, seçim stratejilerini ve siyasi söylemlerini; uygulamalarıyla beraber ele alınca bayağı bir yüksek oranda haklılığımız ortaya çıkmaktadır.


İlerleyen zaman içinde bahsettiğim durumları iyi gözlemlemenizi ve değerlendirmelerinizi yorumlar kısmında beklediğimi bilmenizi isterim. Bu tespitlerinizle belki daha iyi bir değerlendirme yapma fırsatı doğabilir.


Saygı, sevgi ve muhabbet ile...


2009-02-25
Bu yazı  799  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

Fincancı katırlarını ürkütmek… Adalet GİTTİKLERİ GİBİ GELDİLER… Namert dost, mert düşman... Suya atılan imza… Sıfır sorundan, Sıfır Komşuya… VİCDANİ RET BÜYÜKŞEHİR OLMAK MHP de neler oluyor? “SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL…” TERÖR…

KÖŞE YAZARLARI

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

Elazığda medya İŞİNİ SAĞLAM YAPANA..DEMİŞLER.. Menfaat neler Söyletmezki HELVACI AİLESİ ve ACILAR Doğru yapıyor

Anketler

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler